<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Memleketten Haber</title>
    <link>https://www.memlekettenhaber.com</link>
    <description>Memleketinizin Haberlerini Okuyun</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.memlekettenhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 23:49:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi'nin 4. eğitimi Van'da düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/meme-kanseri-erken-tani-farkindalik-egitimleri-projesinin-4-egitimi-vanda-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/meme-kanseri-erken-tani-farkindalik-egitimleri-projesinin-4-egitimi-vanda-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak: - 'Erken tanının yaygınlaşmasında yalnızca sağlık hizmetlerine erişim değil, doğru bilgiye zamanında ulaşılması da önemli bir rol oynuyor. Toplumun farklı kesimlerine ulaşan eğitim çalışmaları, meme kanseri konusunda bilinç düzeyinin güçlenmesine ve tarama farkındalığının artırılmasına katkı sağlıyor' - Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun: - 'Toplumun doğru bilgiye erişimini destekleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmaları son derece değerli buluyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türk Cerrahi Derneği tarafından, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğunda yürütülen 'Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi' kapsamında düzenlenen 4. halk farkındalığı eğitimi Van'da gerçekleştirildi.</p><p>Roche İlaç Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, meme kanserinde erken tanının önemine dikkati çekmek ve toplumda tarama farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen program, Van İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla Van Uygulama Oteli'nde gerçekleştirildi. <br></p><p>Programda, hastalığa ilişkin toplumun bilinç düzeyini artırmaya yönelik bilgiler paylaşılırken, erken tanı, korunma yaklaşımları ve tarama farkındalığına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. </p><p>Ayrıca etkinlikte, meme kanserine ilişkin temel bilgiler, risk faktörleri, erken belirtiler, korunma yaklaşımları, Van'daki tarama çalışmaları ve farkındalığın artırılmasına yönelik öneriler katılımcılarla paylaşıldı.</p><p>Programa, Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Emine Gülçin Ay, Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Öğretim Üyesi Dr. Remzi Kızıltan, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Serhat Binici, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yasin Sezgin ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Derya Karadeniz Sir katıldı. <br></p><p>- 'Toplum sağlığının korunmasında farkındalık çalışmaları önemli bir yere sahip'</p><p>Açıklamada programdaki açılış konuşmasına yer verilen Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Tosun, meme kanseriyle mücadelede koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkati çekti.</p><p>Tosun, toplum sağlığının korunmasında farkındalık çalışmalarının önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bireylerin meme kanseri belirtileri, tarama programları ve erken tanının önemi konusunda bilinçlenmesi, sağlık hizmetlerinden daha etkin şekilde yararlanmalarını destekleyebiliyor. Bu nedenle toplumun doğru bilgiye erişimini destekleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmaları son derece değerli buluyoruz.'</p><p>Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çakmak da meme kanserinde farkındalık çalışmalarının önemine dikkati çekti. </p><p>Çakmak, meme kanserinde farkındalığın artırılmasının, kadınların kendi sağlıklarıyla ilgili daha bilinçli adımlar atmasını desteklediğini belirterek, 'Erken tanının yaygınlaşmasında yalnızca sağlık hizmetlerine erişim değil, doğru bilgiye zamanında ulaşılması da önemli bir rol oynuyor. Toplumun farklı kesimlerine ulaşan eğitim çalışmaları, meme kanseri konusunda bilinç düzeyinin güçlenmesine ve tarama farkındalığının artırılmasına katkı sağlıyor.' ifadelerini kullandı. </p><p>- 'Toplumun doğru bilgiyle buluşması kritik bir rol üstleniyor'</p><p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Öğretim Üyesi Dr. Kızıltan da meme kanseri risk faktörlerine ilişkin bilgi vererek, hastalığın dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserlerden biri olmaya devam ettiğini vurguladı.</p><p>Kızıltan, 'Hastalık yükünün azaltılmasında tedavi olanakları ile erken tanı, risk faktörlerinin bilinmesi ve koruyucu sağlık yaklaşımlarının yaygınlaştırılması da büyük önem taşıyor. Toplumun doğru bilgiyle buluşması bu açıdan kritik bir rol üstleniyor.' ifadelerini kullandı. </p><p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Binici, meme kanserinin belirti ve bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şu değerlendirmelerde bulundu:<br></p><p>'Meme kanserinde bazı belirtilerin erken dönemde fark edilmesi, kişilerin sağlık kuruluşlarına zamanında başvurmasına katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle kadınların kendi bedenlerini tanımaları, olağan dışı değişiklikleri fark etmeleri ve düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri büyük önem taşıyor.' </p><p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sezgin de meme kanseri riskini azaltmaya yönelik değerlendirmelerde bulunarak, risk faktörleri konusunda farkındalık sahibi olmanın bireylerin sağlıklarını daha yakından takip etmelerini desteklediğini aktardı.<br></p><p>Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Ay da Van'daki mevcut durum ve bölgesel ihtiyaçlara değinerek, toplumun ihtiyaçlarını ve bölgesel dinamikleri dikkate alan farkındalık çalışmalarının, meme kanseriyle mücadelede önemli bir rol oynadığını belirtti.</p><p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sir de tarama programlarının başarısının, sağlık kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve sağlık profesyonellerinin ortak çabalarıyla güçlendiğini aktararak, 'Özellikle bölgesel ihtiyaçları ve yerel dinamikleri dikkate alan işbirlikleri, tarama programlarının daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayabiliyor.' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/meme-kanseri-erken-tani-farkindalik-egitimleri-projesinin-4-egitimi-vanda-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/meme-kanseri-erken-tani-farkindalik-egitimleri-projesinin-4-egitimi-vanda-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="63881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de kalbi 3 kez duran Mezitli İlçe Milli Eğitim Müdürü sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/mersinde-kalbi-3-kez-duran-mezitli-ilce-milli-egitim-muduru-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/mersinde-kalbi-3-kez-duran-mezitli-ilce-milli-egitim-muduru-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin'de kalbi 3 kez duran Mezitli İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Badas, tedavisinin ardından taburcu edildi.</p><p>Mersin Üniversitesinden (MEÜ) yapılan açıklamaya göre, bayılma şikayetiyle MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvuran Badas tedaviye alındı.</p><p>Tetkiklerde 3 kez kalbi durduğu belirlenen Badas'a 'kalp pili implantasyonu' (kalbin ritmini düzenleyen elektronik cihazın göğüs bölgesine yerleştirilmesi işlemi) uygulandı. Operasyonun ardından bir süre gözlem altında tutulan Badas, sağlığına kavuştu.</p><p>Badas, tedavi sürecinin tamamlanmasıyla taburcu edildi.</p><p>- 'Düzenli kontrollerle günlük yaşamına güvenle dönebilecektir'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen MEÜ Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Örsçelik, Badas'ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Badas'ın rahatsızlık sürecine ilişkin bilgi veren Örsçelik, 'Hastamızı kardiyoloji servisimize yatırdık. Takip sürecinde bir kez daha oldu. Bu kez 5 saniyeden uzun süren kalp duraklaması gelişti. Toplamda üç kez kalbi duran hastamıza fizyolojik ve tam MR uyumlu kalp pili takarak tedavisini başarıyla gerçekleştirdik. Hastamızı sağlıklı bir şekilde taburcu ettik. Düzenli kontrollerine devam etmek kaydıyla günlük yaşamına güvenle dönebilecektir.' ifadelerini kullandı.