İSTANBUL (AA) - Kovid-19 salgınında sadece Türkiye'nin kabul ettiği beyin tümörü hastası 3 yaşındaki Amir Nurgalieva, Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde 7 farklı branşın uyguladığı multi disipliner tedaviyle sağlığına kavuşarak ülkesine döndü.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamaya göre, Kazakistan'da yaşayan 3 yaşındaki Amir Nurgalieva, beyin tümörü hastalığına yakalandı.

Türkiye'nin uluslararası sağlık hizmetlerindeki başarısına Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde 7 farklı branşın katıldığı multidisipliner tedaviyle yenisi ekledi.

Kazakistanlı Nurgalieva, Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde çocuk hematoloji- onkoloji, beyin, radyoloji, KBB, çocuk gastroentroloji ve solunum hastalıkları bölümlerinin uyguladığı multidisipliner tedavi sonrası tamamen iyileşerek ülkesine döndü.

Açıklamaya göre, Amir Nurgalieva'nın ailesi, salgın sürecinde tedavi için pek çok ülkeye başvurduklarını ancak oğullarını sadece Türkiye'nin kabul ettiğini söyledi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen, Amir'i sağlığına kavuşturan ekibin başındaki Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Murat Elli, süreç hakkında şu bilgileri verdi:

"Tıpta anaplastik epandimom olarak tabir edilen beyin tümörü hastası Amir'in beynin içinde ventrikül dediğimiz beyin-omurilik sıvısı içeren boşluklardaki hücrelerden kaynaklanan malign bir tümörü vardı. Hastamız bize başvurduğunda ilk olarak kemoterapi vererek tümörünü küçülttük. Ardından radyoterapi verdik. Orada canlı hücre bırakmamak için çocuk onkolojinin en önemli özelliği olan multidisipliner yaklaşımla hastamızın tedavisini ele aldık. Beyin cerrahi bölümümüzün desteğiyle Amir'in takibini, radyolojinin katkılarıyla da tetkiklerini gerçekleştirdik.

Kemoterapi ve radyoterapi sonrasında soluk borusuna açılan deliğin kapatılması ve hastanın yutmayı öğrenmesi tedavi sürecinde önemli. Diğer bölümlerin yanı sıra KBB, çocuk gastroentroloji ve solunum hastalıkları olmak üzere 7 bölümün yardımıyla hastamızın ilk önce komplikasyonları, enfeksiyonları düzeltilerek yutma öğretildi. Solunumu rahatladığı için en son trakeostomisi kapatıldı. Amir, şifayla taburcu olup ülkesine döndü."


- "Sadece Türkiye bizi kabul etti"


Hastanın annesi Marta Nurgalieva da yaşadıkları hakkında bilgi verdi.

Hastalık aşamasında ilk önce yürümesindeki bozukluğu ve gözlerindeki kaymayı fark ettiklerini bildiren Nurgalieva, şunları aktardı:

"Pandemi dönemi olduğu için her yer kapalıydı bizden ilk istenen MR'ı bile ancak bir ay sonra çektirebildik. Hastalığın 3’üncü seviye anaplastik epandimom olduğunu söylediler. Sonrasında hidrosefali tanısı da konuldu. Ameliyat ile şant takıldı. Oğlumun beyninde tümör olduğu için tekrar ameliyat olması gerektiği söylendi ama tümör ameliyatından 10 gün sonra bulber sendromu oluştu. Bu nedenle trakeostomi açılmak zorunda kalındı. Ameliyat zor olduğu için beyinde kalıntılar kalmış bu yüzden bizi anne ve çocuk merkezine gönderdiler. Onkoloji bölümünde sadece bir kür kemoterapi uygulandıktan sonra bu kadar özellikli bir tedaviyi Kazakistan'da alamayacağımızı anladık."

Nurgalieva, ilk tedavilerden sonra farklı bir ülkede tedavi arayışına başladıklarını belirterek, "Kovid-19 pandemisinden dolayı her yer kapalıydı. Sadece Türkiye bizi kabul etti. Medipol Mega’da 8 ay tedavi gördük. Şimdi oğlumuz yutuyor ve yaşıtları gibi normal hayatına geri döndü. Her anne babanın en büyük kabusu yaşarken, Türkiye bize sadece umut ışığı olmakla kalmadı, bizi hayallerimize de kavuşturdu. Son nefesime kadar doktorlarımıza minnettar kalacağım." ifadelerini kullandı.