Açık tenli ve ileri yaşlı bireylerde deri kanseri riski daha fazla

- Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Öztaş:- "Erken tanı, deri kanserinin etkili tedavisinde ilk ve en önemli adımdır"

Açık tenli ve ileri yaşlı bireylerde deri kanseri riski daha fazla

İSTANBUL (AA) - Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Öztaş, deri kanserlerine ilişkin, "Bazal hücreli karsinom, özellikle açık tenli, ileri yaşlı, geçmişte güneş maruziyeti yüksek olan, arsenik maruziyeti olan ya da başka hastalıkları nedeniyle immun baskılanması olan kişilerde daha sık izlenir." ifadesini kullandı.

Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan deri kanseri, deri hücrelerinin DNA hasarına uğraması ve hasarlı hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu ortaya çıkıyor. Bu hasarın en büyük sorumlusu olarak ise zararlı ultraviyole ışınları öne çıkıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Öztaş, deri kanserinin erken tanı ile en fazla iyileşme oranına sahip kanserlerden biri olduğunu belirtti.

Cilt kanserlerinin köken aldıkları hücrelere göre 2 ayrıldığını ifade eden Öztaş, melanom ve melanom dışı kanserlere ilişkin şunları kaydetti:

"Melanoma, derinin üst ve alt tabaklarında bulunan melanosit hücrelerinden kaynaklanan deri tümörüdür. Beyaz ırkta melanoma gelişimi daha çoktur. Güneş ışığı ve güneş yanığı önemi bir tetikleyicidir. Güneş ışığının yanı sıra solaryum gibi yapay ultraviyole kaynakları da oldukça tehlike arz eder. Çocukluk çağında maruz kalınan yoğun güneş ışığı nedeniyle oluşan ciddi güneş yanıkları artmış bir risk faktörü olarak kabul edilir. Aile öyküsü de başka önemli risk faktörüdür. Eğer melanom inceyken yakalanırsa, cerrahi çıkartım yeterlidir.

Melanom dışı deri kanserleri bazal ve skuamöz hücreli karsinomlardır. Bazal hücreli karsinom özellikle açık tenli, ileri yaşlı, geçmişte güneş maruziyeti yüksek olan, arsenik maruziyeti olan ya da başka hastalıkları nedeniyle immun baskılanması olan kişilerde daha sık izlenir. Bazal hücreli karsinom en sık yüz bölgesinde gözlenir. Çoğunlukla ten rengi ve incimsi kenarları olan bir kabarıklık olarak görülür. Bazı olgularda yüzeyel ülser izlenir. Erken dönemde tanı konulması ve cerrahi çıkartılması yeterlidir."

- "Düzenli olarak güneş koruyucu kullanın"

Doç. Dr. Pınar Öztaş, skuamöz hücreli karsinomun ise deride sıklıkla kırmızı zeminli, soyulan, kabuklanan bir alan şeklinde belirti gösterdiğini belirterek, "Vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir ancak en sık baş, boyun ve el sırtı gibi sıklıkla güneş gören yerlerde görülür. Skuamöz hücreli karsinomda en önemli risk faktörü güneş ve solaryumdur ve yaşlı insanlarda daha sık görülür. Ancak inşaat işçileri, çiftçiler, sörf, yelken, golf gibi açık hava sporları yapan kişiler ve sık sık solaryuma girenlerde de risk daha fazladır." ifadelerini kullandı.

Erken tanının, deri kanserinin etkili tedavisinde ilk ve en önemli adım olduğunu vurgulayan Öztaş, deride zaman zaman açılıp kapanan bir yara ya da kabarıklık, kabuklanma, kaşıntı, kanama şikayetlerinin olması, derideki bir kabartı veya lekenin yavaşça büyümesi, kabartı ya da lekenin şeklinde ya da renginde değişiklik olması, iyileşmeyen izole yaraların olması gibi durumlarda dermatoloji uzmanına mutlaka muayene olunması gerektiğini belirtti.

Öztaş, deri kanserine ilişkin alınabilecek tedbirleri, "Yüz ve vücuttaki pigmente lezyonlara dermoskopik inceleme yapılmadan lazer uygulamaları yaptırmayın. Düzenli olarak güneş koruyucu kullanın. Geniş kenarlıklı şapka takın. Kuşkulu lezyonlarda mutlaka bir dermatoloğa başvurun." şeklinde sıraladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.