</p><p>İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Badas da yaşadığı sağlık sorununun hızlı teşhis ve doğru müdahale sayesinde kontrol altına alındığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Mersin</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/mersinde-kalbi-3-kez-duran-mezitli-ilce-milli-egitim-muduru-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/mersinde-kalbi-3-kez-duran-mezitli-ilce-milli-egitim-muduru-sagligina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="66053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka onkoloji alanında hasta takibini kolaylaştırıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/yapay-zeka-onkoloji-alaninda-hasta-takibini-kolaylastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/yapay-zeka-onkoloji-alaninda-hasta-takibini-kolaylastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Sakin: - 'Yapay zeka, hastalıkların erken teşhisinde ve patolojik preparatların değerlendirilmesinde hata payını ciddi şekilde azaltıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Sakin, onkoloji alanında yapay zekanın hem teşhis hem de tedavi süreçlerinde hekimlerin kararlarını güçlendirdiğini ve hasta takibini kolaylaştırdığını belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, yapay zeka, tıp alanında geleceğin değil, bugünün de önemli destek araçları arasında yer alıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Sakin, yapay zekanın tıpta ve özellikle onkoloji alanında giderek önem kazandığını vurgulayarak, 'Yapay zeka hem teşhis hem tedavi süreçlerinde hekimlerin elini son derece güçlendirip, hastaların takibini kolaylaştırıyor.' ifadesini kullandı. </p><p>Sakin, yapay zekanın özellikle kanserin tanı ve tedavi süreçlerinde hekimlere destek sağladığını ve hastaların günlük takibini kolaylaştırdığını belirterek, tıp alanında kullanımının hızla yaygınlaştığını, radyolojik ve patolojik görüntülemelerde de doğruluk oranını artırdığını aktardı.</p><p>Onkoloji alanında yapay zekanın tedavi kararlarını da desteklediğini vurgulayan Sakin, şunları kaydetti:</p><p>'Yapay zeka, hastalıkların erken teşhisinde ve patolojik preparatların değerlendirilmesinde hata payını ciddi şekilde azaltıyor. Örneğin meme kanseri hastalarında kemoterapi gerekliliği konusunda yapay zekadan çok sık destek alıyoruz. Bu, doğru tedavi planının oluşturulmasını kolaylaştırıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sakin, yapay zeka destekli giyilebilir cihazların hastaların rutin takibini kolaylaştırdığını, bazı teknolojilerin ise kalp ritmi bozukluğu, kalp krizi ve inme gibi acil durumları tespit ederek en yakın hastaneye bildirebildiğini anlatarak, 'Yapay zeka, önümüzdeki dönemde tıp ve onkoloji alanında hekimlerin işini daha da kolaylaştıracak ve hastalar için takip süreçlerini güvenli hale getirecek.' değerlendirmesini yaptı. </p><table><tr></tr></table></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/yapay-zeka-onkoloji-alaninda-hasta-takibini-kolaylastiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/yapay-zeka-onkoloji-alaninda-hasta-takibini-kolaylastiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="69370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da hamile kadın ambulansta doğum yaptı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - Malatya'nın Pütürge ilçesinde doğum sancıları başlayan hamile kadın, hastaneye sevk edildiği ambulansta sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdi.<br></p><p>İl Sağlık Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, saat 00.25'te Pütürge ilçesine bağlı Yandere Mahallesi'nden alınan hamile kadın, hastaneye sevk edildiği sırada Kubbe Dağı mevkisinde doğum sancılarının sıklaşması üzerine ambulansta doğum gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doğum sırasında bebeğin göbek kordonunun boynuna iki kez dolandığını tespit eden acil sağlık ekibi, gerekli müdahaleyi zamanında yaparak doğumu başarıyla tamamladı.</p><p>İlk değerlendirmeleri ambulansta yapılan anne ve kız bebek, daha sonra hastaneye sevk edildi.</p><p>Tedavi altına alınan anne ile bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p><p>Açıklamada, doğumda görev alan paramedikler Arjin Pirbudak ve Cengiz Güzel ile ambulans sürücüsü Furkan Fırat'a özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür edilerek, anne ve bebeğe sağlıklı bir ömür temennisinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Malatya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/malatyada-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="72897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medipol'den aşırı terleme tedavilerine ilişkin değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/medipolden-asiri-terleme-tedavilerine-iliskin-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/medipolden-asiri-terleme-tedavilerine-iliskin-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Mega Üniversite Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Filiz Topaloğlu Demir: - 'Sürme ilaçlarla terlemenin kontrol altına alınamadığı durumlarda botulinum toksin uygulamaları, iyontoforez tedavisi, enerji bazlı uygulamalar ve gerekli görülen hastalarda cerrahi yöntemlerden yararlanabiliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Mega Üniversite Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, yaz aylarında daha sık yaşanan aşırı terlemenin tedavisinde farklı yöntemlerin kullanıldığını belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklıklarla aşırı koltuk altı terlemesi, birçok kişinin günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Kıyafetlerde oluşan ter lekeleri ve kötü koku, öz güven kaybına yol açabiliyor.<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, aşırı koltuk altı terlemesinin yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik açıdan da önemli sorunlara yol açtığını belirterek, 'Özellikle yaz aylarında terlemenin artmasıyla hastalarda kıyafetlerde ıslanma, lekelenme, sık sık kıyafet değiştirme ihtiyacı ve kötü koku gibi problemler ortaya çıkabiliyor. Bu durum kişinin sosyal ilişkilerini, günlük yaşamını ve öz güvenini olumsuz etkileyebiliyor.' ifadelerini kullandı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı terleme tedavisinde farklı yöntemlerin bulunduğunu aktaran Demir, şunları kaydetti:<br>'Sürme ilaçlarla terlemenin kontrol altına alınamadığı durumlarda botulinum toksin uygulamaları, iyontoforez tedavisi, enerji bazlı uygulamalar ve gerekli görülen hastalarda cerrahi yöntemlerden yararlanabiliyoruz. Bu yöntemler arasında en sık tercih ettiğimiz uygulamalardan biri botulinum toksin tedavisi. Çünkü işlem oldukça pratik, etkili ve hastanın günlük yaşamını kesintiye uğratmayan bir yöntem.'<br></p><p>Demir, botulinum toksin (botoks) uygulamasının ince iğneler yardımıyla koltuk altına uygulandığını aktararak, 'İşlem sonrasında hasta günlük yaşamına hemen dönebiliyor. Tedavinin etkisi birkaç gün içinde başlamasına rağmen ideal sonuca ulaşmak için yaklaşık iki hafta bekliyoruz. Uygulamanın etkisi ortalama 4 ila 6 ay devam ediyor. Terleme düzeyi çok yüksek olmayan kişilerde yaz ayları öncesinde yapılan tek uygulama yeterli olabiliyor. Bazı hastalarda ise yılda iki kez uygulama yapılabiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Botulinum toksinin yalnızca koltuk altı bölgesinde değil, el, ayak ve yüz bölgesindeki aşırı terleme şikayetlerinde de uygulanabildiğini belirten Demir, 'Bu yöntem bölgesel terleme tedavisinde etkili sonuçlar sağlıyor. Botulinum toksin, ter bezlerini uyaran sinir uçlarından salgılanan asetilkolin maddesinin salınımını geçici olarak engelleyerek terlemeyi azaltıyor.' değerlendirmesini yaptı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/medipolden-asiri-terleme-tedavilerine-iliskin-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/medipolden-asiri-terleme-tedavilerine-iliskin-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="41103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken yaşta madde kullanımı kalıcı beyin hasarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan: - 'Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, erken yaşta başlayan madde kullanımının kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabileceğini ifade etti.