İSTANBUL (AA) - Küresel sağlık şirketi Abbott, yaşa bağlı kas kaybı olarak bilinen 'sarkopeni' hastalığına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla Akademik Geriatri Derneği işbirliğinde etkinlik gerçekleştirdi.
Abbott'un koşulsuz destek verdiği Akademik Geriatri Derneği öncülüğünde İstanbul'da düzenlenen etkinlikte, Akademik Geriatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil ve Akademik Geriatri Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Cafer Balcı konuşmacı olarak yer aldı.
Sarkopeni hastalığında, hareket kabiliyetinde azalma, bağımsızlığın kaybı ve yaşam kalitesinde düşüş gibi durumlar yaşanabilirken araştırmalar, kas kaybının 40 yaşından itibaren her 10 yılda yüzde 8'e kadar arttığını, 70 yaş sonrasında ise bu hızın 2 katına çıkabildiğini gösteriyor.
Kas kütlesi ve fonksiyonundaki azalma, düşme riskinde artış, daha yüksek hastaneye yatış oranları, bağımlılık ve yaşam kalitesinde azalma gibi ciddi sonuçlarla ilişkilendiriliyor. Buna rağmen sarkopeni günlük sağlık hizmetleri pratiğinde yeterince tanınmıyor ve düzenli olarak taranmıyor.
Kas kaybının erken dönemde tespit edilmesi, hareket kabiliyetinin ve bağımsızlığın korunmasında kritik bir rol oynuyor. Zamanında müdahale, uygun beslenme, fiziksel aktivite programları ve düzenli takip ile sağlık profesyonelleri hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor, komplikasyonları azaltabiliyor ve bireylerin yaşam kalitesinin uzun vadede korunmasına katkı sağlayabiliyor.
Abbott, sağlık profesyonellerine kas kaybı yani sarkopeni riski taşıyan ileri yaştaki bireylerin erken dönemde belirlenmesini destekleyen, kullanımı kolay baldır çevresi ölçüm bantları sunarak Türkiye'de sağlıklı yaşlanmanın desteklenmesine katkı sağlıyor.
- İşbirliği erken tarama kültürünün güçlendirilmesini hedefliyor
Bu girişim, yaş ilerledikçe güç ve bağımsızlığın korunmasına yardımcı olacak adımların atılabilmesi için kas kaybının erken dönemde fark edilmesinin önemine dikkati çekiyor. Hastalığın Türkiye'de görülme sıklığı yaşlı nüfusta yüzde 25 üzerine çıkarken hastanede yatan bireylerde ise yaklaşık yüzde 50 seviyelerine kadar ulaşabiliyor.
İtalya'nın başkenti Roma'daki Agostino Gemelli Üniversite Polikliniği Vakfından (Fondazione Policlinico Universitario Agostino Gemelli-IRCCS) Professor Francesco Landi ve vakıftan diğer araştırmacılarla işbirliği içinde geliştirilen baldır çevresi ölçüm bantları, kas kütlesinin hızlı ve güvenilir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyor.
Abbott, hayatın her aşamasında daha sağlıklı bir yaşamı destekleme misyonu doğrultusunda, Türkiye'de sağlıklı yaşlanmanın gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Bu kapsamda Abbott, Akademik Geriatri Derneği ile gerçekleştirdiği işbirliğiyle baldır çevresi ölçüm bantlarının Türkiye genelinde yaygın kullanımını destekliyor. Bu işbirliği, sağlık profesyonellerine yönelik farkındalık ve eğitim çalışmalarını da kapsayarak erken tarama kültürünün güçlendirilmesini hedefliyor.
Araştırma bulguları, baldır çevresi ölçümünün yaş ve cinsiyete göre yüzdelik dilimler üzerinden değerlendirilmesinin kas kaybı riskini anlamada güçlü bir gösterge sunduğunu ortaya koyuyor.
Çalışmada değerlendirilen 65 yaş üzeri bireylerin yüzde 32'sinde olası sarkopeni tespit edilirken en düşük yüzdelik dilimde yer alan kişilerde bu oran yüzde 46'ya kadar çıkıyor, daha yüksek yüzdelik dilimlerde ise yaklaşık yüzde 26 seviyelerine kadar geriliyor.
Bulgular, baldır çevresi değerleri azaldıkça kas kaybı riskinin belirgin şekilde arttığını gösterirken, söz konusu basit ölçümün özellikle ileri analiz imkanlarının sınırlı olduğu ortamlarda erken risk tespiti için etkili bir araç olarak kullanılabileceğine işaret ediyor.
