AH O ESKİ GÜNLER!

Hoş muhabbet vardı şu bizim köyde,

Sabah akşam görüşürdük, ne güzel.

Balık yakalardık gölette, çayda,

Saya saya kırışırdık, ne güzel.

Çember yuvarlama oyunu gözde,

Güreş tutuşurduk harmanda, özde.

Lastik ayakkabı, bir şalvar dizde,

Tozlu yolda yarışırdık, ne güzel.

Bayırlarda koyun, keçi güderdik,

Eğlenirken bâzen kavga ederdik.

Akşamdan küsülü eve giderdik,

Sabah olur barışırdık, ne güzel.

Bayram yeri gibi olurdu yayla,

Ateşin başında coşardık toyla.

Kırlara gezmeye giderdik tayla,

Toz dumana karışırdık, ne güzel.

Her birimiz başka işe yarardı,

Birimiz yaparken biri kırardı.

Babamız yetişir, hesap sorardı,

Mahkemeye duruşurduk, ne güzel.

Kul Hakkı der, köyün dört yanı dağlık,

Dağların eteği tarlalık, bağlık.

Elimizde asa, bellerde yağlık,

Zirvelere erişirdik, ne güzel.