</p><p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Arıkan, alkol ve madde kullanımına bağlı bağımlılıkların yanı sıra davranışsal bağımlılıkların da son yıllarda artış gösterdiğine dikkati çekti. </p><p>Geçmişte bağımlılığın ahlaki bir zayıflık ya da irade eksikliği olarak değerlendirildiğini aktaran Arıkan, günümüzde ise bağımlılığın bir beyin hastalığı ve halk sağlığı sorunu olarak kabul edildiğini vurguladı.</p><p>Bağımlılığın, bireyin ihtiyaçlarına göre ilaç tedavisi, psikososyal destek ve çeşitli terapi yöntemlerini içeren kapsamlı bir tedavi süreci gerektirdiğini belirten Arıkan, 'Bağımlılık tedavisi kişiye özgü planlanır. Hastanın yaşam koşulları ve kişilik özelliklerine göre şekillenen bu süreç, uzun soluklu bir takip gerektirir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Tedavinin yaşam boyu devam eden bir süreç olduğuna işaret eden Arıkan, hastaların tedavi programlarında kaldıkları sürece önemli ölçüde fayda gördüklerini belirtti.</p><p>Türkiye'de bağımlılık alanında yapılan araştırmalara değinen Arıkan, 2011 ve 2017 yıllarında gerçekleştirilen çalışmalarda genel bağımlılık oranının yüzde 2,5'ten 3,1'e, alkol bağımlılığı oranının ise yüzde 1,9'dan 3,8'e çıktığını aktardı.</p><p>- Bağımlılık yaşı düşüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Arıkan, Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören hastaların yaş ortalamasının giderek düştüğünü ve bazı vakalarda bağımlılık yaşının 13'e kadar indiğini kaydetti.</p><p>Erken yaşlarda başlayan bağımlılığın beyin gelişimi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu vurgulayan Arıkan, 'Bağımlılığın etkilediği beyin bölgeleri yaklaşık 25 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor. Bu nedenle erken yaşta madde kullanımı, kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Arıkan, bağımlılığın yalnızca beyni değil, tüm vücudu etkileyen bir hastalık olduğunu, uzun süreli madde kullanımının ruhsal rahatsızlıkların yanı sıra karaciğer ve pankreas yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bildirdi.</p><p>Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nin bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Arıkan, şunları kaydetti:</p><p>'Bazı hastalar bir yıla kadar yatılı tedavi görüyor, bazı hastalar ise yakın takip programlarıyla rehabilitasyon sürecine dahil ediliyor. Bağımlılık tedavisinde uzun süreli izlem, kritik. Rehabilitasyon çalışmaları yalnızca hastaları değil ailelerini de kapsıyor. Ailelerle düzenli toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir.jpg" type="image/jpeg" length="70280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biruni Üniversitesi, Nükleer Tıp Teknikerleri Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/biruni-universitesi-nukleer-tip-teknikerleri-sempozyumuna-ev-sahipligi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/biruni-universitesi-nukleer-tip-teknikerleri-sempozyumuna-ev-sahipligi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen '1. Nükleer Tıp Teknikerleri Sempozyumu' ile alanında uzman akademisyen ve sağlık profesyonelleri bir araya geldi. </p><p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Türkiye Nükleer Tıp Teknikerleri Derneği ve Marmara Nükleer Tıp (MNT) işbirliğiyle düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin farklı merkezlerinden nükleer tıp alanında görev yapan tekniker, uzman hekim ve akademisyenler katıldı. </p><p>Mesleki gelişime katkı sağlayacak güncel konuların masaya yatırıldığı etkinlikte, açılış konuşmalarını Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Mustafa Yaman, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burçak Yılmaz ve Uzm. Dr. Cengiz Taşçı gerçekleştirdi.<br></p><p>Sempozyumun ilk oturumunda nükleer tıp teknikerlerinin görev tanımları, mesleki sorumlulukları ve radyasyon güvenliği konuları ele alındı. Oturumlarda ayrıca nükleer tıp görüntülemelerinde karşılaşılan görüntü artefaktları ve hata kaynakları değerlendirilerek, katılımcılara sorunların önlenmesine yönelik bilgi aktarıldı.</p><p>- Kalite kontrol ve yeni teknolojiler masaya yatırıldı</p><p>Sempozyumun ikinci oturumunda da Spect ve Pet sistemlerinde uygulanan kalite kontrol testleri interaktif olarak değerlendirildi. Katılımcılar, kalite standartlarının korunması ve görüntüleme süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik bilgiler edinme fırsatı buldu. <br></p><p>Oturumlarda ayrıca nükleer tıp görüntülemede kullanılan yeni teknoloji ve alandaki güncel gelişmeler de ele alındı.</p><p>Sonraki oturumlarda da 'PET/BT' çekimlerinde karşılaşılan manipülasyonlar, 'IV-oral kontrastlı' çekim teknikleri, görüntü kontrol süreçleri ve olası yan etkiler hakkında kapsamlı sunumlar yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Nükleer tıp uygulamalarında kaliteyi artırmaya yönelik iyi radyofarmasi uygulamaları, teknesyum kitlerinde dikkat edilmesi gereken noktalar ve kalite kontrol süreçleri de katılımcılarla paylaşıldı.</p><p>Sempozyumun son bölümünde hasta güvenliği ve doğru anamnez almanın önemine vurgu yapılırken, soğuk kitlerin depolanması ve kayıt altına alınmasına ilişkin güncel yaklaşımlar da değerlendirildi.</p><p>Gün boyunca devam eden programın ardından katılımcılara yönelik bilgi değerlendirme sınavı gerçekleştirildi. Sınavda başarılı olan katılımcılar ödüllendirilirken, sempozyum sertifika ve ödül töreniyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/biruni-universitesi-nukleer-tip-teknikerleri-sempozyumuna-ev-sahipligi-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/biruni-universitesi-nukleer-tip-teknikerleri-sempozyumuna-ev-sahipligi-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="13481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnönü Üniversitesinde 'Karaciğer Naklinde 25. Yıl' programı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/inonu-universitesinde-karaciger-naklinde-25-yil-programi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/inonu-universitesinde-karaciger-naklinde-25-yil-programi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz: - 'Dünyanın en yüksek hacimli karaciğer nakil merkezlerinden biri olduk']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - İnönü Üniversitesinde 'Karaciğer Naklinde 25. Yıl' programı düzenlendi.</p><p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan Vali Seddar Yavuz, bilim şehri Malatya'nın gelişmesi noktasında kentteki iki üniversitenin çok önemli katkılar sunduğunu belirterek, teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da 2002 yılında başlayan karaciğer nakli serüvenlerinin Karaciğer Enstitüsünün kurulmasıyla taçlandığını ve çapraz karaciğer nakilleriyle de artık dünyada zor ulaşılır bir seviyeye geldiğini vurguladı.</p><p>İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz da bundan 25 yıl önce gerçekleştirdikleri ilk karaciğer nakliyle başlayan yolculuklarının kendilerini çok önemli bir noktaya taşıdığını ve büyük bir aileye dönüştüklerini söyledi.</p><p>- 25 yılda 4 bin 400 karaciğer nakli yapıldı</p><p>Şimdiye kadar 4 bin 400 karaciğer nakli yaptıklarını belirten Yılmaz, 'Dünyanın en yüksek hacimli karaciğer nakil merkezlerinden biri olduk. Binlerce erişkin ve çocuk hastanın hayat bulmasına aracılık ettik. Yüzlerce akademik çalışma ve dünyanın her yerinden gelen akademisyenlere karaciğer nakli eğitimi verdik. Bizler, 25 yıl boyunca yalnızca nakil yapmadık. Bilim ürettik, yeni teknikler geliştirdik, çapraz karaciğer nakli gibi yenilikçi uygulamalarla dünyaya yön verdik.' dedi.</p><p>Çapraz nakillerde ABD Boston College'da görev yapan Türk bilim insanı Prof. Dr. Tayfun Sönmez ve Prof. Dr. Utku Ünver'in vericileri eşleştiren uygulamasını kullandıklarını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>'2023'ten itibaren, 2024, 2025, neredeyse bu çapraz karaciğer nakli sayesinde yüzde 50 daha fazla hastaya sağlık, gelecek, ne derseniz deyin, böyle bir şans sunmuş olduk ve bu hastaların birçoğu karaciğer nakline ulaşma şansı olmayan hastalardı. Çoklu çaprazlar sayesinde Kırım'dan, Bulgaristan'dan, Suudi Arabistan'dan, Ürdün'den, Kuzey Afrika'dan, her yerden hasta gelmeye başladı. Neden? Donörleri var ama uyumsuz. İşte bu sayede bu hastalar, bu çapraz nakil sayesinde sağlıklarına kavuşabildiler. Bu çapraz nakil sayesinde çok uygun, çok ideal, aynı kan grubundan, aynı karaciğer volümü, donörün sağlığını tehlikeye atmadan karaciğer nakilleri gerçekleştirilebiliyor.'