- 'Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun oranı yüzde 11'leri geçmiş durumda'
Akademik Geriatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, AA muhabirine, kas kaybının yaşlanma süreciyle artan bir durum olduğunu söyledi.
Hastalık sonucunda kişilerin daha bağımlı hale gelebildiğini, düşme sonucu vücutta kırıkların artabildiğini belirten Halil, 'Yaşlanmanın doğal seyrinde 40'lı yaşlardan sonra kas kaybetmeye başlıyoruz ama bazı durumlar bu riski daha da çok artırabiliyor, özellikle hareketsiz kalmak. Eşlik eden hastalıkların yoğunluğu, çokluğu bu durumu etkileyebiliyor veya hastanede yoğun bakımlarda uzun süre kalmak kas kaybını artıran bir durum. Bu nedenle kas kaybının önemini belirtmek, kas kaybına karşı çeşitli önlemleri daha erken dönemde alabilirsek kas kaybını engelleyebiliyoruz.' ifadelerini kullandı.
Halil, bütün dünyada yaşlı nüfusun arttığını bununla birlikte Türkiye'nin de yaşlandığını vurgulayarak, Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun oranının yüzde 11'leri geçmiş durumda olduğunu dile getirdi.
Bir ülkenin nüfusundaki yaşlı nüfusun yüzde 7'den fazla olduğu durumlarda o ülkeye artık 'yaşlı nüfus' dediklerini anlatan Halil, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Ülkemiz de yaşlı bir nüfus haline gelmiş durumda ve giderek de bu oranların artmasını bekliyoruz. Yaşlanmanın doğal seyrinde tabii kas kaybı oluyor ama işte eşlik eden hastalıklar, hareketsizliğin artması da bu kaybı destekliyor. Artık modern dünyada hareketsizlik de daha da artmaya başladı maalesef. Özellikle bu 65 yaş üstü popülasyonda da fazla. Hem yaşlı nüfusun artması hem hareketsizliğin artması, kötü beslenme ki buradan kastım özellikle proteinden daha zayıf beslenmeler, daha karbonhidrat ağırlıklı beslenmeler maalesef kas kaybının yaşlı nüfusta daha fazla olmasına sebep oluyor.'
Halil, genel topluma bakıldığında neredeyse her 5 yaşlıdan birinde kas kaybı olduğunu aktararak, bazı grupların bu açıdan daha riskli olduğunu ifade etti.
Hastanede yatan hastalara bakıldığı zaman bu oranın yüzde 50'leri geçtiğini söyleyen Halil, 'Yani en az hastanede yatan 2 yaşlıdan birinde kas kaybı var. Bizim kırılgan yaşlı dediğimiz daha düşkün çoklu hastalığı olan gruplarda bu oran neredeyse yüzde 80-90'ların üstüne varıyor. Kanser hastaları gibi bazı hastalar kas kaybı açısından yine çok riskli. Yine bizim bazı yaşlı nüfusta çok sık görülen Alzheimer, demans gibi hasta gruplarında kas kaybının çok yüksek olduğunu görmekteyiz.' bilgisini paylaştı.
- 'Kas kaybı erken dönemde fark edilirse tamamıyla geri döndürülebilir'
Akademik Geriatri Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Cafer Balcı da Calf-C bandının kas kaybını basit ve hızlı bir ölçümde erken dönemde yakalayarak sağlık sisteminde rutin taramayı yaygınlaştırmasını sağlayacağını dile getirdi.
Kas kaybının erken dönemde fark edilmesinin ve erken müdahalelerle tedavi edilmesinin önemine vurgu yapan Balcı, ilerleyen dönemde kas kaybına bağlı olarak gelişebilecek olan komplikasyonların engellenmesinde önemli bir nokta olarak karşılarına çıktığını söyledi.
Balcı, kas kaybının ileri yaşlarda kaçınılmaz olmasa da erken dönemde fark edilirse tamamıyla geri döndürülebilir olduğunu paylaşarak, 'Tabi ki de burada erken dönemde fark etmek çok önemli bir mihenk taşı olsa da bireyin ileriki yaşlarda eşlik eden kronik hastalıklarının tedavi edilmesi, yeterli miktarda protein alımının sağlanması, direnç egzersizleriyle kombine edilmesi ve D vitamini düzeyini optimal seviyede çıkartılmasıyla kas sağlığının idamesi sağlanacaktır.' dedi.




