Elbistan’da Zaman Durdu: Üç Yıl Değil, Bir Ömür Geçti

6 Şubat ta Elbistan’da sadece binalar yıkılmadı.

Saatler durdu. Hayatlar yarım kaldı. Bir şehir, uykusundan bir daha eskisi gibi uyanamadı.
O sabah enkaz altından gelen her ses, bir annenin duasıydı.
Her sessizlik ise bir vedaydı.
Bugün takvim yine 6 Şubat’ı gösteriyor.
Ama Elbistan için bu sadece bir yıl dönümü değil…
Bir hafıza günü.
Bir hesap günü.
Bir vicdan günü.
Çünkü deprem sadece toprağı değil, yönetimleri de sınar.
Peki, Elbistan ne kadar toparlandı?
Aradan geçen zamana rağmen hâlâ sorularımız var.
Barınma sorunu tam anlamıyla çözülebildi mi?
Konteyner kentlerde yaşayan aileler gerçekten “geçici” bir hayat mı yaşıyor, yoksa belirsiz bir bekleyiş mi?
Kalıcı konutlar söz verildiği hızda teslim edilebildi mi?
Birçok vatandaş hâlâ şunu söylüyor:
“Evimiz yıkıldı, hayatımız hâlâ kurulamadı.”
Şehir merkezinde hâlâ boş arsalar, moloz izleri ve yarım kalmış inşaatlar var.
Bazı sokaklar sanki deprem dün olmuş gibi…
Yerel hizmetler yeterli mi?
Elbistan’da insanlar artık sadece ev istemiyor.
İş istiyor.
Okul istiyor.
Sağlık hizmeti istiyor.
Psikolojik destek istiyor.
Normal bir hayat istiyor.
Çocuklar oyun alanı arıyor.
Gençler iş bulamadığı için göç ediyor.
Esnaf hâlâ “müşteri yok” diyor.
Bir şehri ayağa kaldırmak sadece beton dökmek değildir.
Hayatı geri getirmek gerekir.
Yollar yapılabilir.
Binalar dikilebilir.
Ama umut inşa edilmezse şehir eksik kalır.
Unutursak ikinci kez yıkılırız
En tehlikeli şey ne biliyor musunuz?
Unutmak.
Çünkü unutulan acılar tekrarlanır.
Deprem sadece bir doğa olayı değil;
ihmalin, denetimsizliğin ve plansızlığın da sonucudur.
Bugün Elbistan’ın en büyük ihtiyacı:
Daha sağlam binalar kadar
daha sağlam bir yönetim anlayışıdır.
Şeffaflık.
Hız.
Adalet.
Ve gerçekten halkı dinleyen bir yerel yönetim.
Bugün anma günü
Bugün siyaset günü değil.
Bugün suçlama günü de değil.
Bugün;
Bir mezar başında Fatiha okuma günü,
Bir enkaz fotoğrafına bakıp sessiz kalma günü,
Yarım kalan hayatları hatırlama günü.
Ama aynı zamanda söz verme günü:
“Bir daha böyle acılar yaşamayacağız” deme günü.
Çünkü kaybettiklerimize borcumuz var.
Onları geri getiremeyiz…
Ama onların hatırasına daha güvenli, daha yaşanabilir bir Elbistan kurabiliriz.
Depremde hayatını kaybeden tüm hemşehrilerimizi rahmetle anıyorum.
Geride kalanlara sabır, Elbistan’a güç diliyorum.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.