ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Antalya'da ayaklarındaki yoğun ödem şikayetiyle hastaneye başvuran ve kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulan 45 yaşındaki Nihat Çakır, 27 yıllık eşi Seyhan Çakır'ın bağışladığı böbrekle sağlığına kavuştu.

Erzincan'da lise yıllarında tanışan Nihat ve Seyhan Çakır, 27 yıl önce evlendi. Çiftin bu evlilikten üç çocuğu oldu.

Bir süre sonra vücudunda yoğun ödem oluşan Nihat Çakır'a yapılan tetkiklerde böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Diyaliz tedavisine başlanan Çakır, sağlık sorunlarının artması üzerine Antalya'daki Yaşam Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu.

Eşi Seyhan Çakır'ın donör olmak için yaptığı başvuruda dokuların uyumlu olduğu belirlendi. Bunun üzerine Nihat Çakır'a, merkez müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı ve ekibi tarafından böbrek nakli gerçekleştirildi.

Nihat Çakır, AA muhabirine, böbrek yetmezliği nedeniyle gününün 4-5 saatini diyalizde geçirmek zorunda kaldığını ve bu süreçte çeşitli sağlık sorunları yaşadığını söyledi.

Böbrek naklinin kendisi için yeni bir başlangıç olduğunu belirten Çakır, 'Böbrek nakli önerildi. Eşim sağ olsun, direkt gönüllü oldu. Dokularımız da uyumlu çıktı. Gerçekten böbrek nakli iyi bir şeymiş, bizzat yaşadım. Bağış yapmak, can kurtarmak çok kıymetli. Ayaklarım, yüzüm ve vücudum çok şişiyordu. Nakilden sonra ödemlerimden de kurtuldum.' dedi.

Mersin'de 'Klinik Biyoistatistik Derneği' açıldı
Mersin'de 'Klinik Biyoistatistik Derneği' açıldı
İçeriği Görüntüle

- 'Ben sağlıklıysam eşim de sağlıklı olsun'

Seyhan Çakır da eşinin sağlık sorunlarının artması üzerine böbrek naklinin gündeme geldiğini anlattı.

Kan grubunun 0 (sıfır) olduğunu ve eşine böbreğinin uyabileceğini düşündüğünü belirten Çakır, eşinin diyalize gittiği dönemde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle nakil için gönüllü olduğunu söyledi.

Çakır, şunları kaydetti:

'Böbreğimi verirken hiç tereddüt etmedim. Çünkü ben sağlıklıysam eşim de sağlıklı olsun. İkimiz de hayatımıza güzel şekilde devam edebilelim. Süreç de güzel gelişti. Eşim 1 ay kadar diyalize girdi ancak psikolojik olarak çok yıprandı. Ölümlerle sonuçlanan hastaları görünce çok üzülüyordu. Çok vakit kaybetmeden buraya başvurduk. Artık eşimin yüzü gülüyor. Nakil başarılı oldu. Eşim hem mutlu hem psikolojik olarak rahatladı hem de sağlığına kavuştu. Dokularımız o kadar iyi uymuş ki hayatı paylaşıyorduk, artık böbreklerimizi de paylaştık.'

Sağlıklı kişilerin organ bağışında bulunabileceğini ifade eden Çakır, organ bağışı konusunda korkulacak bir durum olmadığını, e-Devlet üzerinden de bağış yapılabildiğini belirtti.

- Bir gün hepimiz organ bekleyen hasta durumuna düşebiliriz

Prof. Dr. Bülent Aydınlı ise Türkiye'de kadavradan organ bağışlarının yetersiz olduğunu söyledi.

Kadavradan yeterli organ bağışı yapılmaması nedeniyle canlı vericiden nakillerin önem kazandığını belirten Aydınlı, 'Bir gün hepimiz organ bekleyen hasta durumuna düşebiliriz. Herkesin Nihat Bey gibi ailesinde bir verici olmayabiliyor. Bunu dikkate almamız gerekiyor. Hastanın nakilden sonra idrarı, değerleri normal.' diye konuştu.

Organ naklinin ardından hastalar için yeni bir hayatın başladığını ifade eden Aydınlı, nakil yapılan kişilerin ilk dönemlerde haftalık, daha sonra aylık ve üç aylık periyotlarla takip edildiğini söyledi.

Diyaliz tedavisinin hastaların sosyal ve iş yaşamını da olumsuz etkilediğine dikkati çeken Aydınlı, 'Hastanın haftada 3 gün, en az 3-4 saat diyalizde kalması, sosyal hayattan, işinden kopması anlamına geliyor. Diyaliz, böbreğin yaptığı tüm fonksiyonları yapamıyor. Sadece vücuttaki suyu atmasını sağlıyor ama o toksinler atılamıyor.' ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA