2026: Küllerinden Doğan Umut

Takvimler 2026’yı gösterirken, geride bıraktığımız yılların ağırlığını hâlâ omuzlarımızda hissediyoruz. Pandemiler, depremler, ekonomik zorluklar, toplumsal kırılmalar… Her biri hafızamızda derin izler bıraktı. Ancak hayat dediğimiz şey, tam da bu zorlukların ardından yeniden ayağa kalkabilme cesaretidir.

Geçmiş, elbette unutulmaz. Ama geçmişte yaşanan acılarla geleceği inşa etmek mümkün değildir. 2026, bize tam da bunu hatırlatıyor: Yaraları inkâr etmeden, ama onlara mahkûm da olmadan yürümeyi… Kırgınlıkları bir kenara bırakıp, yeniden güvenmeyi… Umudu yeniden inşa etmeyi…
Bu yılın en büyük anlamı belki de “yeniden başlama” cesaretidir. Toplum olarak birbirimizi daha çok dinlemeye, anlamaya ve ortak değerlerde buluşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Çünkü biliyoruz ki; ayrıştıkça zayıflıyor, birleştikçe güçleniyoruz.
2026, sadece yeni bir takvim yaprağı değil; aynı zamanda yeni bir zihniyetin, yeni bir bakış açısının başlangıcı olabilir. Geçmişin hatalarından ders alarak, geleceği daha adil, daha huzurlu ve daha umut dolu bir yer haline getirmek elimizde.
Bugün, dünü suçlamak yerine yarını inşa etme günüdür. Umudu diri tutanlar, karanlığa teslim olmayanlardır. Ve biz, bu topraklarda defalarca gösterdik ki; ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalkmayı biliriz.
2026, geçmişin gölgesinde değil; umudun ışığında yürüyenlerin yılı olsun.