</p><p>Yılmaz, dünya genelinde ses getiren çapraz nakiller sonucunda 'İbni Sina Hizmet Ödülleri Cerrahi Bilimleri' kategorisinde ödüle layık görüldüğünü ve ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldığını söyledi.</p><p>Yemen'in eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ghaleb Abdullah Musad da Malatya'da yapılan karaciğer nakliyle sağlığına kavuştuğunu dile getirerek, 'Ben, bundan dolayı Türkiye ile, Türk halkıyla gurur duyuyorum. Ben, her zaman diyorum. Benim ilk doğumum Yemen'de oldu ve ikinci doğum yerim Malatya.' dedi.</p><p>Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Akpolat, Prof. Dr. Sezai Yılmaz'a plaket verdi.</p><p>Vali Seddar Yavuz da Akpolat ve Yılmaz'a plaket takdim etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Malatya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/inonu-universitesinde-karaciger-naklinde-25-yil-programi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/inonu-universitesinde-karaciger-naklinde-25-yil-programi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="84518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Biruni Üniversitesinden Muş'taki Köy okullarına TÜBİTAK destekli bilim projesi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/biruni-universitesinden-mustaki-koy-okullarina-tubitak-destekli-bilim-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/biruni-universitesinden-mustaki-koy-okullarina-tubitak-destekli-bilim-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Araştırma Görevlisi Tuba Kapucuoğlu: - 'Proje kapsamında çocuklar doğa gözlemleri yapacak, deneysel çalışmalar gerçekleştirecek ve keşif temelli etkinliklere katılacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesinin TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan projesi Muş'un kırsal bölgelerinde yaşayan çocukları bilimle erken yaşta tanıştırarak bilimsel düşünme becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.</p><p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Araştırma Görevlisi Tuba Kapucuoğlu'nun yürütücülüğünü üstlendiği 'Doğamda Bilim Var: Küçük Kaşiflerin Bilim Yolculuğu' başlıklı proje,' TÜBİTAK 4009 Köy Okullarına Yönelik Destek Programı' kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p><p>Proje, Muş'un kırsal bölgelerinde yaşayan okul öncesi dönem ve ilkokul çağındaki çocukların bilimle erken yaşta tanışmalarını sağlarken, doğayı bir öğrenme ortamı olarak deneyimlemelerine imkan sunacak.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Kapucuoğlu, çocukların doğuştan gelen merak duygusunun uygun öğrenme ortamlarıyla desteklenmesinin bilimsel düşünmenin gelişiminde önemli rol oynadığını belirtti.</p><p>Kırsal bölgelerde yaşayan çocukların doğayla etkileşim kurabilecek önemli fırsatlara sahip olduğunu aktaran Kapucuoğlu, 'Projeyle bu çevresel deneyimlerin bilimsel etkinliklerle desteklenerek anlamlı öğrenme yaşantılarına dönüşmesini amaçlıyoruz.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kapucuoğlu, proje uzmanı olarak görev alan Doç. Dr. Özlem Yurt Tarakçı başta olmak üzere bilgi birikimi ve deneyime sahip akademisyen, eğitmen ve konuşmacıların proje kapsamında bir araya geldiğini belirten Kapucuoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Proje kapsamında çocuklar doğa gözlemleri yapacak, deneysel çalışmalar gerçekleştirecek ve keşif temelli etkinliklere katılacak. Hedefimiz, çocukların bilimi yalnızca okulda öğrenilen bir konu olarak değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak deneyimlemelerini sağlamak. Etkinliklerde çocukların gözlem yapma, tahmin etme, karşılaştırma, sınıflandırma ve problem çözme becerilerini destekleyeceğiz. Böylece erken yaşlardan itibaren çocukların çevrelerini gözlemleyen, sorgulayan, araştıran ve keşfeden bireyler olarak bilimsel süreçlere aktif katılım göstermelerini teşvik edeceğiz.'</p><p>- 'Proje yalnızca çocukları değil, bölgedeki yetişkinleri de kapsıyor'</p><p>Kapucuoğlu, proje kapsamında çocukların farklı öğrenme deneyimleri yaşayacağını aktararak, 'Çocuklarımız doğada kodlama etkinliklerinden dijital mikroskopla yapılan incelemelere, mühendislik ve tasarım uygulamalarından deneysel çalışmalara kadar birçok etkinliğe katılacak. Yaprakların desenleri, toprağın yapısı, canlıların özellikleri ve doğadaki örüntüler çocuklar için bilimsel keşif araçlarına dönüşecek.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Çocukların çevrelerinde gördükleri olayları bilimsel bakış açısıyla değerlendirmelerinin hedeflendiğini belirten Kapucuoğlu, 'Çocuklar bilginin pasif alıcıları olarak değil, sorgulayan, araştıran ve bilgi üreten bireyler olarak sürecin öznesi konumundalar. Proje yalnızca çocukları değil, bölgedeki yetişkinleri de kapsıyor. Bilimsel etkinliklerin yanı sıra ilkokul öğrencilerine ve köy halkına yönelik bilim söyleşileri düzenleyeceğiz. Böylece bilim insanları ile toplum arasında doğrudan etkileşim kurulmasına katkı sağlayacağız. Bilimsel bilginin erişilebilir ve paylaşılabilir bir değer olarak benimsenmesini amaçlıyoruz.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>Kapucuoğlu, okul öncesi dönem çocuklarına yönelik uygulamalı etkinlikler, ilkokul öğrencilerine yönelik etkileşimli bilim söyleşileri ve yetişkinlere yönelik bilim buluşmaları gerçekleştirileceğini belirterek, öğretmenlerin bilim temelli etkinlikler yürütmelerinin teşvik edileceğini, okulların bilimsel içerikli kitap ve süreli yayınlara erişiminin de destekleneceğini aktardı.</p><p>Projenin Biruni Üniversitesi koordinasyonunda yürütüleceğini kaydeden Kapucuoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Muş Alparslan Üniversitesi ve Hakkari Üniversitesinden akademisyenlerin katkı sunduğu çalışmanın, farklı kamu kurumlarından uzmanların da desteğiyle disiplinler arası bir yapıya sahip olduğunu belirtti.</p><p>Kapucuoğlu, bilimsel bilgi ile yerel yaşam deneyimlerini buluşturarak kırsal bölgelerde bilim okuryazarlığının güçlenmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/biruni-universitesinden-mustaki-koy-okullarina-tubitak-destekli-bilim-projesi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/biruni-universitesinden-mustaki-koy-okullarina-tubitak-destekli-bilim-projesi.jpg" type="image/jpeg" length="99879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eklem kireçlenmesinde rejeneratif yöntemler tedaviye katkı sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/eklem-kireclenmesinde-rejeneratif-yontemler-tedaviye-katki-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/eklem-kireclenmesinde-rejeneratif-yontemler-tedaviye-katki-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Sena Tolu: - 'Doğru teknik ve kişiye özel planlama ile PRP ve eksozom, eklem sağlığını korumada güçlü bir alternatif sunuyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Sena Tolu, eklem kireçlenmesinde uygulanan PRP ve eksozom tedavilerinin yalnızca ağrıyı azaltmayı değil, eklem dokusunun biyolojik olarak yenilenmesini de hedeflediğini belirtti.</p><p>Medipol Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, halk arasında eklem kireçlenmesi olarak bilinen osteoartrit, doku dejenerasyonu ve hücresel yaşlanma süreçleriyle ilerleyerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Tolu, eklem kireçlenmesinde kıkırdak dokusunun kendini onarma kapasitesinin oldukça sınırlı olduğunu vurguladı.</p><p>Ağrı kesici ve fizik tedavi uygulamalarının yalnızca semptomları kontrol ettiğini kaydeden Tolu, 'Ancak eklemde biyolojik bir iyileşme sağlamaz. Bu nedenle günümüzde rejeneratif tedavilere yönelim çok arttı.' ifadesini kullandı.</p><p>Tolu, PRP tedavisinin hastanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma kullanılarak uygulandığını aktararak, 'PRP, büyüme faktörlerini yoğun şekilde barındırır. Eklemdeki yangıyı azaltır, kıkırdak hücrelerinin yenilenmesini destekler ve eklem sıvısının kalitesini artırır. Böylece ağrı ve tutuklukta belirgin düzelme sağlanabilir. Hastalar PRP sonrası merdiven çıkma, yürüme ve günlük aktivitelerde gözle görülür bir rahatlama bildiriyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Eksozom tedavisinin rejeneratif tıbbın daha ileri uygulamalarından biri olduğuna işaret eden Tolu, 'Eksozomlar güçlü sinyal molekülleri sayesinde eklem dokusunda yenileyici bir ortam oluşturur. Özellikle kıkırdak hasarı daha belirgin olan hastalarda onarıcı sinyal iletimini artırması ve iyileşmeyi hızlandırması dikkat çekiyor.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>Tolu, tedavilerde doğru hasta seçiminin önem taşıdığını vurgulayarak, hafif ve orta dereceli osteoartriti olan, ağrı kesici ve fizik tedaviye rağmen şikayeti devam eden, yürürken veya merdiven çıkarken zorlanan kişilerin söz konusu yöntemlerden en fazla fayda gördüğünü belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tedavilerin ultrason rehberliğinde güvenle uygulanabildiğini, kısa sürdüğünü ve hastaların genellikle 24 saat içinde günlük yaşamına dönebildiğini kaydeden Tolu, 'Doğru teknik ve kişiye özel planlama ile PRP ve eksozom, eklem sağlığını korumada güçlü bir alternatif sunuyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/eklem-kireclenmesinde-rejeneratif-yontemler-tedaviye-katki-sagliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/eklem-kireclenmesinde-rejeneratif-yontemler-tedaviye-katki-sagliyor.jpg" type="image/jpeg" length="65254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abdi İbrahim ilaçta elektronik kullanma talimatı dönemini başlattı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/abdi-ibrahim-ilacta-elektronik-kullanma-talimati-donemini-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/abdi-ibrahim-ilacta-elektronik-kullanma-talimati-donemini-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Oğuzcan Bülbül: - 'Bu proje, bir yandan dijitalleşmeyle sağlık hizmetlerinde erişilebilirliği artırırken ve kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştırırken, diğer yandan da kağıt tüketimimizi ve buna bağlı karbon emisyonlarımızı azaltarak düşük karbonlu dönüşüm yolculuğumuza katkı sağlıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Abdi İbrahim, dijital dönüşüm adımlarından Karekod Projesi'ni hayata geçirerek elektronik kullanma talimatı (e-KT) içeren ilk ürünlerini piyasaya sundu.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ilgili regülasyonlar kapsamında, muaf tutulan ürünler hariç olmak üzere, uygun ürünlerde yalnızca e-KT içeren karekodlu ambalaj uygulaması kullanılacak. 1 Ocak 2027 itibarıyla zorunlu hale gelecek e-KT uygulamasına erken uyum sağlayan Abdi İbrahim, dönüşüm sürecini ürün portföyüne yaygınlaştırmaya devam ediyor.<br></p><p>Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK) ilaç kutuları üzerinden kullanma talimatlarının elektronik ortamda erişilebilir olmasına yönelik düzenlemesi doğrultusunda şirket, e-KT içeren ilk ürünlerini piyasaya sunarak, haziran ayı itibarıyla ürün portföyünde kademeli geçiş sürecini başlattı.<br></p><p>Uygulama sayesinde kullanıcılar, ilaç kutuları üzerinde yer alan karekodları akıllı cihazlarıyla okutarak güncel e-KT'lere dijital ortamda erişebilecek. Şirket, dönüşüm kapsamında basılı kullanma talimatlarını da kademeli olarak kaldırarak kağıt tüketimini azaltmayı, karbon ayak izini düşürmeyi ve dijitalleşmeyi çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle buluşturmayı amaçlıyor.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği odağına alan Karekod Projesi, Abdi İbrahim'in 'HEAL2050' Sürdürülebilirlik Stratejisi kapsamında düşük karbonlu şirkete dönüşme hedefiyle uyumlu bir proje olarak öne çıkıyor. <br></p><p>Basılı kullanma talimatlarının kaldırılmasıyla şirketin yıllık yaklaşık 2 bin 500 ton karbondioksit eşdeğeri (CO2e) sera gazı emisyon azaltımı sağlaması hedefleniyor. Söz konusu dönüşüm, kağıt tüketiminin ve karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlarken, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleriyle de uyumlu bir yaklaşım ortaya koyuyor.<br></p><p>- 'İkiz dönüşümü tek bir kutuya sığdırdığımız için gururluyuz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Oğuzcan Bülbül, projenin Abdi İbrahim'in HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisiyle doğrudan uyumlu olduğunu belirtti.</p><p>Sürdürülebilirliğin iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Bülbül, hayata geçirdikleri her projede ortak faydaya hizmet eden, çok yönlü bakış açılarındaki izlerin bulunduğunu aktardı.</p><p>Bülbül, 'Bu proje, bir yandan dijitalleşmeyle sağlık hizmetlerinde erişilebilirliği artırırken ve kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştırırken, diğer yandan da kağıt tüketimimizi ve buna bağlı karbon emisyonlarımızı azaltarak düşük karbonlu dönüşüm yolculuğumuza katkı sağlıyor. İkiz dönüşümü tek bir kutuya sığdırdığımız için gururluyuz.' değerlendirmesinde bulundu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/abdi-ibrahim-ilacta-elektronik-kullanma-talimati-donemini-baslatti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/abdi-ibrahim-ilacta-elektronik-kullanma-talimati-donemini-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="49370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havada bilinçsiz egzersiz performans kaybına yol açabiliyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/sicak-havada-bilincsiz-egzersiz-performans-kaybina-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/sicak-havada-bilincsiz-egzersiz-performans-kaybina-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Buket Akıncı: - 'Özellikle sıcak ortama uyum sağlanmadan yapılan egzersizlerde performans kaybı yüzde 10 ila 30 seviyelerine kadar çıkabiliyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Buket Akıncı, sıcak ve nemli havalarda yeterli önlem alınmadan yapılan egzersizlerin performans kaybı ve sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.</p><p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Akıncı, yaz mevsimiyle açık havada yapılan fiziksel aktivitelerin arttığını belirterek, çevresel koşulların egzersiz güvenliği ve performansı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br></p><p>Yaz aylarında artan sıcaklık, nem ve hava kirliliğinin egzersiz performansını olumsuz etkileyebildiğine değinen Akıncı, 'Özellikle sıcak ve nemli havalarda yeterli önlem alınmadan yapılan egzersizler, performans kayıplarına ve sağlık sorunlarına yol açabiliyor.' ifadesini kullandı.</p><p>Akıncı, egzersiz sırasında ortaya çıkan enerjinin büyük bölümünün ısıya dönüştüğünü, vücudun bu ısıyı terleme ve terin buharlaşması yoluyla uzaklaştırdığını aktardı. <br></p><p>Yüksek nem oranının söz konusu mekanizmayı olumsuz etkilediğini vurgulayan Akıncı, şunları kaydetti:<br></p><p>'Nem arttığında terin buharlaşması zorlaşır. Bu durumda vücut ısısını düşürmek güçleşir, çekirdek sıcaklık daha hızlı yükselir ve kalp daha fazla çalışmak zorunda kalır. Sıcak ve nemli ortamlarda yapılan egzersizler, dayanıklılık performansını önemli ölçüde düşürür. Araştırmalar, aynı egzersiz şiddetinde kalp atım hızının arttığını, kişinin daha fazla efor harcadığını hissettiğini ve performansın azaldığını gösteriyor. Özellikle sıcak ortama uyum sağlanmadan yapılan egzersizlerde performans kaybı yüzde 10 ila 30 seviyelerine kadar çıkabiliyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Sıvı kaybı en önemli risklerden biri'</p><p>Akıncı, yüksek sıcaklıklarda sıvı kaybının en önemli risklerden biri olduğuna, vücut ağırlığının yalnızca yüzde 2'si kadar sıvı kaybının bile performansı olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekerek, 'Sıvı kaybı arttığında vücudun ısı düzenleme mekanizması bozuluyor. Çekirdek vücut sıcaklığı daha hızlı yükselirken, aerobik performans da düşüyor. Bu nedenle egzersiz sırasında oluşan vücut ağırlığı kaybının yüzde 2'nin altında tutulması gerekiyor.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Yaz aylarında sıcak hava dalgalarıyla hava kirliliğinin de önemli bir risk faktörü haline geldiğini belirten Akıncı, egzersiz sırasında solunum hızının ve akciğerlere giren hava miktarının ciddi şekilde arttığını kaydetti.</p><p>Egzersiz yaparken bir dakikada akciğerlere girip çıkan hava miktarının dinlenme haline göre 10 kat daha fazla olabildiğini kaydeden Akıncı, 'Bu durum, ince partikül maddeler, ozon ve diğer kirleticilerin daha fazla solunmasına neden oluyor. Özellikle ozon seviyelerinin yükseldiği günlerde solunum ve kalp-damar sistemi üzerindeki yük artabiliyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Vücudun sıcak ortama belirli bir süre içerisinde adapte olabildiğini, düzenli egzersiz yapan kişilerde sıcağa uyum performansının yaklaşık 10-14 gün içinde büyük ölçüde tamamlandığını aktaran Akıncı, şu tavsiyelerde bulundu:</p><p>'Bu süreç sonunda terleme mekanizması daha etkin çalışır, plazma hacmi artar ve kalp, aynı egzersiz şiddetinde daha az zorlanır. Ancak nemli havalarda bu adaptasyonlar gelişse bile terin buharlaşmasını sınırlayan fiziksel koşullar tamamen ortadan kalkmıyor. Bu nedenle yüksek nem, performans üzerinde etkisini sürdürmeye devam ediyor. Özellikle yaz aylarında açık havada egzersiz yapacak kişiler, yalnızca hava sıcaklığını değil, nem oranını ve hava kalitesini de takip etmeli. Günün daha serin saatleri tercih edilmeli, yeterli sıvı alımı sağlanmalı ve çevresel koşullar göz önünde bulundurulmalı. Özellikle çocuklar, ileri yaş grubundaki bireyler ve kronik hastalığı bulunan kişiler sıcaklık, nem ve hava kirliliğinin oluşturduğu risklerden daha fazla etkilenebilir. Fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası ancak egzersizin çevresel koşullara uygun şekilde planlanması, büyük önem taşıyor.'</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/sicak-havada-bilincsiz-egzersiz-performans-kaybina-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/sicak-havada-bilincsiz-egzersiz-performans-kaybina-yol-acabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="47590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da kalp krizi geçiren hasta ambulans helikopterle hastaneye ulaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-kalp-krizi-geciren-hasta-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-kalp-krizi-geciren-hasta-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - Malatya'nın Darende ilçesinde göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 75 yaşındaki kişi, kalp krizi teşhisi konulmasının ardından ambulans helikopterle Malatya'ya sevk edildi.</p><p>M.E, göğüs ağrısı şikayetiyle Hulusi Efendi Devlet Hastanesine gitti.</p><p>Burada yapılan sağlık kontrolünde kalp krizi geçirdiği tespit edilen M.E. için 112 Acil Çağrı Merkezinden ambulans helikopter talebinde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İlk müdahalesi hastanede yapılan M.E, ilçe stadına inen Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Malatya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-kalp-krizi-geciren-hasta-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/malatyada-kalp-krizi-geciren-hasta-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi.jpg" type="image/jpeg" length="29123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Roche İlaç Türkiye ve TÜSEB'den işbirliği]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli: - 'İşbirliğiyle Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmaya, araştırma süreçlerini daha etkin hale getirmeye ve yenilikçi tedavilere erişimi desteklemeye katkı sunmayı hedefliyoruz' - TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan: - 'Araştırma ekosistemini güçlendirecek her adımı, Türkiye'nin sağlıkta küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım olarak görüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Roche İlaç Türkiye ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Türkiye'de klinik araştırmaların geliştirilmesi, araştırma kapasitesinin artırılması ve uluslararası araştırmalardaki rekabet gücünün desteklenmesi amacıyla işbirliği protokolü imzaladı.</p><p>Roche İlaç Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, Ankara'da Sağlık Bakanlığında düzenlenen imza törenine, TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli, Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Ülke Direktörü Mina Nejadamin, Ülke Terapötik Alan Lideri İrem Akat Kul ve İletişim Ortağı Hande Hazinedaroğlu Hatırnaz katıldı.</p><p>Protokol kapsamında, Roche İlaç Türkiye tarafından Türkiye'de yürütülmesi planlanan klinik araştırmalar için ülke ve merkez fizibilite süreçlerinin desteklenmesi, uygun araştırma merkezlerinin belirlenmesine yönelik içgörü paylaşılması ve şehir hastaneleriyle yürütülecek araştırma işbirliklerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>İşbirliği ayrıca Roche İlaç Türkiye'nin 20 yılı aşkın süredir sürdürdüğü Roche Klinik Çalışmalar Okulu kapsamında verilen temel ve ileri düzey İyi Klinik Uygulamalar eğitimlerinin TÜSEB işbirliğiyle düzenlenmesini ve araştırma ekosistemini güçlendirmeye yönelik ortak projelerin hayata geçirilmesini kapsıyor.</p><p>İşbirliğiyle Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalardaki rekabet gücünün artırılması, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi ve yenilikçi tedavilere erişimin desteklenmesi amaçlanıyor.</p><p>- 'İşbirliği Türkiye'nin klinik araştırma altyapısının gelişmesine katkı sağlayacak'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, Türkiye'nin sağlık alanındaki araştırma kapasitesini güçlendirmenin, bilimsel üretimi artırmanın ve ülkeyi uluslararası araştırma ekosisteminde daha güçlü konuma taşımanın TÜSEB'in temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti.</p><p>'Üreten Sağlık' vizyonu doğrultusunda kurulan işbirliğinin klinik araştırma altyapısının gelişmesine ve Türkiye'nin bu alandaki potansiyelinin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacağına inandıklarını aktaran Kervan, 'Araştırma ekosistemini güçlendirecek her adımı, Türkiye'nin sağlıkta küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.' ifadesi kullandı.</p><p>Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli de bilimsel araştırmaları sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olarak gördüklerini kaydetti.</p><p>Türkiye'nin güçlü sağlık altyapısı ve deneyimli araştırmacılarıyla klinik araştırmalar açısından önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bidgoli, 'TÜSEB ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliğiyle Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalardaki rekabet gücünü artırmaya, araştırma süreçlerini daha etkin hale getirmeye ve yenilikçi tedavilere erişimi desteklemeye katkı sunmayı hedefliyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Ülke Direktörü Mina Nejadamin, klinik araştırmaların sürdürülebilir şekilde gelişmesinin güçlü araştırma merkezleri, nitelikli insan kaynağı ve paydaşlar arasında etkin işbirlikleriyle mümkün olduğunu belirtti.</p><p>Nejadamin, TÜSEB ile hayata geçirilen işbirliği kapsamında araştırmacıların yetkinliklerinin geliştirilmesine, araştırma merkezlerinin görünürlüğünün artırılmasına ve uluslararası standartlarda klinik araştırmaların Türkiye'de daha yaygın hale gelmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/roche-ilac-turkiye-ve-tusebden-isbirligi.jpg" type="image/jpeg" length="79816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağırsak sağlığı kanser tedavisinde önemli rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu: - 'Bağırsak dengesini bozan en önemli faktörlerden biri gereksiz antibiyotik kullanımı. Antibiyotikler faydalı bakterileri azaltarak mikrobiyotayı olumsuz etkileyebilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu, kanser tedavisi gören hastalarda bağırsak sağlığının tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkilediğini belirterek, mikrobiyota dengesinin güçlü olduğu hastalarda tedaviye yanıtın daha iyi, yan etkilerin ise daha az görüldüğünü ifade etti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Topçu, bağırsaklarda yaşayan faydalı bakterilerin yalnızca sindirim sistemi için değil, kanser tedavisinin etkinliği açısından da önemli rol oynadığını vurguladı.</p><p>Bağırsak sağlığındaki bozulmanın kanser tedavisinde süreci zorlaştırabileceğini, sık görülen ağız yaraları, mukozit, ishal ve kabızlık gibi sorunların bağırsak bariyerini bozabildiğini aktaran Topçu, şunları kaydetti:</p><p>'Bu durumlar tedaviye uyumu zorlaştırabilir. Ancak bağırsak sağlığı iyi olan hastalarda hem yan etkiler daha az görülür hem de tedaviye uyum artar. Bağırsak dengesini bozan en önemli faktörlerden biri gereksiz antibiyotik kullanımı. Antibiyotikler, faydalı bakterileri azaltarak mikrobiyotayı olumsuz etkileyebilir.' </p><p>Topçu, probiyotik kullanımının her hasta için uygun olmadığını belirterek, hastalara liften zengin, dengeli ve doğal beslenme önerdiklerini aktardı.</p><p>Bağırsak sağlığının yalnızca destekleyici değil, tedaviye yön veren bir faktör olduğuna değinen Topçu, 'Özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda probiyotikler risk oluşturabilir. Bu nedenle mutlaka hekim önerisiyle kullanılmalı. Doğru beslenme ve erken müdahale ile tedaviye uyum artırılabilir. Mikrobiyota dengesi iyi olan hastalarda tedaviye yanıt daha olumlu oluyor.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br></p><table><tr></tr></table></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/bagirsak-sagligi-kanser-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor.jpg" type="image/jpeg" length="54929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hemoroid sanılan şikayetlerde erken tanı hayati önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Sağlık Grubu'ndan Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, 'hemoroid' sanılan uzun süreli ağrı ve kanama şikayetlerinde genel cerrahi veya gastroenteroloji cerrahisi uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.</p><p>​​​​​​​Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, makat bölgesindeki şikayetler, halk arasında 'basur' olarak bilinen 'hemoroid' hastalığı sanılarak önemsenmeyebiliyor veya utanç duygusuyla ertelenebiliyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Medipol Acıbadem Bölge Hastanesinden Genel Cerrahi ve Gastoentoloji Cerrahisi Uzmanı Aydın, şikayetlerin basit bir rahatsızlık sanılarak kulak ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hemoroid sanılan belirtilerin rektum kanseri gibi çok ciddi hastalıkların da habercisi olabileceğine dikkati çeken Aydın, özellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkan şikayetlerin vakit kaybedilmeden değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p><p>Hemoroid ve rektum kanseri belirtilerinin birbirine benzeyebildiğini, her iki hastalığın da makatta dolgunluk hissi, ağrı ve kanama yapabildiğini aktaran Aydın, 'Ancak biri damarsal yapılardan kaynaklanırken, diğeri bağırsak mukozasındaki hücrelerden gelişen ciddi bir kanser türüdür.' ifadesini kullandı.</p><p>Özellikle toplumda şikayetlerin utanma duygusuyla ertelendiğini ifade eden Aydın, 'Birçok kişi tüm şikayetlerini hemoroid sanıyor. Oysa rektum kanserinde geç kalındığında hem yaşam kalitesi bozuluyor hem de tedavi şansı azalıyor.' uyarısında bulundu.</p><p>Kanser hastalıklarında erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Aydın, 'Kanserden korkma, geç kalmaktan kork sözü burada çok önemli. Çünkü gecikildikçe tedavi olma şansı azalıyor. Makat bölgesinde uzun süren kanama, ağrı veya dolgunluk hissi yaşayan kişilerin mutlaka genel cerrahi veya gastroenteroloji cerrahisi uzmanına başvurması gerekir. Erken değerlendirme hayat kurtarıcı olabilir.' değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/hemoroid-sanilan-sikayetlerde-erken-tani-hayati-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="29371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleneksel tıp birçok hastalığın tamamlayıcı tedavisinde önemli rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Özlü: - 'Nörolojik rehabilitasyon açısından felçli hastalar, bel, boyun ağrısı, romatizmal hastalıklar, kas tendon problemleri, spor yaralanmaları başta olmak üzere birçok alanda tamamlayıcı tedavileri kullanıyoruz' - 'İltihaplı eklem romatizmasında özellikle ozon tedavisi daha ön planda iken ağrılar için akupunktur, mezoterapi, kupa tedavileri de yapılıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Özlü, ağrılardan romatizmal hastalıklara ve spor yaralanmalarına kadar birçok alanda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp'tan (GETAT) güzel sonuçlar aldıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aynı zamanda Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi olan Özlü, sağlık kongresi için geldiği Antalya'da, AA muhabirine, geleneksel tıbbın tamamlayıcı tedavi olduğunu ifade etti.</p><p>GETAT'ı acil durumlar hariç her yaş grubunda ve her hastalıkta kullanabildiklerini belirten Özlü, 'Nörolojik rehabilitasyon açısından felçli hastalar, bel, boyun ağrısı, inflamatuar ağrı dediğimiz romatizmal hastalıklar, kas tendon problemleri, spor yaralanmaları başta olmak üzere birçok alanda tamamlayıcı tedavileri kullanıyoruz. Çünkü Sağlık Bakanlığının tanımladığı protokoller ve tedaviler bunlar. Akupunktur, ozon, hacamat, sülük, proterapi, mezoterapi, refleksoloji, fizik terapi gibi çok farklı yöntemlerimiz var. Hekimler yapıyor bu uygulamaları.' dedi.</p><p>Özlü, bu uygulamaların sağlık kuruluşlarında, özel sağlık merkezlerinde ya da kamu hastanelerinde kolaylıkla uygulanabildiğini kaydetti.</p><p>GETAT kapsamında en fazla akupunkturun, kronik ağrılarda ve migrende etkili olduğuyla ilgili çok güzel çalışmalar bulunduğunu anlatan Özlü, 'Ama hastalık ve branş özelinde de kesin sonuçlar alınan tedaviler var. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tamamlayıcı tedavi olarak kullanıyoruz. İltihaplı eklem romatizmasında özellikle ozon tedavisi daha ön planda iken ağrılar için akupunktur, mezoterapi, kupa tedavileri de yapılıyor.' diye konuştu.</p><p>- Toplumda yaygın görülen diz ağrısından korunmak mümkün</p><p>Obezite ve plansız yaşam arttıkça ayak bileği, kalça, bel gibi bölgelerdeki ağrıların kaçınılmaz olacağını dile getiren Özlü, etkin kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için düzenli egzersizin zorunlu olduğunu dile getirdi.</p><p>Yaş arttıkça kireçlenme problemlerinin de arttığına dikkati çeken Özlü, 'Bunu engellemek için düzenli egzersiz yapacağız, kilo kontrolünü sağlayacağız. Kilo kontrolü için önerilen egzersiz haftada 150 dakikadır. 30 dakikadan haftada 5 kez yürüyüş şeklinde nabzın bir miktar artmasını sağlayarak tempolu yürüyüşlerle başlayabiliriz.' önerisinde bulundu.</p><p>Özlü, yürümenin de formülleri olduğunu, bunun hastanın oksijen kapasitesine, nabız hızına ve kronik hastalıklarına göre değiştiğini belirtti.</p><p>Egzersizin düz zeminde ve tartan pistte yapılmasını öneren Özlü, 'Yani çakıllı, pütürlü yüzeyler, koşu bandı, engebeli yüzeyler, engebeli araziler diz ve kalça problemlerini hatta yer yer ayak bilek problemlerini beraberinde getirir. Dolayısıyla yürüdüğümüz zemin ve giydiğimiz ayakkabı, spor malzemeleri çok önemli.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor.jpg" type="image/jpeg" length="89136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MS hastalığında erken teşhisle hastalığın seyrini kontrol altına almak mümkün]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Erkingül Birday: - 'Günümüzde tedavi seçeneklerimiz oldukça arttı. Atak tedavileri, atak önleyici tedaviler ve semptomlara yönelik uygulamalarla hastalarımızı büyük ölçüde kontrol altında tutabiliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Mega Üniversite Hastanesinden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Erkingül Birday, Multipl Skleroz (MS) hastalığında erken teşhisin büyük önem taşıdığını, belirtiler ortaya çıktığında erken başvuru ve doğru tedaviyle hastalık seyrinin kontrol altına alınabileceğini belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Erkingül Birday, MS'in çoğunlukla ataklarla seyreden, beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık olduğunu aktardı.</p><p>Birday, özellikle genç erişkinlerde görülen ve merkezi sinir sistemini etkileyen MS, bazen sinsi belirtilerle ilerleyerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğini kaydetti.</p><p>MS'in beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık olduğunu kaydeden Birday, 'Multipl Skleroz, büyük çoğunlukla ataklarla seyreden bir hastalıktır. Görme kaybı, uyuşma, güç kaybı, baş dönmesi, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Birday, hastalığın yoğun yorgunluk ve unutkanlık gibi belirtilerle de ortaya çıkabildiğine işaret ederek, bu tür şikayetler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini aktardı.</p><p>- MS'te yaşam tarzı değişiklikleri tedaviyi destekliyor</p><p>MR ve destekleyici testlerle hastalığa daha erken tanı konulabildiğini vurgulayan Birday, şunları kaydetti:</p><p>'Her hastada hastalığın seyri farklı ilerler. MS'in kesin nedeni bilinmiyor, ancak genetik yatkınlık ve çevresel faktörler bu konuda etkili. Günümüzde tedavi seçeneklerimiz oldukça arttı. Atak tedavileri, atak önleyici tedaviler ve semptomlara yönelik uygulamalarla hastalarımızı büyük ölçüde kontrol altında tutabiliyoruz. Tedavi sürecinde yaşam tarzı da önem taşıyor. Düzenli egzersiz, özellikle pilates ve yoga hastalarımıza iyi geliyor. Beslenme alışkanlıklarının da düzenlenmesi gerekiyor. Hastalara ilaçlarını düzenli kullanmaları ve kontrollerini aksatmamaları gerekiyor. Belirtiler ortaya çıktığında erken başvuru ve doğru tedaviyle hastalığın seyri kontrol altına alınabilir. MS zor bir hastalık ama bu süreçte birlikte mücadele etmek mümkün.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/ms-hastaliginda-erken-teshisle-hastaligin-seyrini-kontrol-altina-almak-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="86704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lokman Hekim Üniversitesinde işitme, denge ve dil konuşma hizmeti tek çatı altında]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/lokman-hekim-universitesinde-isitme-denge-ve-dil-konusma-hizmeti-tek-cati-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/lokman-hekim-universitesinde-isitme-denge-ve-dil-konusma-hizmeti-tek-cati-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Lokman Hekim Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı ve Lokman Hekim Üniversitesi İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Seyra Erbek: - 'Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemli. Bu dönemde müdahale edildiğinde çocukların dil gelişimi ve akademik becerilerinde kayıp yaşanmıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde yaklaşık iki yıldır faaliyet gösteren İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi, Türkiye'de bu üç alanı tek çatı altında buluşturan yapı olarak hizmet vermeye devam ediyor.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Lokman Hekim Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı ve Lokman Hekim Üniversitesi İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Seyra Erbek, yaklaşık iki yıldır hizmet veren merkezin aynı zamanda eğitim amacıyla da kullanıldığını belirtti.</p><p>Erbek, 'Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji, Dil Konuşma Bölümleri öğrencilerimiz burada birebir hasta gözlemleme imkanı buluyor. Hizmet veren kadromuz tamamen akademik kişilerden oluşuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Merkezin teknik altyapısına da değinen Erbek, kullanılan cihazların güncel teknolojiye sahip olduğunu belirterek, kapsamlı değerlendirme yapılabildiğini kaydetti.</p><p>Erbek, merkezde yenidoğandan ileri yaş grubuna kadar tüm bireylere yönelik hizmet verildiğini aktararak, 'İşitme kaybına neden olan hastalıklar kapsamlı testlerle değerlendiriliyor. Sadece işitme değil, denge bozukluklarıyla ilgili de kapsamlı inceleme yapabiliyoruz. Beyin sapı, beyincik ve denge organlarını ayrı ayrı değerlendirme imkanımız bulunuyor.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vertigo tedavisinde kullanılan 'vestibüler' rehabilitasyon uygulamalarına ilişkin bilgi veren Erbek, sanal gerçeklik destekli sistemlerle hastaların takip edildiğini ve tedavi sürecinin kayıt altına alınabildiğini belirtti.</p><p>- 'Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemli'</p><p>Lokman Hekim Üniversitesinde bulunan merkezin Türkiye'de işitme, denge ve dil-konuşma alanlarını aynı çatı altında buluşturan ilk yapı olduğunun bilgisini veren Erbek, 'Sıfır yaştan ileri yaş grubuna kadar işitmeyi etkileyen tüm hastalıklara tanı koyabiliyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Erbek, yenidoğan işitme taramasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Türkiye'de her 1000 doğumda 1 ila 4 arasında işitme kaybının görülebildiğini anlattı.</p><p>Erbek, 'Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemli. Bu dönemde müdahale edildiğinde çocukların dil gelişimi ve akademik becerilerinde kayıp yaşanmıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Merkezin, Sağlık Bakanlığı tarafından yönlendirilen yenidoğanların değerlendirildiği referans merkezlerinden biri olduğunu belirten Erbek, yenidoğan işitme tarama hizmetinin ücretsiz sunulduğunu kaydetti.</p><p>Dil ve konuşma alanında da hizmet verildiğini aktaran Prof. Dr. Erbek, özellikle yutma bozukluğu yaşayan hastaların multidisipliner yaklaşımla değerlendirildiğini aktardı.</p><p>Erbek, 'Burada önemli olan doğru nedeni tespit etmek ve hastaya uygun çözümü üretmek. Hasta normal beslenmeye dönebiliyorsa bu bizim için önemli bir başarı ölçütü.' değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/lokman-hekim-universitesinde-isitme-denge-ve-dil-konusma-hizmeti-tek-cati-altinda</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/lokman-hekim-universitesinde-isitme-denge-ve-dil-konusma-hizmeti-tek-cati-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="71132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yetersiz klorlanan havuzlar enfeksiyon riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/yetersiz-klorlanan-havuzlar-enfeksiyon-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/yetersiz-klorlanan-havuzlar-enfeksiyon-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş: - 'Temiz olmayan havuzların kullanılması göz, kulak, mide-bağırsak ve deri enfeksiyonlarına yol açabilir. Özellikle göz enfeksiyonları kızarıklık ve akıntı ile kendini gösterebilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, yetersiz klorlanan havuz sularının başta göz, kulak ve mide-bağırsak enfeksiyonları olmak üzere özellikle çocuklar açısından büyük risk taşıdığını belirtti.</p><p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında serinlemek amacıyla tercih edilen havuzlar, yetersiz temizlik ve klorlama nedeniyle hijyen koşullarının sağlanamaması durumunda ciddi enfeksiyon kaynaklarına dönüşebiliyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Diktaş, yeterli klorlama yapılmayan havuzların enfeksiyon açısından risk oluşturduğunu vurgulayarak, 'Temiz olmayan havuzların kullanılması göz, kulak, mide-bağırsak ve deri enfeksiyonlarına yol açabilir. Özellikle göz enfeksiyonları kızarıklık ve akıntı ile kendini gösterebilir.' ifadelerini kullandı. </p><p>Diktaş, çocuklarda sık görülen dış kulak yolu enfeksiyonlarının da havuz kullanımına bağlı gelişebileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Havuz kaynaklı mide-bağırsak enfeksiyonlarına da dikkati çeken Diktaş, havuz kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlara değinerek, şunları kaydetti:</p><p>'İyi klorlanmamış suların yutulması sonucu ishal, bulantı, kusma ve ateş gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durumlarda özellikle sıvı kaybının önlenmesi için sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir. Klorlaması düzenli yapılan ve temizliği kontrol edilen havuzlar tercih edilmelidir. Gerekirse yetkililerden havuzun hijyen ve klorlama belgeleri istenmelidir.'</p><table><tr></tr></table></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/yetersiz-klorlanan-havuzlar-enfeksiyon-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/yetersiz-klorlanan-havuzlar-enfeksiyon-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="57239"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
