Fabrikasının içinin boşaltıldığını iddia eden iş adamının hukuk mücadelesi

- Antalya'da sözleşmeyle devraldıkları un fabrikasına karşılık verdikleri senetleri ödemeyerek ve tesisteki makineleri satarak mal sahibini 1 milyon 150 bin lira dolandırdıkları öne sürülen 4 sanık hakkında açılan dava devam ediyor - Davacı 75 yaşındaki Mustafa Şahin: - "Yıllarca Avrupa'da kaldım, çok çalıştım. Yıllardır biriktirdiğim bütün emeğim, param gitti" - Sanıklar ise haklarındaki suçlamaları kabul etmedi

Fabrikasının içinin boşaltıldığını iddia eden iş adamının hukuk mücadelesi

ANTALYA (AA) - GÜLSEM ADAM/LEVENT KİŞİ - Antalya'da sözleşmeyle devrettiği un fabrikasına karşılık aldığı senetlerin ödenmediğini ve tesisteki makinelerin satılarak dolandırıldığını iddia eden iş adamının 7 yıldır hukuk mücadelesi sürüyor.

Korkuteli ilçesinde 2011'de sözleşmeyle devrettiği 8 dönüme kurulu 5 katlı un fabrikasına karşılık aldığı senetlerin ödenmediğini öne süren Mustafa Şahin, "Fabrikasının içi boşaltılarak dolandırıldığı" iddiasıyla şikayetçi oldu.

Bunun üzerine H.P, Y.Ç, G.G. ve E.Ç. hakkında 2014'te Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinde "dolandırıcılık" suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Mahkeme, söz konusu sözleşmenin dernek adına yapılmış olması nedeniyle sanıkların "nitelikli dolandırıcılık"tan 10 yıla kadar hapis talebiyle ağır ceza mahkemesinde yargılanmasının uygun olacağına karar verdi.

Mahkemenin "görevsizlik" kararının ardından dosya Antalya Adliyesine gönderildi. Sanıkların Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuksuz yargılanmasına devam ediliyor.

- Fabrikasını harabeye dönmüş halde buldu

Mustafa Şahin, AA muhabirine, Hollanda'da yıllarca çalışarak biriktirdiği parayla satın aldığı un fabrikasını işlerinin kötü gitmesi üzerine satmaya karar verdiğini belirtti.

Gazete ve internet sitelerine ilan verdiğini anlatan Şahin, fabrikanın H.P'nin başkanı olduğu derneğe satışı konusunda bazı kişilerin aracı olduğunu iddia etti.

Şahin, "beş doktorla şirket kurduklarını ve tesisi ilaç fabrikasına dönüştüreceklerini" söylediğini iddia ettiği H.P'ye inanarak 400 bin ve 750 bin liralık iki senet karşılığı fabrikanın devir sözleşmesini imzaladığını ileri sürdü.

Senetlerin ödenmemesi üzerine gittiği fabrikasını içi boşaltılmış, harabeye dönmüş şekilde bulduğunu anlatan Şahin, yaklaşık 1 milyon 150 bin lira dolandırıldığını iddia etti.

Şahin, senetlerin vadesi dolmasına rağmen ödeme yapılmaması üzerine alıcıları aradığını ancak ulaşamadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Dolandırıldığımı anlayınca şikayette bulundum. İki gün içinde 5 katlı fabrikadaki bütün makine ve eşyaların hurdacıya satıldığını öğrendim. Fabrikayı öyle görünce gözlerime inanamadım, üzüntümden zayıfladım, durumu kabullenemedim. Yıllarca Avrupa'da kaldım, çok çalıştım. Yıllardır biriktirdiğim bütün emeğim, param gitti. Sanıkların hak ettikleri cezayı almalarını ve zararımın giderilmesini istiyorum."

Mustafa Şahin'in avukatı Makbule Tanış ise müvekkilinin sanıklara güvenerek fabrikanın anahtarını teslim ettiğini, imzalanan sözleşmeye istinaden iki senet aldığını, daha sonra dolandırıldığını anlayınca sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

- "Suçlamaları kabul etmiyorum"

İddianamede, suçun işlendiği tarihte bir üniversitede profesör olan ve dernek başkanlığı yapan H.P'ye daha önce Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesince "dolandırıcılık" suçundan hapis cezası verildiği ve hakkında benzer suçtan başka bir dava daha açılmış olduğu kaydedildi.

Sanık H.P, soruşturma aşamasında ve duruşmada verdiği ifadelerinde, bir derneğin başkanı olduğunu, sağlıklı yaşam merkezi inşa etmek için arsa araştırması yaptıklarını belirtti.

Y.Ç'nin derneğe arsayla ilgili yardımcı olacağını söylediğini iddia eden H.P, "Ben sadece derneğin başkanıyım, hiçbir olaydan haberim yok. Adım kullanılarak bu tür olaylar yapılmış olabilir. Herhangi bir kişiyle sözleşme imzalamadım, suçlamaları kabul etmiyorum." ifadesini kullandı.

- "Kendi aralarında sözleşme imzalamışlar"

Sanıklardan Y.Ç. ise emlak ve oto kiralama işi yaptığını, benzer işlerle uğraşan G.G'den söz konusu fabrikanın satılık olduğunu öğrendiğini iddia etti.

Bunun üzerine dükkanının camına "satılık fabrika" ilanı yapıştırdığını anlatan Y.Ç, şunları beyan etti:

"Avukat H.Ş. ilandan haberdar olarak benimle görüşmek istedi. 'H.P. hoca ile görüşüp size döneceğim' dedi. 15 gün sonra arayarak fabrikayı almaya karar verdiklerini söyledi. Tarafları bir araya getirdim ancak kendi aralarında sözleşme imzalamışlar. Emlakçı komisyonunu ödememek için bana haber vermediler. Daha sonra aradım telefonlarıma cevap vermediler. Suçsuzum, iddiaları kabul etmiyorum."

Diğer sanıklar G.G. ve E.Ç. suçsuz olduklarını savunarak, haklarında beraat kararı verilmesini talep etti.

- "Senetleri benimle gönderdi, anahtarı E.Ç'ye vermemi istedi"

İddianamede sanık H.P'nin avukatı H.Ş'nin, bilgi sahibi olarak alınan ifadesi yer aldı.

Söz konusu fabrikanın satışında sanık H.P'nin vekilliğini yaptığını belirten H.Ş, "Sanık senetleri benimle gönderdi. Senetleri Mustafa Şahin'e verdim ve fabrikanın anahtarını H.P'ye vermek üzere teslim aldım. H.P, anahtarı E.Ç'ye vermemi istedi, ben de verdim. Daha sonra H.P'nin fabrikadaki hurda ve hurda vasfındaki sair menkulleri E.Ç'ye sattığını öğrendim." iddiasında bulundu.

H.Ş, daha sonraki süreçte sanık H.P'nin avukatlığını bıraktığını ifade etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.