<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Memleketten Haber</title>
    <link>https://www.memlekettenhaber.com</link>
    <description>Memleketinizin Haberlerini Okuyun</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.memlekettenhaber.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 13 Aug 2026 21:03:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[SDÜ, depremde ray burkulmalarını önleyecek yerli demir yolu sistemi geliştiriyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/sdu-depremde-ray-burkulmalarini-onleyecek-yerli-demir-yolu-sistemi-gelistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/sdu-depremde-ray-burkulmalarini-onleyecek-yerli-demir-yolu-sistemi-gelistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kahramanmaraş depremlerinde görülen S tipi ray burkulmalarını önlemeye yönelik geliştirilen sismik güçlendirme yöntemi için patent başvurusu yapıldı - Proje kapsamında Türkiye'nin iklimi, yük taşımacılığı ve hızlı tren koşullarına uygun milli travers tasarımı da geliştiriliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPARTA (AA) - Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ), 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde demir yollarında oluşan S tipi ray burkulmalarını önlemeye yönelik yeni bir sismik güçlendirme sistemi geliştiriyor.</p><p>TÜBİTAK ile AFAD'ın ortak yürüttüğü 1001 Ulusal Deprem Araştırmaları Programı (UDAP) kapsamında desteklenen projede, deprem sırasında raylarda oluşan hasarı azaltacak yeni bir demir yolu üstyapısı üzerinde çalışılıyor.</p><p>Proje kapsamında ayrıca Türkiye'nin iklim koşulları, yük taşımacılığı ve hızlı tren işletmeciliğine uygun milli travers tasarlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, AA muhabirine, üniversitedeki Ulaştırma Laboratuvarı'nın sahip olduğu teknolojik altyapıyla Türkiye'nin önde gelen araştırma merkezlerinden biri olduğunu söyledi.</p><p>Laboratuvarda kullanılan bazı test cihazlarının dünyada da çok az merkezde bulunduğunu belirten Saltan, bazı sistemlerin ise üniversite tarafından tasarlanıp üretildiğini ifade etti.</p><p>Araştırma merkezinin Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Saltan, laboratuvarın ulaştırma alanında birçok Ar-Ge projesine ev sahipliği yaptığını kaydetti.</p><p>- Türkiye'ye özgü milli travers geliştiriliyor</p><p>Türkiye'nin kendi iklim ve işletme koşullarına uygun ilk milli traversini geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Saltan, bugüne kadar kullanılan traverslerin büyük bölümünün farklı ülkelerin şartlarına göre tasarlandığını söyledi.</p><p>Laboratuvarda geliştirilen yeni travers geometrilerinin test aşamasında olduğunu ifade eden Saltan, projenin tamamlanmak üzere olduğunu ve Türkiye'nin kendi milli traversine kavuşmasını amaçladıklarını dile getirdi.</p><p>Kahramanmaraş depremlerinde demir yollarında ciddi hasarlar oluştuğunu hatırlatan Saltan, özellikle raylarda meydana gelen S tipi burkulmaları önleyecek bir sistem geliştirmek için çalışma başlattıklarını anlattı.</p><p>Geliştirilen üstyapı sistemiyle deprem sonrasında da kullanılabilecek güvenli demir yolu hatları oluşturmayı hedeflediklerini belirten Saltan, projenin son aşamaya geldiğini söyledi.</p><p>Projede görev alan SDÜ Kalite Koordinatörlüğü Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Çeçen de depremlerden sonra bazı demir yolu hatlarının kullanılamaz hale gelmesinin ulaşım ve lojistikte önemli sorunlara yol açtığını ifade etti.</p><p>Türkiye'nin yaklaşık 170 yıllık demir yolu geçmişine rağmen kendine özgü bir travers tasarımının bulunmadığını belirten Çeçen, üç boyutlu yazıcılarla ürettikleri prototipler üzerinde çok sayıda test gerçekleştirdiklerini söyledi.</p><p>Çeçen, bilgisayar destekli analizler ve laboratuvar testleri sonucunda deprem ve tren yüklerine daha dayanıklı yeni travers geometrileri geliştirdiklerini ifade ederek, 'Hedefimiz deprem sonrasında da kullanılabilen ve ray burkulmalarını önleyen yeni nesil bir demir yolu üstyapısı geliştirmek.' dedi.</p><p>- Patent başvurusu yapıldı</p><p>20 Şubat 2025'te başlayan ve TÜBİTAK-AFAD tarafından desteklenen proje kapsamında geliştirilen '​​​​​​​Karbon Fiber Takviyeli Demiryolu Üstyapısı Sismik Güçlendirme Yöntemi' için Türk Patent ve Marka Kurumu'na patent başvurusu yapıldı.</p><p>Proje kapsamında biri uluslararası SCI Q1 dergide, diğeri TR Dizin kapsamındaki dergide olmak üzere iki bilimsel makale yayımlandı.</p><p>Araştırmanın tamamlanmasıyla, deprem sırasında ray hasarını azaltacak özgün bir yöntemin dünya demir yolu literatürüne kazandırılması ve afet sonrasında hizmet vermeye devam edebilen demir yolu hatlarının geliştirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Isparta, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/sdu-depremde-ray-burkulmalarini-onleyecek-yerli-demir-yolu-sistemi-gelistiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/08/agency/aa/sdu-depremde-ray-burkulmalarini-onleyecek-yerli-demir-yolu-sistemi-gelistiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="61196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DataSpecta 80 mühendisiyle yerli yapay zeka modelleri için çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/dataspecta-80-muhendisiyle-yerli-yapay-zeka-modelleri-icin-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/dataspecta-80-muhendisiyle-yerli-yapay-zeka-modelleri-icin-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey: - 'Innovance olarak veri ve yapay zeka alanında, başta OYAK şirketleri olmak üzere farklı sektörlerden kurumlarla birlikte çalışıyor, yerli teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - OYAK'ın girişim sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance bünyesindeki DataSpecta, 80 mühendisiyle 4 yıldır yerli büyük dil modelleri ve kurumsal yapay zeka çözümleri geliştiriyor.</p><p>OYAK'tan yapılan açıklamaya göre, dünyada hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, Türkiye'de de güçlü bir ekosistem oluşturuyor. Bu kapsamda DataSpecta, 80 kişilik mühendis ekibiyle 4 yıldır yerli büyük dil modelleri ve farklı sektörlere yönelik yapay zeka çözümleri geliştiriyor.</p><p>Şirket, kendi bünyesinde kurduğu 'GPU' altyapısı ile bugüne kadar 10'un üzerinde yapay zeka ürünü ve çözümü geliştirdi.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, Türkiye'deki yapay zeka ekosisteminin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirtti.</p><p>Ürey, 4 yıl önce kurdukları DataSpecta'nın, veri ve yapay zeka teknolojilerine odaklandığını vurgulayarak, 80 kişilik mühendis ekipleriyle büyük dil modelleri, üretken yapay zeka çözümleri ve kurumsal yapay zeka uygulamaları üzerinde çalıştıklarını anlattı.</p><p>Finans, insan kaynakları, pazarlama ve farklı iş süreçlerine yönelik üretken yapay zeka çözümleri geliştirdiklerini anlatan Ürey, bunun yanında birçok OYAK şirketinde yapay zeka dönüşümüne yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.</p><p>Ürey, yapay zeka çalışmalarını kendi bünyelerinde kurdukları GPU altyapısı üzerinde yürüttüklerini kaydederek, bu yatırımın model geliştirmeden ürünleşmeye kadar tüm süreci hızlandırdığını aktardı.</p><p>DataSpecta bünyesinde GPU sunucu yatırımı gerçekleştirdiklerinin altını çizen Ürey, şunları kaydetti:</p><p>'Bu altyapı sayesinde kendi geliştirdiğimiz ya da kurumların ihtiyaçlarına göre optimize ettiğimiz büyük dil modelleriyle uçtan uca çözümler üretebiliyoruz. Veriyi dışarıya çıkarmadan kendi ortamımızda çalışabiliyor olmak bize hem güvenlik hem de esneklik kazandırıyor. Ar-Ge ekibimiz bu ortamı kullanarak, codeSpecta ve CogniSpecta gibi kapsamlı platformlar başta olmak üzere bugüne kadar 10'un üzerinde ürün ve çözüm geliştirdi.'</p><p>- Yerli yapay zeka çözümleriyle dijital dönüşüm</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ürey, geliştirilen çözümlerin bir bölümünün şirketin kendi projelerinde de kullanıldığına değinerek, ürettikleri teknolojileri yalnızca müşterilerine sunmakla kalmadıklarını kendi projelerinde de kullandıklarını anlattı.</p><p>Şirketlerinin faaliyetlerine değinen Ürey, yapay zeka desteğiyle kod geliştirdiklerini, mevcut sistemlerin kodlarını analiz ederek modernizasyon projeleri yürüttüklerini, veri modelleri ve raporları ürettiklerini belirtti.</p><p>Ürey bu örneklerin her geçen gün arttığına dikkati çekerek, kendi ürünlerini sahada birebir kullanmanın, onları gerçek ihtiyaçlarla olgunlaştırmalarını sağladığını ve bu yaklaşımın kendilerini standardizasyon, hız ve kalite olmak üzere üç alanda somut kazanım getirdiğini aktardı.</p><p>Yapay zekanın savunmadan lojistiğe, sanayiden finansa kadar birçok alanda dönüşümü hızlandırdığını vurgulayan Ürey, yerli teknoloji geliştirme kabiliyetinin önemine dikkati çekti.</p><p>Ürey, son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin, yapay zekanın stratejik önemini daha görünür hale getirdiğini vurgulayarak, yalnızca savunma alanında değil, hizmet sundukları tüm sektörlerde de güvenilir, sürdürülebilir ve yerli teknolojiler geliştirmenin büyük önem taşıdığını anlattı.</p><p>Verinin güvenli şekilde yönetildiği ve kurumların ihtiyaçlarına göre geliştirilen yapay zeka çözümlerinin, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri haline geldiğini vurgulayan Ürey, kritik teknolojilerde yerli yetkinliklerin geliştirilmesi ve kurumların kendi teknolojik kabiliyetlerini güçlendirmesinin büyük önem taşıdığını aktardı.</p><p>- Yerli yapay zeka ekosistemine yatırım vurgusu</p><p>Türkiye'de teknoloji girişimlerinin ve yapay zeka kullanımının hızla geliştiğini belirten Ürey, 'Türkiye'de yapay zeka ekosistemi her geçen gün güçleniyor. Geliştirilen teknolojilerin hem kurumlar hem de bireyler tarafından giderek daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Bu gelişim, yerli teknoloji üreticileri için de önemli fırsatlar oluşturuyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Ürey, yerli teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların önemine dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>'Yapay zeka alanında hem yatırım hem de uzun soluklu AR-GE büyük önem taşıyor. Dünyada şirketler yapay zeka teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Biz de Innovance olarak veri ve yapay zeka alanında, başta OYAK şirketleri olmak üzere farklı sektörlerden kurumlarla birlikte çalışıyor, yerli teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz.</p><p>OYAK Dijital ile birlikte ortak bir yapay zeka altyapısı oluşturduk. Yapay zeka teknolojilerinin gerektirdiği yüksek maliyetleri azaltmak ve OYAK şirketlerine merkezi bir yapı üzerinden hizmet sunabilmek amacıyla OYAK Dijital ile birlikte ortak bir altyapı tasarladık. Bu yapı sayesinde şirketlerin ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin daha güvenli, hızlı ve verimli şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/dataspecta-80-muhendisiyle-yerli-yapay-zeka-modelleri-icin-calisiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/08/agency/aa/dataspecta-80-muhendisiyle-yerli-yapay-zeka-modelleri-icin-calisiyor.jpg" type="image/jpeg" length="11252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege Denizi'nde bugüne kadarki en büyük mercan ormanı keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/ege-denizinde-bugune-kadarki-en-buyuk-mercan-ormani-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/ege-denizinde-bugune-kadarki-en-buyuk-mercan-ormani-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk: - 'Bu büyüklükte ve kilometrelerce devam eden bir mercan ormanı, Türkiye denizlerinde daha önce bilinmiyordu. Bu sadece Türkiye için değil, Ege Denizi açısından da ilk keşif niteliğinde. Yunanistan kıyılarında da bu büyüklükte bir mercan ormanına ilişkin kayıt bulunmuyor' - 'Bu alanın zaman içinde koruma altına alınması gerekiyor ancak bunun için öncelikle sınırlarının, derinliğinin ve ne kadar geniş bir alana yayıldığının belirlenmesi lazım. Bu keşif, Ege Denizi'nin biyolojik çeşitlilik açısından ne kadar zengin olduğunun bir göstergesi']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından Gökçeada ile Yunanistan'ın Semadirek Adası arasında yürütülen araştırmada, Türkiye kara sularında 70 ila 120 metre derinlikte ve 2 kilometreden fazla uzunlukta, Ege Denizi'ndeki en büyük mercan ormanı keşfedildi.</p><p>Türkiye İş Bankasının desteğiyle yürütülen araştırmada, Ege Denizi'ndeki mercan ormanları, 'R/V TÜDAV-Maru' araştırma gemisiyle, su altı robotları ve uzaktan kumandalı görüntüleme sistemleri kullanılarak incelendi.</p><p>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Gökçeada ile Semadirek arasındaki bölgede daha önce bilinmeyen büyük bir mercan ormanına ulaştıklarını söyledi.</p><p>Mercan topluluklarının yaklaşık 70 metre derinlikte başladığını ve 120 metreye kadar devam ettiğini belirten Öztürk, 'Bu alan, büyük bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda bölgede önemli miktarda kalsiyum karbonat birikimi bulunuyor. Ege Denizi'nde, daha önce ne Türkiye ne de Yunanistan kıyılarında bu büyüklükte bir mercan ormanı keşfedilmişti.' dedi.</p><p>Keşfin, kıyıdan yaklaşık 2 deniz mili açıkta başladığını ve 2 kilometreden daha uzun bir alana yayıldığını kaydeden Öztürk, elde ettikleri ilk bulgular doğrultusunda, mercan ormanının daha derin alanlara ve uluslararası sulara doğru uzanabileceğini bildirdi.<br></p><p>Bölgede su altındaki fay kırıkları ile su ve gaz çıkışlarının da gözlendiğini, bu özelliklerin mercan toplulukları ve kalsiyum karbonat birikimleriyle ilişkisini ortaya koymak için yeni çalışmalar yapılacağını ifade eden Öztürk, 'Şu anda keşfettiğimiz alan Türkiye kara suları içinde bulunuyor ancak mercan ormanının sınırlarını henüz tam olarak belirleyemedik. 200-300 metre derinliğe kadar devam etme ihtimali var. Bunun için araştırmalarımız sürecek. Gemimiz de halen bölgede çalışmalarını sürdürüyor.' diye konuştu.</p><p>- 'Keşfedilenler yumuşak mercan türlerinden oluşuyor'</p><p>Keşfedilen mercanların, sert mercanlardan farklı olarak 'gorgon' olarak adlandırılan yumuşak mercan türlerinden oluştuğunu dile getiren Öztürk, bunların arasında Akdeniz'de nadir görülen ve daha çok Batı Akdeniz'de yayılış gösteren türlerin de bulunduğunu söyledi.</p><p>Öztürk, 'Türkiye'de daha önce mercanlarla ilgili çalışmalar genellikle 30-40 metre, en fazla 50 metre derinlikte yürütülüyordu. Bu büyüklükte ve kilometrelerce devam eden bir mercan ormanı, Türkiye denizlerinde daha önce bilinmiyordu. Bu sadece Türkiye için değil, Ege Denizi açısından da ilk keşif niteliğinde. Yunanistan kıyılarında da bu büyüklükte bir mercan ormanına ilişkin kayıt bulunmuyor.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>Mercan ormanının yumuşak mercanların yanı sıra balıklar ve çeşitli omurgasız canlılardan oluşan zengin bir ekosisteme ev sahipliği yaptığını, bu durumun Ege Denizi'ndeki biyolojik çeşitliliğin korunması açısından umut verici olduğunu anlatan Öztürk, şöyle devam etti:</p><p>'Bu alanın zaman içinde koruma altına alınması gerekiyor ancak bunun için öncelikle sınırlarının, derinliğinin ve ne kadar geniş bir alana yayıldığının belirlenmesi lazım. Bu keşif, Ege Denizi'nin biyolojik çeşitlilik açısından ne kadar zengin olduğunun bir göstergesi. Yeni türlerin bulunup bulunmadığını, yapılacak ayrıntılı incelemelerin ardından anlayacağız. Bölgede kalsiyum karbonat birikimleri ve fay kırıkları da bulunuyor. Çalışmaların sonunda çok sayıda bilimsel verinin ortaya çıkacağını düşünüyoruz.'</p><p>- Araştırmalar sonbaharda genişletilecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TÜDAV'da görev yapan 6 kişilik bilim ekibinin gerçekleştirdiği keşfin ardından araştırmaların eylül ve ekimde devam edeceğini bildiren Öztürk, mercan ormanının daha derin kesimlerinin incelenmesi gerektiğini belirtti.<br></p><p>Mercan ormanları üzerine uzun yıllardır çalışma yürüttüklerini dile getiren Öztürk, 'Bu keşif, bir anda ortaya çıkan bir çalışma değil. Mercan ormanları konusunda yaklaşık 10 yıllık birikimimiz var. Bu alanda lisansüstü öğrenciler yetiştirdik ve çok sayıda bilimsel çalışma gerçekleştirdik. Teknolojiye yapılan yatırımlar ve uzun yıllara dayanan deneyim, bu keşfe ulaşmamızı sağladı.' şeklinde konuştu.</p><p>Öztürk, keşfedilen mercan topluluklarının sağlıklı durumda olduğunu, iklim değişikliğinin etkisine işaret edebilecek lezyon, doku kaybı veya ölüm belirtilerine rastlanmadığını kaydetti.<br></p><p>- Türkiye'nin en derin mercan kayıtları</p><p>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Gönülal ise araştırmada mezofotik, diğer adıyla yarı karanlık kuşakta bulunan koralijen ve mercan topluluklarını incelediklerini söyledi.<br></p><p>Bu derinliklerde insanlı dalışların mümkün olmaması nedeniyle uzaktan kumandalı su altı görüntüleme sistemlerinden yararlandıklarını anlatan Gönülal, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Su altı aracımızla yaklaşık 88 metre derinliğe indik. Daha sonraki çalışmalarda 98 metreye kadar ulaştık. Bu derinliklerdeki mercan ve koralijen topluluklarını ayrıntılı şekilde görüntüledik. Türkiye'nin en derin mercan kayıtları arasında yer alabilecek görüntüler elde ettik. Bildiğimiz mercan ormanlarını su altı aracıyla inceleme ve kayıt altına alma fırsatı bulduk.'</p><p>Gönülal, elde edilen görüntüler ve toplanan verilerin, bölgedeki mercan topluluklarının yapısının, biyolojik çeşitliliğinin ve yayılım alanının belirlenmesine katkı sağlayacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/ege-denizinde-bugune-kadarki-en-buyuk-mercan-ormani-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/08/agency/aa/ege-denizinde-bugune-kadarki-en-buyuk-mercan-ormani-kesfedildi.jpg" type="image/jpeg" length="88039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN Çocuk Şenliği Nevşehirli çocuklarla buluştu]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/aselsan-cocuk-senligi-nevsehirli-cocuklarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/aselsan-cocuk-senligi-nevsehirli-cocuklarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - ASELSAN Çocuk Şenliği, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, Nevşehirli çocuklara bilim ve teknoloji odaklı etkinlikler sunuyor.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ASELSAN'ın yenilikçi çözümlerinin ve geleceğe yönelik vizyonunun çocuklara aktarılmasının amaçlandığı etkinlikte, interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve çeşitli aktiviteler yer alıyor.</p><p>ASELSAN'ın kurumsal sosyal sorumluluk projesi Tekno Macera çerçevesinde düzenlenen şenlikle, teknoloji ve bilimin Türkiye'nin farklı bölgelerindeki çocuklarla buluşturulması, teknolojiyi yalnızca tüketen değil, üreten nesiller yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Etkinlik alanındaki Tekno Macera Tırı ile çocukların bilim ve teknolojiye ilgisinin artırılması amaçlanırken, Mucitler Müzesi Sergi Alanı'nda insanlık tarihine yön veren icatlar ve bu icatların arkasındaki bilim insanları tanıtılıyor. Sergide ayrıca, söz konusu teknolojilerin ASELSAN'ın inovasyon yaklaşımına sağladığı ilham aktarılıyor.</p><p>- Şenlik 6 ilde daha çocuklarla buluşacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan 'Tekno Maceracılar, Bir Doğa Yolculuğu' adlı interaktif dijital kitap, deneyim alanında çocuklara yeni nesil ve deneyim odaklı bir öğrenme ortamı sunuyor. Tekno Macera'nın baş kahramanlarından 'ASEL' karakteri de 2D motion tekniği, özgün seslendirme ve dinamik anlatım diliyle, çocuklarla etkileşim kuruyor. Etkinlikte ayrıca bilim şovları ve çeşitli saha aktiviteleri de gerçekleştiriliyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında organize edilen şenlik, 9 Ağustos'a kadar devam edecek. ASELSAN Çocuk Şenliği, Nevşehir'in ardından 22-29 Ağustos'ta Ordu, 5-10 Eylül'de Kayseri, 12-20 Eylül'de Kahramanmaraş, 10-18 Ekim'de Diyarbakır, 24 Ekim-1 Kasım'da İzmir ve 7-15 Kasım'da Adana'da çocuklarla buluşacak.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/aselsan-cocuk-senligi-nevsehirli-cocuklarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/08/agency/aa/aselsan-cocuk-senligi-nevsehirli-cocuklarla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="78371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, yapay zekalı tarım için nitelikli insan kaynağı yetiştirecek]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/burdur-mehmet-akif-ersoy-universitesi-yapay-zekali-tarim-icin-nitelikli-insan-kaynagi-yetistirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/burdur-mehmet-akif-ersoy-universitesi-yapay-zekali-tarim-icin-nitelikli-insan-kaynagi-yetistirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Tarım ve hayvancılık alanında ihtisaslaşan MAKÜ, bu yıl öğrenci alacak yeni bölümleriyle gençleri yapay zeka, robotik ve dijital teknolojilerle buluşturarak geleceğin üretim modellerine hazırlamayı hedefliyor - MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar: - 'Öğrencilerimize bu bölümleri tercih etmelerini tavsiye ediyoruz çünkü tarım hem stratejik hem hiçbir zaman ölmeyecek hem de karlı bir sektör' - 'Biz, öğrencilerimizi sadece dersliklerde yetiştirmiyoruz. Toprağa, robota ve hayvana dokunarak, üretimin içinde deneyim kazanarak eğitim veriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURDUR (AA) - AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), tarım ve hayvancılıkta yaşanan iş gücü sorununa yapay zeka ve robotik teknolojilerle çözüm üretecek nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla açtığı yeni bölüm ve programlarla bu yıl öğrenci kabul edecek.</p><p>MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, AA muhabirine, tarım ve hayvancılığın dünyada stratejik önemini her geçen gün artırdığını, artan nüfus ve gıda ihtiyacının sektörde teknoloji kullanımını zorunlu hale getirdiğini söyledi.</p><p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre, dünyada yaklaşık 1 milyar insanın yeterli gıdaya ulaşamadığına dikkati çeken Dalgar, sürdürülebilir üretim için gençlerin tarım ve hayvancılık sektörüne kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Yükseköğretim Kurulunun son yıllarda teknoloji odaklı tarım eğitimini teşvik eden yeni programlar açtığını dile getiren Dalgar, MAKÜ'nün de bu alanda öncü üniversiteler arasında yer aldığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu kapsamda Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar, Dijital Tarım Teknolojileri, Akıllı Sera Teknolojileri ile Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği bölümlerinin öğrenci kabul edeceğini dile getiren Dalgar, şöyle konuştu:</p><p>'Özellikle Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar ile Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği bölümleri, bu yıl Türkiye'de sadece 3 üniversitede açıldı. Bu programlarla tarımda iş gücü sorununu robotik sistemler ve yapay zeka teknolojileriyle çözebilecek insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Öğrencilerimize bu bölümleri tercih etmelerini tavsiye ediyoruz çünkü tarım hem stratejik hem hiçbir zaman ölmeyecek hem de karlı bir sektör.'</p><p>Gençlerin artık geleneksel üretim anlayışının ötesine geçerek yazılım, robotik sistemler ve yapay zeka destekli üretim süreçlerinde yer almaları gerektiğini vurgulayan Dalgar, bu dönüşümün Tarım ve Orman Bakanlığı ile farklı kurumların desteklediği önemli bir süreç olduğunu dile getirdi.</p><p>MAKÜ'nün tarım ve hayvancılık alanında ihtisaslaştığını belirten Dalgar, kampüste bulunan yaklaşık 3 bin dönümlük uygulama çiftliği ile 2 bin 500 dönümlük üretim alanının öğrenciler için açık laboratuvar niteliği taşıdığını söyledi.</p><p>Öğrencilerin teorik bilginin yanı sıra uygulamalı eğitim alma fırsatı bulduklarını ifade eden Dalgar, 'Biz, öğrencilerimizi sadece dersliklerde yetiştirmiyoruz. Toprağa, robota ve hayvana dokunarak, üretimin içinde deneyim kazanarak eğitim veriyoruz.' dedi.</p><p>- 'İşi mutfağında da uygulama sahasında da öğreniyorlar'</p><p>Mehmet Akif Ersoy Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Bekir Tosun da merkezin bitkisel üretim, kanatlı yetiştiriciliği, arıcılık, mandıra, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık olmak üzere 6 ana birimden oluştuğunu söyledi.</p><p>Merkezde 12 araştırma projesinin yürütüldüğünü belirten Tosun, Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar Bölümü öğrencilerinin gelecekte yem biçme robotları, otonom tarım makineleri ve akıllı yönlendirme sistemleri gibi teknolojiler üzerinde çalışacaklarını ifade etti.</p><p>Araştırma çiftliğinin veterinerlik ve meslek yüksekokulu öğrencilerine de uygulama imkanı sunduğunu anlatan Tosun, süt teknolojileri, hayvancılık ve arıcılık programlarında eğitim gören öğrencilerin teorik bilgilerini sahada pekiştirdiklerini, işi hem mutfağında hem de uygulama alanında öğrenme fırsatı bulduklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Antalya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/burdur-mehmet-akif-ersoy-universitesi-yapay-zekali-tarim-icin-nitelikli-insan-kaynagi-yetistirecek</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/08/agency/aa/burdur-mehmet-akif-ersoy-universitesi-yapay-zekali-tarim-icin-nitelikli-insan-kaynagi-yetistirecek.jpg" type="image/jpeg" length="28017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sabancı Üniversitesi mezunu Ayşe Kıvılcım Coşkun yapay zeka alanındaki başarılarıyla öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/sabanci-universitesi-mezunu-ayse-kivilcim-coskun-yapay-zeka-alanindaki-basarilariyla-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/sabanci-universitesi-mezunu-ayse-kivilcim-coskun-yapay-zeka-alanindaki-basarilariyla-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Sabancı Üniversitesi mezunlarından Prof. Dr. Ayşe Kıvılcım Coşkun, 'Baş Bilim İnsanı' olduğu yapay zeka girişimi Emerald AI, uluslararası ölçekte elde ettiği başarılarla dikkati çekiyor.<br></p><p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, yapay zeka sistemlerinin enerji verimliliğine yönelik yenilikçi çözümler geliştiren Emerald AI, iki yıl içerisinde küresel yapay zeka ekosisteminin öne çıkan teknoloji şirketlerinden biri haline geldi.</p><p>Yapay zeka şirketi Nvidia tarafından desteklenen Emerald AI, TIME dergisinin 'En Etkili 100 Şirket' listesinde yer alıyor. Girişimin geliştirdiği Emerald AI Conductor platformu, veri merkezlerinin enerji tüketimini elektrik şebekesinin anlık ihtiyaçlarına göre optimize ederek, yapay zeka sistemlerinin performansını koruyor ve enerji altyapısının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Sistem, hızla büyüyen yapay zeka ekosisteminin kritik sorunlarından enerji yönetimine çözüm sunuyor.</p><p>Sabancı Üniversitesinden 2003 yılında mezun olan Coşkun, Boston Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği profesörü olarak görev yapıyor. Boston Üniversitesi Bilgi ve Sistem Mühendisliği Merkezi Direktörliğü görevini de üstlenen Coşkun'un, enerji şebekesini güçlendirmek için esnek yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem alanında önemli çalışmaları bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üniversiteden mezun olduktan sonra Sun Microsystems'ta çalışan ve doktorasını Kaliforniya Üniversitesi San Diego'da Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği alanında tamamlayan Coşkun, enerji verimli sistem tasarımı için Ernest Kuh Ödülü ve yapay zeka tabanlı yöntemleri için IBM Fakülte Ödülü gibi pek çok başarısı bulunuyor. Coşkun, aynı zamanda Sabancı Üniversitesinin Seçkin Araştırmacı Ağı (Distinguished Research Fellowship) programında yer alıyor.</p><p>Bilimsel üretimi, uluslararası araştırma ağları ve yenilikçi girişimcilik kültürüyle öğrencilerini geleceğin teknolojilerine yön verecek yetkinliklerle buluşturan Sabancı Üniversitesi, program seçme özgürlüğü tanıyan eğitim yaklaşımıyla mezunlarının kendi tercihleri doğrultusunda tam donanımlı bireyler olarak çalışma hayatına atılmasına yardımcı oluyor. Sabancı Üniversitesi, üniversite adaylarına dünya ölçeğinde etki yaratabilecek bir kariyer yolculuğunun kapısını açmasına da olanak sağlıyor. <br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/sabanci-universitesi-mezunu-ayse-kivilcim-coskun-yapay-zeka-alanindaki-basarilariyla-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/sabanci-universitesi-mezunu-ayse-kivilcim-coskun-yapay-zeka-alanindaki-basarilariyla-one-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="14973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lumison Teknoloji ve Tera Robotik, Unitree Robotics ile anlaştı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/lumison-teknoloji-ve-tera-robotik-unitree-robotics-ile-anlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/lumison-teknoloji-ve-tera-robotik-unitree-robotics-ile-anlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- TERA Robotik Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Lumison Teknoloji ve Robotik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Özkan: - 'Sahip olduğumuz yerli mühendislik gücünü dünyanın en ileri robotik teknolojilerinden biriyle buluşturuyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dolmabahçe Holding bünyesindeki Lumison Teknoloji ve Robotik AŞ ile TERA Teknoloji Holding bünyesindeki Tera Robotik AŞ, Unitree Robotics ile münhasırlık ve stratejik işbirliği anlaşması imzaladı.</p><p>Şirketlerden yapılan açıklamaya göre, insansı ve insansız robot üreticilerinden markayla imzalanan münhasırlık anlaşması kapsamında, Unitree'nin ileri nesil robotik teknolojilerinin Türkiye'deki stratejik temsilciliği, dağıtımı, teknik desteği, satış sonrası hizmetleri ve gelecekte geliştirilecek ortak teknoloji projelerindeki işbirliği yetkisi Türk ortaklığı tarafından yürütülecek.</p><p>Küresel robotik pazarında gerçekleşen söz konusu stratejik ortaklık aracılığıyla 'yürüyen yapay zeka' teknolojileri ve insansı robotlarıyla öne çıkan Unitree, Türkiye'yi bölgedeki stratejik merkezlerinden biri olarak konumlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halka arz süreçleri ve teknoloji yatırımlarıyla dikkati çeken Unitree'nin Türkiye hamlesi, endüstriyel üretimden savunmaya, lojistikten günlük yaşam entegrasyonuna kadar geniş bir alanda yatırım ve teknoloji projelerinin önünü açacak.</p><p>İşbirliği kapsamında Türkiye'de kurulacak teknik altyapı, eğitim, servis ve proje geliştirme organizasyonlarının kısa sürede faaliyete geçmesi, yüksek teknoloji alanında nitelikli istihdamın artırılması ve Türkiye'nin bölgesel robotik ekosisteminin güçlendirilmesi hedefleniyor.<br></p><p>Son dönemde robotik dünyasındaki çalışmalarıyla TIME dergisine 'Robot Çağı Geldi' kapağıyla konu olan Unitree, insansı robotları (G1 ve H1 serisi), insanlı meka robotu (GD01) ve akıllı robot köpekleriyle (Go2) pazarda faaliyet gösteriyor. <br></p><p>- 'Geniş kapsamlı bir işbirliği modeli oluşturuyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TERA Robotik Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Lumison Teknoloji ve Robotik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Özkan, söz konusu adımı Türkiye'nin yüksek teknoloji ekosistemi açısından 'tarihi dönüm noktası' olarak niteledi.</p><p>Unitree ile kapsamlı münhasırlık ve stratejik işbirliği anlaşmasına imza atmaktan büyük gurur duyduklarını aktaran Özkan, şunları kaydetti:<br></p><p>'Hem Tera Robotik hem de Lumison Teknoloji olarak, sahip olduğumuz yerli mühendislik gücünü dünyanın en ileri robotik teknolojilerinden biriyle buluşturuyoruz. İnsansı robotlar ve endüstriyel robotik alanında çığır açan Unitree'nin teknolojilerini Türkiye'ye kazandırıyor, satış sonrası hizmetlerden teknik altyapıya, eğitimden yeni teknoloji projelerine kadar geniş kapsamlı bir işbirliği modeli oluşturuyoruz. Bu ortaklığın ülkemizin yüksek teknoloji ekosistemine önemli katkılar sağlayacağına, Türkiye'yi bölgenin en güçlü robotik merkezlerinden biri haline getireceğine ve gelecekte çok daha kapsamlı teknoloji projelerinin önünü açacağına inanıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/lumison-teknoloji-ve-tera-robotik-unitree-robotics-ile-anlasti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/lumison-teknoloji-ve-tera-robotik-unitree-robotics-ile-anlasti.jpg" type="image/jpeg" length="36728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su stresi yaşayan Bodrum için alternatif kaynak devreye giriyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/su-stresi-yasayan-bodrum-icin-alternatif-kaynak-devreye-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/su-stresi-yasayan-bodrum-icin-alternatif-kaynak-devreye-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Muğla'da kurulacak desalinasyon tesisiyle yaklaşık 200 bin kişinin yıllık su tüketimine karşılık gelen 20 milyon metreküp içme ve kullanma suyunun elde edilmesi hedefleniyor - İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Görgün: - 'Bodrum'un tamamı, Milas'ın 11 mahallesi ve Güllük ilçesi için tuzlanmış bir kaynağı kontrollü, güvenilir ve sürdürülebilir bir şekilde içme ve kullanma suyuna dönüştürme projesi, Türkiye için örnek hatta şu ana kadar yapılmış en büyük proje olacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Yazın artan nüfusla birlikte su ihtiyacının fazlalaştığı Bodrum'da alternatif kaynak oluşturacak Ekinanbarı Desalinasyon ve İçme Suyu Temini Projesi ile yılda 20 milyon metreküp içme ve kullanma suyu elde edilecek.</p><p>Yeryüzündeki suyun büyük bölümünü oluşturan okyanus ve denizler, artan su ihtiyacına rağmen doğrudan kullanılamıyor. Tuz ve diğer minerallerin uzaklaştırılmasıyla deniz suyunu kullanılabilir hale getiren desalinasyon teknolojisi, başta kurak iklime sahip ülkeler olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde su arzını güvence altına almak için yaygınlaşıyor.</p><p>Su kaynaklarının çeşitlendirilmesine yönelik bu tür teknolojik çözümler, Türkiye'de de özellikle su stresi yaşayan bölgelerde alternatif kaynak oluşturmak amacıyla gündeme geliyor.</p><p>Proje, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce hayata geçirildi. Projede, tuzluluk içeren su kaynağının ileri arıtma teknolojileri kullanılarak içme ve kullanma suyu kalitesine getirilmesi hedefleniyor.</p><p>Kurulacak tesisle yaklaşık 200 bin kişinin bir yılda tükettiği su miktarına karşılık gelen 20 milyon metreküp içme ve kullanma suyu temin edilecek.</p><p>- 'Artık denizden su temin etmek son derece önemli bir alternatif'</p><p>Proje koordinatörü İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Görgün, AA muhabirine, projenin, Muğla'nın iklime karşı dirençliliğini artırmak ve arz güvenliğini sağlamak için son derece stratejik bir yatırım olduğunu söyledi.</p><p>Ekinanbarı'ndaki suyun doğrudan deniz suyu olmadığını ancak tuzluluk ve mineral içeriği nedeniyle ileri arıtma teknolojileriyle daha düşük maliyetle değerlendirilebilecek bir kaynak olduğunu belirten Görgün, 'Bodrum'un tamamı, Milas'ın 11 mahallesi ve Güllük ilçesi için tuzlanmış bir kaynağı kontrollü, güvenilir ve sürdürülebilir bir şekilde içme ve kullanma suyuna dönüştürme projesi, Türkiye için örnek hatta şu ana kadar yapılmış en büyük proje olacak.' dedi.</p><p>Görgün, Bodrum'da yaz ayları ve tatil dönemlerinde artan nüfusla mevcut su kaynaklarının yetersiz kaldığına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Şu anda Bodrum'un kaynağı, Mumcular ve Geyikli barajları ile bazı kuyular. Barajlardaki ve kuyulardaki su seviyeleri de giderek aşağıya doğru düşüyor çünkü suyumuz iklim değişikliğinin etkileriyle kurak bir dönemde olduğumuz için giderek azalıyor. Nüfusun giderek artmış olması, yer yer tarımsal ve endüstriyel bazı faaliyetlerin de olması nedeniyle yer altı sularımız da maalesef kirleniyor. Dolayısıyla artık denizden su temin etmek son derece önemli bir alternatif.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Arıtma sonrası oluşan atık tuzlu su balık çiftliklerinde ham madde olarak kullanılacak</p><p>Görgün, Bodrum ve Milas gibi kritik bölgelerde su arzının güvence altına alınmasının, hane halkının yanı sıra turizm, hizmet sektörü, halk sağlığı ve bölgesel ekonomi için stratejik önem taşıdığı vurguladı.</p><p>Su temini sistemlerindeki en önemli çevresel konulardan birinin, oluşan konsantre tuzlu suyun yönetimi olduğuna değinen Görgün, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Haritada baktığınızda Bodrum Havalimanı'nın hemen güneyinde çok sayıda balık çiftliği var. Bu balık çiftlikleri de balık üretirken tuzlu sulara ihtiyaç duyuyorlar ve buradan çıkan tuzlu suya talip oldular. Dolayısıyla basit bir borulamayla, oldukça da yakın zaten, bu balık çiftliklerine tuzlu su vererek burada bir simbiyotik ilişki kurmayı planlıyoruz. Bizim bir atığımız var, başka bir üreticinin bizim atığımıza ihtiyacı var yani onun ham maddesi olacak.'</p><p>Görgün, arıtma tesisinin ihtiyacının, Bodrum ve Muğla'da kurulacak güneş enerjisi sistemleriyle karşılanarak maliyetin daha da düşürüleceğini kaydetti.</p><p>- '1 metreküp suyu 0,5 dolar ile 1 dolar arasında arıtabiliyoruz'</p><p>Suudi Arabistan'ın her gün 17 milyon, Çin'in ise yaklaşık 15 milyon metreküp suyu denizden temin ettiğine dikkati çeken Görgün, Birleşik Arap Emirlikleri ile İsrail'in de su ihtiyaçlarının büyük bölümünü denizden karşıladığını aktardı.</p><p>Görgün, su arıtma ve benzeri teknolojilerin maliyetinin, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre edilen sistemlerle önemli ölçüde düştüğünü belirterek, '1 metreküp suyu 0,5 dolar ile 1 dolar arasında arıtabiliyoruz. Bugün su kıtlığı yaşanan kentlerimizde bu rakamların üzerinde tatlı su temin ediliyor. Dolayısıyla bu sistemler artık rekabetçi hale geldi.' dedi.</p><p>Türkiye'de özel sektörün uzun süredir denizden su temini tesisleri kurduğunu anlatan Görgün, sanayi kuruluşlarının yanı sıra İstanbul Havalimanı'nın deniz suyunun alternatif su kaynağı olarak kullanımı konusunda öncü bir yatırım hazırlığında bulunduğunu dile getirdi.</p><p>Görgün, Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Desalinasyon su krizinin tek çözümü değildir ama doğru yerde, doğru teknolojiyle ve doğru çevresel kontrollerle önemli bir çözümdür. Türkiye'nin su yönetiminde artık üçlü bir yaklaşıma ihtiyaç var. Önce suyu verimli kullanacağız. Kayıp kaçağı azaltacağız. Atık suyu yeniden kullanacağız. Sonra ikinci olarak mevcut tatlı su kaynaklarını kirletmeyeceğiz. Üçüncü olarak da iklim değişikliğinin kaçınılmaz etkilerine karşı deniz suyu, acı su gibi alternatif kaynakları planlı biçimde devreye alacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/su-stresi-yasayan-bodrum-icin-alternatif-kaynak-devreye-giriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/su-stresi-yasayan-bodrum-icin-alternatif-kaynak-devreye-giriyor.jpg" type="image/jpeg" length="73059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATP China ile Burger King China teknoloji işbirliğini 2 yıl daha uzattı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/atp-china-ile-burger-king-china-teknoloji-isbirligini-2-yil-daha-uzatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/atp-china-ile-burger-king-china-teknoloji-isbirligini-2-yil-daha-uzatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- ATP Genel Müdürü Ümit Cinali: - 'Ürün geliştirme yetkinliklerimizi güçlendirerek Çin'deki faaliyetlerimizi büyütmeyi ve Çin operasyonumuzun ATP ekosistemine küresel ölçekte sağladığı katkıyı artırmayı hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ATP Yazılım ve Teknoloji AŞ'nin (ATP) bağlı ortaklığı Tradesoft Shanghai (ATP China), Burger King China (BKC) ile ATP Zenia yazılım lisanslarının sürdürülmesine yönelik iki yıllık mutabakat imzaladı.<br></p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ATP China ile BKC arasında 2014'ten bu yana devam eden teknoloji işbirliği yeni döneme taşınıyor.</p><p>Taraflar arasında imzalanan mutabakat kapsamında, Burger King China restoranlarında kullanılan ATP Zenia yazılım lisanslarının süresi iki yıl daha uzatılacak. ATP China, yeni dönemde de ATP Zenia platformuyla BKC'nın teknoloji tedarikçisi olmayı sürdürecek.</p><p>Öte yandan ATP China, BKC için yürüttüğü günlük operasyonel faaliyetler ile müşteriye özel geliştirilen yazılım bileşenlerini yıl sonuna kadar BKC bünyesine aktarmayı hedefliyor.</p><p>ATP China, ATP Zenia'nın hızlı servis restoran sektörüne yönelik çözümleri ve yüksek katma değerli teknoloji ürünleriyle Çin'deki faaliyetlerini sürdürmeyi ve genişletmeyi planlıyor.<br></p><p>Mutabakat kapsamında BKC, ATP Zenia yazılımlarının iki yıllığına kiralanması ve kendisine özel geliştirilen yazılımların kullanımı karşılığında ATP China'ya 12 milyon dolar ödeyecek. </p><p>BKC, operasyonel süreçlerin transferi kapsamında sağlanacak destek hizmetleri için ise yıl sonuna kadar 31 milyon Çin yuanı (RMB) ödeme yapacak.</p><p>Lisans süresinin sona ermesinin ardından BKC'nin ATP Zenia platformunu kullanmayı sürdürmesi, taraflar arasında imzalanacak yeni lisans sözleşmesine tabi olacak. </p><p>ATP China ise başta Zenia olmak üzere hızlı servis restoran sektörüne yönelik ürün portföyüyle Çin'deki faaliyetlerini ve yeni iş geliştirme çalışmalarını sürdürecek.</p><p>- 'Ürün geliştirme ve büyüme merkezi olarak konumlandırıyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen ATP Genel Müdürü Ümit Cinali, Çin'deki Burger King restoran ağının büyümesine ve teknoloji dönüşümüne yazılım çözümleriyle katkı sunduklarını belirtti.</p><p>Cinali, son 12 yıldır Çin'deki Burger King restoran ağının teknoloji çözümleri sağlayıcısı ve bilişim teknolojileri destek operasyonu olarak 1500'ü aşkın restoranın açılışını desteklediklerini vurgulayarak, 'BKC'nin 2019'dan bu yana kullandığı ve 2024'te iki yıl süreyle uzatılan ATP Zenia lisanslarının iki yıl daha yenilenmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni anlaşma kapsamında, geçmiş iş modelimizden kalan BKC'ye özel operasyonel süreçlerin ve fonksiyonel yazılımların transferini de gerçekleştireceğiz.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>Bu dönüşümle ATP Zenia çekirdek yazılımının çözümlerine odaklandıklarının altını çizen Cinali, ürün geliştirme yetkinliklerini güçlendirerek Çin'deki faaliyetlerini büyütmeyi ve Çin operasyonlarının ATP ekosistemine küresel ölçekte sağladığı katkıyı artırmayı hedeflediklerini aktardı.<br></p><p>Çin'i yalnızca önemli bir pazar olarak değil, aynı zamanda yeni teknolojilere ve yetkin insan kaynağına erişim sağlayan stratejik bir teknoloji üssü olarak gördüklerine işaret eden Cinali, geliştirdikleri çözümleri ve kazandırdıkları yetkinlikleri farklı coğrafyalara taşımayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>ATP Büyümeden Sorumlu Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Onur Yavuz da ATP Zenia'nın farklı satış ve hizmet kanallarını yüksek işlem hacmi altında ortak teknoloji mimarisiyle yönetebildiğini aktardı.</p><p>Yavuz, 'Burger King China ile POS ve merkezi raporlama sistemlerinden dijital sipariş kanallarına, kiosklardan teslimat süreçlerine, dijital dönüşüm ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) uygulamalarından yapay zeka ve bulut altyapılarına kadar uzanan geniş bir teknoloji ekosistemi oluşturduk. 1250'nin üzerinde restoranı kapsayan bu yapı, yüksek işlem hacminin, farklı müşteri temas noktalarının ve kritik operasyonların kesintisiz biçimde yönetilmesini gerektiriyor.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>Söz konusu süreçte edindikleri saha bilgisinin ATP Zenia çözümlerini gerçek operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli geliştirmelerine katkı sunduğunu belirten Yavuz, bunun farklı işletme modellerine uyarlanabilen ölçeklenebilir ürün mimarisi oluşturmalarına da imkan sağladığını vurguladı.</p><p>Yavuz, Çin'in dijital adaptasyonu, hızlı servis restoranı (QSR) pazarı, teknoloji üretim kapasitesi ve girişim ekosistemiyle ATP'nin büyüme stratejisinde önemli bir yere sahip olduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'ATP China'yı, yerel pazardaki teknoloji ve iş fırsatlarını ATP'nin küresel ürün portföyüyle buluşturan bir ürün geliştirme ve büyüme merkezi olarak konumlandırıyoruz. Önümüzdeki dönemde burada geliştirdiğimiz teknoloji ve süreç mühendisliği yetkinliklerini yeni müşteri projelerine aktarmaya, başta Asya-Pasifik olmak üzere seçili pazarlarda yerel iş ortaklıkları kurmaya ve ATP Zenia'nın kullanım alanını genişletmeye odaklanacağız.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/atp-china-ile-burger-king-china-teknoloji-isbirligini-2-yil-daha-uzatti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/atp-china-ile-burger-king-china-teknoloji-isbirligini-2-yil-daha-uzatti.jpg" type="image/jpeg" length="54439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsung ve MUNCH Müzesi'nden işbirliği]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/samsung-ve-munch-muzesinden-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/samsung-ve-munch-muzesinden-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Samsung Nordik Ülkeler TV ve Ses Direktörü Tommy Nilsson: - 'MUNCH Müzesi ile yaptığımız yeni işbirliği sayesinde Avrupa sanat mirasının önemli bir değerini insanların evlerine taşıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Samsung Electronics, ressam Edvard Munch'un ikonik eserlerini Samsung Art Store'a eklemek üzere MUNCH Müzesi ile işbirliğine gitti.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, dijital koleksiyon, 'The Scream,' 'The Dance of Life' ve 'Melancholy' gibi 37 başyapıtın yanı sıra müzenin koleksiyonundan birkaç nadir eseri de dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılara ulaştırıyor.</p><p>Koleksiyon, Munch'un ikonik başyapıtlarının yanı sıra 'Garden with Trees' ve 'Two People at Table' gibi sergilenen eserlerle Munch'un sanatına daha yakından bir bakış sunuyor.</p><p>Koleksiyon, müzenin arşivlerinde muhafaza edilen hazine koleksiyonunun parçası olan eserlerin büyük kısmının, daha fazla bozulmaya karşı korunmak için kontrol edilen koşullarda saklandığı için sergilenemeyen nadir eserleri de içeriyor.</p><p>Koleksiyon, Samsung Art Store aracılığıyla yalnızca Samsung'un Art TV serisinde sunulacak.</p><p>Samsung Art Store, The Frame serisinden Neo QLED ve Micro RGB modellerine ek olarak 2026 TV ailesiyle birlikte Art Store deneyimini S95H modeliyle OLED televizyonlara da taşıyor.</p><p>Kullanıcılar geniş bir ürün yelpazesinde binlerce sanat eserine erişebiliyor. Samsung önde gelen müzeler, galeriler ve sanatçılardan özenle seçilmiş sanat eserlerini günlük yaşamın iç mekanlarıyla buluşturmaya devam ediyor.</p><p>Samsung Art Store aracılığıyla kullanıcılar Munch'un eserlerini de içeren tanınmış sanatçılara ve kurumlara ait 5 binden fazla sanat eserine erişebiliyor.</p><p>Aslına sadık kalınarak yüksek kalitede yeniden üretilen her eser, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcıların sanatı günlük yaşamlarının bir parçası olarak deneyimleyebilmesini sağlıyor.</p><p>Uyumlu Samsung televizyonları kullanan ve Samsung Art Store'u ilk kez deneyimleyen Avrupalı kullanıcılar, Munch koleksiyonunun tamamına ve Samsung Art Store kataloğunun geneline anında erişim imkanı sunan 90 günlük ücretsiz deneme aboneliğinden yararlanabiliyor.</p><p>- 'Dünya çapında milyonlarca insana sanat eserlerini ulaştırıyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Samsung Nordik Ülkeler TV ve Ses Direktörü Tommy Nilsson, Samsung'un, ilham veren, tasarım ve kültür aracılığıyla insanların kendilerini ifade etmesine yardımcı olan ürünler geliştirdiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Samsung Art Store üzerinden dünya çapında milyonlarca insana sanat eserlerini ulaştırıyoruz. MUNCH Müzesi ile yaptığımız yeni işbirliği sayesinde Avrupa sanat mirasının önemli bir değerini insanların evlerine taşıyoruz.'</p><p>MUNCH Direktörü Tone Hansen de işbirliğinin, Edvard Munch'un sanatını Oslo'daki müzenin duvarlarının ötesine taşıyarak izleyicilerle paylaşmak için heyecan verici bir fırsat olduğunu aktardı.</p><p>Hansen, 'Samsung'un global erişimi ve Art TV teknolojisi sayesinde, Munch'un eserlerini dünyanın dört bir yanındaki insanlara daha erişilebilir hale getirebiliyoruz ve bu anlamlı girişimde Samsung ile işbirliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/samsung-ve-munch-muzesinden-isbirligi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/samsung-ve-munch-muzesinden-isbirligi.jpg" type="image/jpeg" length="27709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özyeğin Üniversitesi 6 yeni araştırma merkezi kurdu]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/ozyegin-universitesi-6-yeni-arastirma-merkezi-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/ozyegin-universitesi-6-yeni-arastirma-merkezi-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Özyeğin Üniversitesi Araştırma, İnovasyon ve Etkiden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrşadi Aksun: - 'Hayata geçirdiğimiz yeni araştırma merkezleriyle sağlık teknolojileri, yapay zeka, robotik, enerji ve sosyal dönüşüm gibi geleceğin kritik alanlarında işbirliklerini daha da güçlendiriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Özyeğin Üniversitesi, araştırma ekosistemini güçlendirmek amacıyla bünyesine kattığı 6 yeni merkezle araştırma merkezi sayısını 13'e çıkardı.</p><p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, farklı fakültelerden akademisyenleri, araştırmacıları ve sektör paydaşlarını aynı çatı altında bir araya getiren üniversite, toplumsal ve sektörel sorunlara uygulanabilir çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.</p><p>Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren 7 araştırma merkezine ek olarak, ÖzÜ HealthTech (Sağlık Teknolojileri Araştırma Merkezi), Fiziksel Yapay Zeka ve Robotik Araştırma Merkezi, Yeni Nesil Yapay Zeka Teknolojileri Araştırma Merkezi, Entegre Enerji Girişimi (IEI), Çalışma, Kapsayıcılık ve Sosyal Eşitlik Araştırma Merkezi (WISE) ile ÖzÜ/İstanbul Tasarım Enstitüsü araştırma yapılanmasına kazandırıldı.</p><p>Söz konusu merkezler, sağlık teknolojileri, yapay zeka, robotik, enerji, tasarım ve sosyal dönüşüm gibi stratejik alanlarda disiplinler arası araştırmaları güçlendirirken, bilimsel bilginin uygulamaya ve toplumsal faydaya dönüşmesini hedefliyor.</p><p>Bu kapsamda kurulan ÖzÜ HealthTech sağlık teknolojilerinde yeni nesil çözümler geliştirirken, Fiziksel Yapay Zeka ve Robotik Araştırma Merkezi ile Yeni Nesil Yapay Zeka Teknolojileri Araştırma Merkezi, yapay zekanın farklı uygulama alanlarında araştırma kapasitesini güçlendiriyor.<br></p><p>IEI enerji dönüşümüne yönelik disiplinler arası çalışmaları tek çatı altında toplarken, WISE çalışma yaşamına ilişkin veri odaklı politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyor. ÖzÜ/İstanbul Tasarım Enstitüsü ise tasarımın toplumsal ve kültürel dönüşümdeki rolünü merkeze alan araştırmalarıyla ekosisteme destek sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Üniversite, yeni araştırma merkezlerini yıllar içinde oluşturduğu araştırma altyapısı üzerine inşa ediyor. Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi, Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi (EÇEM), Enerji Verimli Elektronik ve Aydınlatma Teknolojileri Merkezi (EVATEG), Finans Mühendisliği Merkezi (FMM), Teknoloji Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ÖzÜÇAM Çift ve Aile Merkezi, disiplinler arası araştırmaları ve sanayi işbirlikleriyle ekosistemin temelini oluşturuyor.</p><p>Türkiye'nin optik kablosuz haberleşme alanındaki AR-GE merkezi OKATEM'in de yer aldığı altyapı, yeni merkezlerle sağlık teknolojileri, yapay zeka, enerji ve sosyal dönüşüm gibi stratejik alanlarda güçleniyor.</p><p>- 'Üniversitelerin en önemli sorumluluğu araştırma ve inovasyon ekosistemleri kurmak'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Özyeğin Üniversitesi Araştırma, İnovasyon ve Etkiden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrşadi Aksun, halihazırda üniversitelerin en önemli sorumluluğunun, farklı disiplinleri bir araya getirerek bilgiyi toplum, kamu ve sanayi için değere dönüştürecek araştırma ve inovasyon ekosistemleri kurmak olduğunu belirtti.</p><p>Geleceğin sorunlarının tek bir disiplinle çözülemeyeceğini ve en büyük farkı disiplinler arası araştırma yaklaşımını benimseyen kurumların yaratacağını kaydeden Aksun, 'Mühendisleri, sosyal bilimcileri, tasarımcıları ve sağlık araştırmacılarını aynı ekosistemde buluşturuyor, hayata geçirdiğimiz yeni araştırma merkezleriyle sağlık teknolojileri, yapay zeka, robotik, enerji ve sosyal dönüşüm gibi geleceğin kritik alanlarında işbirliklerini daha da güçlendiriyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.<br></p><p>Aksun, üniversitelerin rekabet gücünü belirleyen önemli aktörler olduğunu, bilimsel bilginin ekonomik değere, teknolojik yeniliğe ve toplumsal faydaya dönüşmesinin, üniversiteler, kamu, sanayi ve girişimcilik ekosistemleri arasında kurulan güçlü işbirlikleriyle mümkün olduğunu belirterek, 'Bu vizyonla değerlendirdiğimizde, araştırma ekosistemlerinin önümüzdeki dönemde ülkelerin rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri olacağını söylemek gerekir. Hedefimiz de bu işbirliklerini güçlendirerek, ülkemizin küresel rekabet gücüne katkı sağlayan, etki odaklı bir araştırma ekosistemi inşa etmek.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/ozyegin-universitesi-6-yeni-arastirma-merkezi-kurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/ozyegin-universitesi-6-yeni-arastirma-merkezi-kurdu.jpg" type="image/jpeg" length="89345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vodafone'nun ChatGPT paketi 1 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/vodafonenun-chatgpt-paketi-1-milyondan-fazla-kullaniciya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/vodafonenun-chatgpt-paketi-1-milyondan-fazla-kullaniciya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Vodafone Türkiye'nin, OpenAI işbirliğiyle hayata geçirdiği kampanyadan, 1 milyonun üzerinde kullanıcı faydalandı.</p><p>Şirketten yapılan yazılı açıklamaya göre, Vodafone Türkiye ve OpenAI işbirliğiyle başlatılan ChatGPT kampanyaları, büyük ilgi görüyor.</p><p>Kampanya kapsamında, bir ay içinde 1 milyondan fazla Vodafone kullanıcısı, sınırsız ChatGPT paketi satın alarak, ChatGPT'yi internet paketini harcamadan kullanmaya başladı.</p><p>Vodafone kullanıcılarını ChatGPT yönünde mobil internet kullanımı, bu süreçte kullanıcı başına günde ortalama yüzde 36 artarken, bu kullanıcıların ChatGPT üzerindeki toplam trafiği 7 katına çıktı. Aynı dönemde, Vodafone'un faturalı kullanıcılarına sunduğu ilk 3 ay ücretsiz ChatGPT Go üyeliği fırsatından, 700 binin üzerinde kişi faydalandı. Bu kullanıcılara sağlanan toplam fayda, 500 milyon lirayı aştı. Vodafone'un sadakat platformu Happy'de, Haziran ayında en çok dağıtılan üyelik ChatGPT Go oldu.<br></p><p>Ayrıca, Vodafone faturalı kullanıcılarına, 3 aylık toplam değeri 750 lira olan ChatGPT Go üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'İşbirliğimiz, meyvesini vermeye başladı'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şirket olarak sadece teknolojiyi geliştiren değil, kullanıcılarının hayatına en anlamlı şekilde taşıyan bir marka olmanın sorunmlulğunu üstlendiklerini belirtti.</p><p>Şahin, bu doğrultuda yapay zekayı kullanıcılarıyla buluşturmanın kendileri için önemli bir hedef olduğunu vurguladı. Yapay zeka destekli deneyimleri, Vodafone'un her temas noktasında kullanıcılarına hissettirmek istediklerini aktaran Şahin, şunları kaydetti:</p><p>'Vodafone Türkiye olarak OpenAI ile başlattığımız ve tüm müşterilerimize 12 ay boyunca ChatGPT'ye internet paketinden harcamadan erişim imkanı sunduğumuz, ayrıca faturalı müşterilerimize ChatGPT Go üyeliğini 3 ay ücretsiz sağladığımız işbirliğimiz, meyvesini vermeye başladı. Sadece 1 ayda 1 milyonu aşkın müşterimiz, ChatGPT'yi internetinden yemeden kullanmaya başladı. İlk 3 ay ücretsiz ChatGPT Go üyeliği kampanyamızla ise 500 milyon lirayı aşkın fayda sağladık. Vodafone olarak dijital dünyanın potansiyelini, Türkiye'de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.'</p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/vodafonenun-chatgpt-paketi-1-milyondan-fazla-kullaniciya-ulasti</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/vodafonenun-chatgpt-paketi-1-milyondan-fazla-kullaniciya-ulasti.jpg" type="image/jpeg" length="45109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnkaya Mağarası'ndaki 86 bin yıl öncesine ait yaşam izleri yeni yöntemlerle araştırılıyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/inkaya-magarasindaki-86-bin-yil-oncesine-ait-yasam-izleri-yeni-yontemlerle-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/inkaya-magarasindaki-86-bin-yil-oncesine-ait-yasam-izleri-yeni-yontemlerle-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Çanakkale'deki mağarada yürütülen kazıda bu yıl ilk kez jeofizik yer altı görüntüleme, termal drone, çevresel DNA (eDNA) ve optik tarihlendirme yöntemleri birlikte kullanılacak - İnkaya Mağarası Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer: - 'Bu yıl gerçekleştireceğimiz bilimsel çalışmalar sayesinde kazının seyrini değiştirecek önemli bulgulara ulaşmayı hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÇANAKKALE (AA) - BURAK AKAY - Çanakkale'nin Çan ilçesindeki, geçmişi 86 bin yıl öncesine uzanan İnkaya Mağarası'nda yürütülen arkeolojik kazılarda bu yıl uygulanacak yeni bilimsel yöntemlerle Paleolitik Çağ'a ilişkin önemli bulgulara ulaşılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İlçeye bağlı Bahadırlı köyüne 2 kilometre mesafedeki Batı Anadolu'da keşfedilen ilk Paleolitik dönem mağarası olma özelliği taşıyan İnkaya Mağarası'nda, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen kazılar 10. sezonunda devam ediyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izniyle, Truva Bakır Madencilik ve T-Design Mühendislik Şirketi sponsorluğuyla Cumhurbaşkanlığı kararı kapsamındaki kazılarda bugüne kadar Orta Paleolitik Dönem'in sonu ile Üst Paleolitik Dönem'in başına tarihlenen 35 bini aşkın çakmak taşı ve bazalttan yontulmuş taş aletle bunlara ait parçalar gün yüzüne çıkarıldı.</p><p>Araştırmalar, mağaranın yaklaşık 86 bin ila 22 bin 500 yıl önce insanlar tarafından kullanıldığını, bölgenin zengin su kaynakları ile taş ham maddesi ve besin olanakları sayesinde uzun süre yaşam alanı olarak tercih edildiğini ortaya koyuyor.</p><p>Batı Anadolu'daki fosil insan varlığının ortaya konulmasının yanı sıra Anadolu ile Balkanlar arasındaki Paleolitik Çağ insanının karşılıklı göçlerine ışık tutulmasının amaçlandığı kazıda, bu yıl ilk kez jeofizik yer altı görüntüleme, termal drone, çevresel DNA (eDNA) ve optik tarihlendirme yöntemleri birlikte kullanılacak.</p><p>- 'Kazılar mağaranın ana bölümünün batısındaki atölye alanında sürdürülecek'</p><p>Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer, AA muhabirine, bu yıl çalışmaların mağaranın üç farklı bölümünde yürütüleceğini söyledi.</p><p>Kazıların ağırlıklı olarak mağaranın batısındaki 'işlik' olarak değerlendirilen üretim alanında sürdürüleceğini belirten Özer, burada biriken dolgu toprağının kaldırılmasıyla bugüne kadar kapalı kalan batı girişinin ortaya çıkarılmaya başlandığını ifade etti.</p><p>Özer, genişletilecek kazılar sayesinde mağara içerisindeki bozulmamış kültür katmanlarında ilk kez araştırma yapılmasının planlandığını dile getirdi.</p><p>2026 yılı kazı çalışmalarının mağaranın en az 3 farklı alanında gerçekleştirileceğini belirten Özer, şöyle konuştu:</p><p>'Kazılar ağırlıklı olarak mağaranın ana bölümünün batısındaki atölye alanında sürdürülecek. Bu mağara insanlarının üretim faaliyetlerini büyük oranda gerçekleştirdikleri ve sonrasında terk ettikleri bir alan. Şimdilik kalınlığı 3,5 metreyi aşan bir dolguya sahip. Bu alanda biriken atık toprak nedeniyle ağzı kapanan giriş açılmaya başlandı. Buradaki açmaların genişletilmesiyle ilk kez mağara içerisindeki bozulmamış katmanlarda da kazı çalışmalarının yapılması planlanıyor.'</p><p>Özer, çevre düzenlemesi, buluntuların analizi ve alana gelen ziyaretçiler için bilgilendirme panolarının yerleştirilmesi gibi faaliyetler de yapacaklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Bu sezon kazılara jeofizik yöntemlerle yer altının görüntülenmesi, RGB ve termal drone ile alanın üç boyutlu haritalandırılması, çevresel DNA (eDNA) analizleriyle bölgenin paleoekolojisinin belirlenmesi ve optik uyarmalı lüminesans (OSL) analizleriyle yeni kazı alanlarının tarihlendirilmesi çalışmaları da eşlik edecek. Bu yıl gerçekleştireceğimiz bilimsel çalışmalar sayesinde kazının seyrini değiştirecek önemli bulgulara ulaşmayı hedefliyoruz.'</p><p>İnkaya Mağarası'nda elde edilen buluntuların Türkiye'deki diğer Paleolitik mağara kazılarından farklı özellikler taşıdığına dikkati çeken Özer, bunların Balkan Paleolitiğiyle ilişkili olabileceğini ve Anadolu ile Balkanlar arasındaki tarih öncesi insan hareketlerine ışık tutmasının beklendiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Čanakkale</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/inkaya-magarasindaki-86-bin-yil-oncesine-ait-yasam-izleri-yeni-yontemlerle-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/inkaya-magarasindaki-86-bin-yil-oncesine-ait-yasam-izleri-yeni-yontemlerle-arastiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="32188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Telekom'dan dijital geleceğe milli AR-GE imzası]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin: - 'AR-GE'yi yalnızca yeni teknolojiler geliştiren bir faaliyet olarak değil, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türk Telekom, patentten akademik yayınlara, ulusal ve uluslararası AR-GE projelerinden uluslararası standart geliştirme çalışmalarına uzanan AR-GE ekosistemiyle Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesine katkı sağlıyor.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 'Milli Teknoloji Hamlesi' çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, yenilikçi teknolojileri hayata geçirmenin yanı sıra geliştirdiği yerli ve milli çözümlerle geleceğin dijital dünyasını şekillendiriyor.</p><p>Yapay zeka, 6G, kuantum teknolojileri ve akıllı altyapılar gibi alanlara odaklanan şirket, Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesine değer katıyor.</p><p>AR-GE'yi kurum kültürünün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandıran şirket, son iki yıldır milli patent başvurularındaki liderliğini sürdürürken, AR-GE projeleri, akademik yayınlar ve uluslararası standartlara sunduğu katkılarla Türkiye'nin küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirdi.</p><p>Geçen yıl patent başvurularını yüzde 20'nin üzerinde artırarak toplam 921 başvuruya ulaşan şirket, üst üste ikinci kez Türkiye'de en çok patent başvurusu yapan kuruluş oldu.</p><p>Geliştirdiği çözümlerin fikri mülkiyet hakkını alan şirketin patent portföyü, yapay zeka destekli ağ yönetimi, 5G ve ötesi teknolojiler ile 6G haberleşme teknolojileri, kuantum güvenli iletişim, Wi-Fi algılama teknolojileri, veri merkezi çözümleri ve akıllı altyapılar gibi geleceğin teknoloji alanlarını kapsıyor.</p><p>Türkiye'nin küresel teknoloji ekosistemindeki etkinliği ise şirketin uluslararası standart geliştirme çalışmalarına yaptığı katkıyla daha da güçlendi.</p><p>Birleşmiş Milletler'in telekomünikasyon sektöründeki standartları belirleyen 'Uluslararası Telekomünikasyon Birliği' (ITU), küresel Wi-Fi standartlarını belirleyen 'Kablosuz Genişbant Birliği' (WBA) ve dünya genelinde açık kaynak yazılım teknolojilerini yürüten 'Linux Foundation' bünyesindeki 'LF Broadband' gibi oluşumlarda yönetsel roller üstlenen şirket, uluslararası standartlara sunduğu katkı sayısını geçen yıl yüzde 237 artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şirket, 6G ağ mimarileri, yapay zeka tabanlı servisler, 'Entegre Algılama ve Haberleşme' (Integrated Sensing and Communication-ISAC), IoT cihazlarının kablosuz enerji transferi, zaman senkronizasyonu, kuantum teknolojileri ve otonom ağ yönetimi gibi geleceğin teknolojilerini kapsayan stratejik alanlardaki çalışmalarıyla dijital geleceğin şekillenmesine öncülük eden küresel oyuncular arasında yer almayı sürdürdü.</p><p>Geleceğin teknolojilerine yönelik üniversitelerle işbirlikleri yürüten ve bilimsel üretimi AR-GE'nin temel taşlarından biri olarak konumlandıran şirket, 2025'te akademik yayın sayısını 131'e çıkararak yapay zeka, yeni nesil haberleşme teknolojileri, kuantum teknolojileri ve geleceğin dijital altyapılarına yönelik çalışmalarıyla uluslararası bilimsel literatüre katkı sunmaya devam etti.</p><p>- 'Yalnızca teknolojiyi kullanan değil, üreten bir Türkiye hedefi için kararlılıkla çalışıyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, yalnızca teknolojiyi kullanan değil, üreten, geliştiren ve ihraç eden bir Türkiye hedefi için kararlılıkla çalıştıklarını aktararak, milli mühendislik gücüyle geliştirdikleri yenilikçi teknolojiler, patentler, akademik çalışmalar ve uluslararası standartların oluşmasına sundukları katkıların, söz konusu vizyonun en somut göstergeleri olduğunu belirtti.</p><p>Son 5 yıldır sektörün yatırım lideri olarak Türkiye'yi geleceğin teknolojilerine hazırladıklarına dikkati çeken Şahin, 'AR-GE'yi yalnızca yeni teknolojiler geliştiren bir faaliyet olarak değil, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Şahin, yapay zekadan yeni nesil haberleşme teknolojilerine, kuantum güvenliğinden dijital altyapılara kadar uzanan alanlarda geliştirdikleri çözümlerle yarının ihtiyaçlarını bugünden şekillendirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Uluslararası kuruluşlarda üstlendiğimiz aktif rolle geleceğin iletişim teknolojilerinin kurallarının belirlendiği platformlarda ülkemizin bilgi birikimini ve mühendislik yetkinliğini temsil ediyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda yaptığımız her çalışma, yalnızca Türk Telekom için değil, ülkemizin teknoloji üretme kapasitesi için de stratejik bir değer oluşturuyor. Türk Telekom olarak yerli bilgi birikimini yüksek katma değerli teknolojilere dönüştürmek, Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesini daha da ileri taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/turk-telekomdan-dijital-gelecege-milli-ar-ge-imzasi.jpg" type="image/jpeg" length="93028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yandex AI'ya getirilen yeni güncellemeler tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/yandex-aiya-getirilen-yeni-guncellemeler-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/yandex-aiya-getirilen-yeni-guncellemeler-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yandex Türkiye, Yandex AI'ya getirdiği yeni güncellemeleri düzenlediği basın buluşmasında duyurdu.</p><p>İstanbul'da gerçekleştirilen etkinliğe, Yandex Arama ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sedat Öztürk, Yandex Türkiye İş Geliştirme Direktörü Ali İhsan Eren, Yandex AI Ürün Direktörü Kirill Demochkin ile basın mensupları ve davetliler katıldı.</p><p>Yeni güncellemeyle Yandex AI'ın uygulama içi gezinme deneyimi yeniden tasarlanırken, kullanıcıların internet deneyimini kesintiye uğratmadan doğrudan adres çubuğu üzerinden bağlama dayalı sorular yöneltebilmesine imkan sağlandı.<br></p><p>Favori internet siteleri, gezinme geçmişi, çeviriler ve yapay zeka tarafından oluşturulan özetler de tek bir arayüz altında bir araya getirildi.</p><p>Uygulama içi sohbet sayısı geçen ay yaklaşık yüzde 40 artarken, günlük kullanıcıların yarısından fazlası sohbet özelliğini kullanmaya başladı.<br></p><p> Yandex AI'ın kullanıma sunulmasından bu yana kullanıcıların sohbet, içerik akışı ve uygulamanın diğer bölümlerinde geçirdiği toplam süre 540 yıla ulaştı.</p><p>Uygulama, yemek planlaması, seyahat ve kişisel finans gibi alanlarda kullanıcıların günlük kararlarına destek olacak özelliklerle de geliştirildi.</p><p>Kalori ve ilerleme takibi yapılabilen kişiselleştirilmiş beslenme planları sunan uygulama, Seyahat Asistanı, uçuş, otel, etkinlik ve bütçe tahminlerini kapsayan seyahat planları oluşturabiliyor. Finans Asistanı ise küresel eğilimleri değerlendirerek teknik analizler hazırlıyor.</p><p>- Yerli girişimlerle işbirlikleri yapılacak</p><p>Yandex AI, beslenme planlaması sırasında kullanıcılar ve aile üyeleri hakkında paylaşılan bilgileri sonraki konuşmalarda hatırlayabiliyor. Böylece kullanıcıların aynı bilgileri yeniden girmesine gerek kalmadan planlama sürecini sürdürebiliyor.</p><p>Yandex Türkiye, uygulamada kullanılan yapay zeka özelliklerini yerel kurum ve işletmelerle yapılacak işbirlikleri aracılığıyla iş ortaklarının kullanımına da sunmayı hedefliyor.</p><p>Bu kapsamda geliştirilen 'Telekom için AI' çözümüyle telekomünikasyon operatörlerinin kendi kullanıcılarına yapay zeka destekli ürün ve hizmetler sunabilmesi amaçlanıyor. Söz konusu hizmetler bağımsız çözümler olarak kullanılabildiği gibi mevcut ekosistemlere entegre edilebiliyor veya doğrudan Yandex AI'a dahil edilebiliyor.</p><p>Şirket ayrıca yerel dil modellerinin Yandex AI'a entegre edilmesine yönelik çalışmaları kapsamında, yerli girişimlerle görüşmeler başlatmaya hazırlanıyor.</p><p>- Kullanıcıların yapay zeka becerileri geliştiriliyor</p><p>Yapay zeka eğitimi alanındaki çalışmalarını da sürdüren Yandex Türkiye, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile Yapay Zeka Yüksek Lisans Programı'nı ve Anadolu Hackathon'u hayata geçirdi.</p><p>Yeni güncellemeyle doğrudan Yandex AI içinde oyunlaştırılmış bir öğrenme deneyimi de kullanıma sunuldu. Kullanıcılar, yapay zeka tarafından oluşturulan kurslarla akademik yazım, dil öğrenimi, zaman yönetimi ve tükenmişliğin önlenmesi gibi alanlarda becerilerini geliştirebiliyor.</p><p>Uygulamada yer alan öğrenme yolculuğu kapsamında kullanıcılar, farklı görevleri tamamlayarak yıldız ve sertifika kazanırken, yapay zeka araçlarının kullanım alanlarını da aşamalı olarak keşfedebiliyor. Şirket bu çalışmaları Türkiye'nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı ile paralel şekilde yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Etkinlikte konuşan Yandex Arama ve Yapay Zeka Genel Müdürü Sedat Öztürk, 'Yandex AI'ı, kullanıcıların günlük işlerinin büyük bir bölümünü gerçekleştirmelerine yardımcı olan kapsamlı bir yapay zeka süper uygulamasına 6 aydan kısa bir sürede dönüştürdük. Bundan sonraki aşamanın, bu uzmanlığımızı ülkemizdeki kurum ve işletmelerle paylaşmak olduğuna inanıyoruz.' dedi.</p><p>Öztürk, yerel iş ortaklarıyla Türkiye'nin yapay zeka ekosistemini, kullanıcıların günlük deneyimini ve yapay zekanın sunduğu olanakları daha da ileriye taşıyabileceklerine inandıklarını belirtti.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/yandex-aiya-getirilen-yeni-guncellemeler-tanitildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/yandex-aiya-getirilen-yeni-guncellemeler-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="65690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5G abone sayısı dünya genelinde 3 milyarı aştı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/5g-abone-sayisi-dunya-genelinde-3-milyari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/5g-abone-sayisi-dunya-genelinde-3-milyari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Ericsson Haziran 2026 Mobilite Raporu'na göre, yılın ilk çeyreğinde dünya genelinde 5G abone sayısı 162 milyon arttı - Ağ trafiği ölçümlerine göre, incelenen 55 servis sağlayıcının 43'ünde yükleme yönlü mobil veri trafiğinin büyüme oranı indirme yönlü trafiği aştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Mobil operatörlerin yeni nesil 5G hizmetlerini yaygınlaştırma çalışmaları sürerken, dünya genelindeki 5G abone sayısı yılın ilk çeyreğinde 3 milyarı aştı.</p><p>Ericsson'un 2025-2031 dönemini kapsayan Haziran 2026 Mobilite Raporu, mobil haberleşmede yaşanan gelişmeleri ortaya koydu.</p><p>Rapora göre, 2026'nın ilk çeyreğinde dünya genelinde 5G abone sayısı 162 milyon artarak 3 milyar eşiğini geçti. Dünya genelindeki 5G abone sayısının 2031 yılı sonuna kadar iki kattan fazla artarak 6,4 milyara çıkacağı öngörülüyor.</p><p>Bugüne kadar yaklaşık 390 servis sağlayıcı ticari 5G hizmetini devreye alırken, bunların 90'dan fazlası bağımsız 5G mimarisinde (5G SA) hizmeti vermeye başladı.</p><p>Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Asya ve Körfez İş Birliği Konseyi ülkelerinde 5G mobil abonelik oranının 2031 yılı sonunda yüzde 90'ın üzerine çıkması bekleniyor.</p><p>Bağımsız 5G ağ dilimlemeye dayalı ticari bağlantı hizmetlerini hızla yaygınlaştıran servis sağlayıcıları, bu sayede ağ dilimlerini güvence altına alarak farklı kullanım senaryoları için garantili hizmet kalitesi sunabiliyor.</p><p>Kasım 2025 Mobilite Raporu'nda 65 olan farklılaştırılmış bağlantıya dayalı ticari hizmet sayısı, Haziran 2026 raporunda tüm bölgelerde 84'e yükselerek bu hizmetlerin erken benimsenme aşamasından ana akım ticarileşme sürecine geçtiğine işaret ediyor.</p><p>- '5G ile birbirine bağlı dağıtık ve otonom yapay zeka ajanlarına geçiyoruz'</p><p>Rapora ilişkin değerlendirmelerine yer verilen Ericsson CTO'su ve raporun yayıncısı Erik Ekudden, fiziksel yapay zekaya geçişle birlikte trafik örüntülerinin köklü biçimde değişeceğini belirtti.</p><p>Ekudden, 'Veri merkezlerindeki merkezi modellerden cihazlarımıza, araçlarımıza ve şehirlerimize gömülü, genellikle 5G ile birbirine bağlı dağıtık ve otonom yapay zeka ajanlarına geçiyoruz. Mobil ağlar artık çeşitli uygulama ihtiyaçlarını karşılayan kritik ve akıllı altyapılar haline geliyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Mobil ağların artık yalnızca elden gelenin en iyisini sunan bağlantı sağlayıcılığı olmaktan çıktığını ifade eden Ekudden, 'Mobil ağlar çeşitli uygulama ihtiyaçlarını karşılayan kritik ve akıllı altyapılar haline geliyor. Bu dönüşümün bir kısmını yansıtan unsur, 5G bağımsız ağ dilimlemesine dayalı yeni ticari hizmet tekliflerindeki ve 5G SA'yı devreye alan iletişim servis sağlayıcılarının sayısındaki sürekli artıştır.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>- Hizmetlerini 5G üzerinden sunan servis sağlayıcıları yüzde 71'e ulaştı</p><p>Rapora göre, sabit kablosuz erişim (FWA) için hız bazlı tarife planları da farklı pazar segmentlerini hedefleyen yapılandırılmış bir gelir yaratma stratejisi olarak servis sağlayıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. </p><p>Hizmetlerini 5G üzerinden sunan servis sağlayıcıları yüzde 71'e ulaşırken, Haziran 2025'te yüzde 57 olan bu oran son dört yılın en güçlü yıllık artışını kaydetti.</p><p>Hız bazlı tarife planı sunan sabit kablosuz erişim hizmeti sağlayıcılarının oranı, bir yıl önceki yüzde 51 seviyesinden yüzde 57'ye yükseldi. </p><p>5G FWA (sabit kablosuz erişim) bağlantılarının benimsenmesi en güçlü biçimde Kuzey Amerika, Kuzey ülkeler, Körfez İş Birliği Konseyi ülkeleri ve Asya'nın bazı bölgelerinde görülüyor.</p><p>Sabit kablosuz erişim (5G FWA) bağlantılarının en yaygın kullanıldığı bölgeler arasında Kuzey Amerika, Kuzey ülkeleri, Körfez İş Birliği Konseyi ülkeleri ve Asya'nın bazı bölgeleri öne çıkarken, bu kullanım hem hanelerin yüzde 95'ten fazlasının fibere bağlı olduğu gelişmiş pazarlarda hem de Hindistan gibi kullanıcı başına ortalama gelirin düşük olduğu pazarlarda yaygınlaşıyor. Ancak Latin Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde büyüme, uzun vadeli potansiyele rağmen sınırlı kalıyor.</p><p>- Yükleme trafiği daha hızlı büyüyor</p><p>Değişen kullanıcı davranışları ağ trafiği istatistiklerine de yansırken, çoğu servis sağlayıcıda yükleme yönlü mobil veri trafiği indirme yönlü trafikten daha hızlı büyüyor ve bazı ülkelerde bu fark giderek belirginleşiyor.</p><p>Bu değişimde, canlı görüntülü görüşmeler gibi akıllı telefon üzerinden yürütülen iletişimin artması, işbirliği platformlarının yaygınlaşması, kullanıcıların daha fazla içerik paylaşması ve verilerini bulutta depolaması etkili oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ericsson'un ağ trafiği ölçümlerine göre, incelenen 55 servis sağlayıcının 43'ünde yükleme yönlü mobil veri trafiğinin büyüme oranı indirme yönlü trafiği aşarken, 17'sinde ise yükleme yönlü trafik büyüme oranı indirme yönlü trafiğin 1,5 katından fazla gerçekleşti. </p><p>Ericsson'un senaryo modellemesi, yapay zekanın 2031'deki yükleme yönlü mobil trafiğinin 2025'e kıyasla üç kat veya daha fazla artırabileceğini gösteriyor. </p><p>- Odakta 6G var</p><p>Ağ veri trafiği (hem mobil hem de sabit kablosuz erişim için), 2026'nın ilk çeyreğinde 2025'in aynı dönemine kıyasla yıllık yüzde 22 büyüyerek beklentileri aştı. Bu artışın başlıca kaynağı Hindistan ve Kuzey Amerika'da devam eden güçlü büyüme oldu.</p><p>Rapor, standardizasyon çalışmaları sürerken sektörün 6G'ye giderek daha fazla odaklandığını da gösteriyor. İlk beklentiler, 6G'nin entegre algılama ve iletişimi (ISAC) tam olarak desteklemesi, kapsama boşluklarını azaltmak için karasal ağlar ile uydu ağlarını kesintisiz biçimde bir araya getirmesi, enerji verimliliğini ise tasarımın merkezine alması yönünde bulunuyor. Bu dönüşümün temelinde, yapay zeka ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanan 6G mimarisi yer alıyor.</p><p>İlk uygulanabilir 6G spesifikasyonlarının 2028 sonu veya 2029 başında kesinleşmesi bekleniyor. İlk ticari 6G hizmetlerinin 2030 civarında devreye girmesi, ardından benimseme hızının bölgeler ve ülkeler arasında farklılaşacağı öngörülüyor. 5G lansmanlarında olduğu gibi ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve Körfez ülkelerinin erken benimseyenler arasında yer alması bekleniyor. </p><p>- Türkiye 5G'de ağ ihtiyaçlarını karşılamaya hazır</p><p>Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul da Türkiye'de artan veri trafiği ve yeni nesil iletişim teknolojilerine yönelik ağ ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Türkiye'nin 5G tanıtımının, ülkeyi yapay zeka çağının gerektirdiği ağ ihtiyaçlarını karşılamaya hazır hale getirdiğini ifade eden Oğul, şunları kaydetti:</p><p>'Bu sayede, yapay zeka destekli servislerin ihtiyaç duyduğu uplink (yükleme kapasitesinin), düşük gecikme süresinin ve güvenilirliğin etken olduğu, ihtiyaçlar arttıkça ölçeklenebilecek esnekliğe sahip bir altyapı oluşturuldu. Bu gelişimi, kurumlar ve tüketiciler için somut ve gerçek uygulamalara dönüştürmek üzere ekosistem içerisinde müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Ericsson'un AR-GE ve yerel yeteneklere yatırım yapma kararı da Türkiye'nin öncü rolünü daha da güçlendiriyor. Bu yatırım, telekom, sanayi ve toplum genelinde yeni olanakların önünü açacak yapay zeka yerleşik bir teknoloji olan 6G'nin geliştirilmesine katkı sağlıyor.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/5g-abone-sayisi-dunya-genelinde-3-milyari-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/5g-abone-sayisi-dunya-genelinde-3-milyari-asti.jpg" type="image/jpeg" length="75576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CANiK, NATO Zirvesi'nde Türkiye-ABD ilişkilerine katkı sağladı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/canik-nato-zirvesinde-turkiye-abd-iliskilerine-katki-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/canik-nato-zirvesinde-turkiye-abd-iliskilerine-katki-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - CANiK, NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı'na sponsor olarak iki ülke arasındaki savunma sanayisi işbirliğinin geliştirilmesine katkı verdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, NATO Zirvesi 2026 kapsamında, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından organize edilen Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi.</p><p>Ülkeler arasında savunma sanayisi alanındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıda, Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) bünyesindeki küresel savunma markası CANiK sponsorlar arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İki ülkenin kamu kurumları, savunma sanayisi şirketleri ve sektörün önde gelen karar vericilerinin katıldığı toplantıda, taraflar, ortak üretim modelleri, teknoloji paylaşımı, kritik tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatları ve uzun vadeli sanayi iş birliklerini masaya yatırdı.</p><p>Toplantının açılış konuşmalarını ABD Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Michael P. Duffy ile Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan gerçekleştirdi.</p><p>Duffy ve Ayhan, konuşmalarında, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik savunma sanayisi işbirliğinin daha da geliştirilmesi, ortak üretim kabiliyetlerinin artırılması ve NATO'nun caydırıcılığına katkı sağlayacak sanayi altyapısının güçlendirilmesi gerekliliğinin altını çizdi.</p><p>NATO Zirvesi boyunca gündemin en önemli başlıkları arasında dayanıklı tedarik zincirlerinin kurulması, üretim kapasitesinin artırılması, mühimmat üretimi, ileri teknoloji paylaşımı ve müttefik ülkeler arasındaki sanayi entegrasyonu yer alırken CANiK, sahip olduğu yüksek üretim kapasitesi, günümüz tehditlerine karşı etkin ürün portföyü ve Türkiye, ABD ve İngiltere'deki üretim altyapısıyla bu vizyonun önemli paydaşlarından biri olarak zirvede temsil edildi.</p><p>Hafif ve orta kalibre silah sistemleri, uzaktan komutalı robotik entegrasyon çözümleri, radar entegre yapay zeka tabanlı hedef takip sistemleri, satış sonrası eğitim ve idame hizmetleri ile NATO savunma ekosisteminin önemli bir parçası olan CANiK, Türkiye, ABD ve İngiltere'de konumlanan ve üç kıtaya yayılan 7 üretim tesisiyle NATO ve müttefik ülkelerin savunma kabiliyetlerine, endüstriyel üretim gücüne ve tedarik sürekliliğine stratejik katkı sunmaya devam ediyor.</p><p>SYS Grup, söz konusu üretim tesisleri sayesinde, başta NATO ülkeleri olmak üzere dünya genelindeki birçok müttefik ülkeye yüksek teknolojili savunma çözümleri sunmayı sürdürüyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen CANiK Üst Yöneticisi (CEO) Cahit Utku Aral, toplantıya ilişkin değerlendirmesinde, NATO Zirvesi'nin yalnızca güvenlik politikalarının değil, aynı zamanda savunma sanayisinde ortak üretim, teknoloji geliştirme ve endüstriyel işbirliğinin geleceğinin şekillendiği en önemli uluslararası platformlardan biri olduğunu ifade etti.</p><p>Savunma ve havacılık sanayisinin, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve stratejik işbirliğinin en güçlü sütunu olduğunu vurgulayan Aral, şunları kaydetti:</p><p>'Bugün yaklaşık 42 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi, her iki ülkenin liderleri tarafından ortaya konulan ortak bir vizyondur. Bu hedef, ABD'nin teknoloji geliştirme kabiliyeti ile Türkiye'nin yüksek ölçekli ve rekabetçi üretim gücünün birleşmesiyle ulaşılabilecek gerçekçi bir hedeftir. Özellikle NATO'nun artan savunma ihtiyaçları ve dayanıklı tedarik zincirlerine yönelik yaklaşımı dikkate alındığında, iki ülkenin sanayi altyapısı birbirini tamamlayan önemli avantajlara sahiptir. Karşılıklı güvenin ve stratejik iş birliğinin daha da güçlenmesiyle Türk ve ABD savunma sanayileri yalnızca iki ülkeye değil, NATO'nun ortak güvenlik mimarisine de daha büyük katkılar sağlayacaktır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Ankara, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/canik-nato-zirvesinde-turkiye-abd-iliskilerine-katki-sagladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/canik-nato-zirvesinde-turkiye-abd-iliskilerine-katki-sagladi.jpg" type="image/jpeg" length="95749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Laboratuvarda yetiştirilen 'avcı böcekler' orman zararlılarıyla mücadele ediyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/laboratuvarda-yetistirilen-avci-bocekler-orman-zararlilariyla-mucadele-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/laboratuvarda-yetistirilen-avci-bocekler-orman-zararlilariyla-mucadele-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya'da çam kese böceği ve çam kabuk böceği gibi ağaçları tahrip eden zararlılarla mücadele etmesi için laboratuvar ortamında yetiştirilen 'avcı böcekler' ormanlık alanlara salınıyor - Orman yüksek mühendisi Gülşen İnci: - 'Amacımız zararlı böceklerin popülasyonunu baskılamak, tamamen yok etmek değil, doğadaki faydalı canlıları korumak, nesillerini sağlıklı bir şekilde devam ettirmesini sağlamak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - GÜLSEM ADAM - Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, laboratuvar ortamında yetiştirdikleri 'avcı böcekler' ile ormanlarda tahribata yol açan zararlı böceklerle mücadele yürütüyor.</p><p>Konyaaltı Orman İşletme Müdürlüğü sorumluluğundaki Nebiler Biyolojik Mücadele Laboratuvarı'nda çalışan 3 kişilik ekip, ağaçların kuruması ve zayıflamasına neden olan çam kese böceği ve Akdeniz çam kabuk böceğine karşı yararlı böcekler üretiyor.</p><p>Laboratuvar ortamında üretilen ve 'avcı' diye tabir edilen yararlı böcekler, popülasyonu hızla artan zararlılarla mücadele etmeleri için ormanlık alanlara salınıyor.</p><p>- Orman zararlılarına karşı kimyasal yerine biyolojik mücadele</p><p>Antalya Orman Bölge Müdürlüğünde görevli orman yüksek mühendisi Gülşen İnci, AA muhabirine, Orman Genel Müdürlüğü olarak kimyasal mücadele yerine biyolojik mücadeleye önem verdiklerini ve bu kapsamda avcı böcek üretimi yaptıklarını söyledi.</p><p>İklim değişikliği, kuraklık ve çevresel faktörler nedeniyle ormanların eskiye göre çok daha fazla baskı altında olduğunu belirten İnci, 'İklim değişikliği nedeniyle biyolojik mücadelenin önemi her geçen gün artıyor. Amacımız zararlı böceklerin popülasyonunu baskılamak, tamamen yok etmek değil, doğadaki faydalı canlıları korumak, nesillerini sağlıklı bir şekilde devam ettirmesini sağlamak.' dedi.</p><p>İnci, Orman Bölge Müdürlüğü bünyesindeki 5 laboratuvarda yararlı böcek üretimi yaptıklarını dile getirdi.</p><p>Havaların sıcak olmasıyla bölgedeki ormanlık alanlarda zararlı böceklerin hızla arttığını kaydeden İnci, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Laboratuvarda ürettiğimiz yararlı böcekleri doğaya bırakıyoruz . Antalya genelinde çam kese böceği zararlıları çok fazla görülmekte, Akdeniz iklimi hakim olduğu için buralarda çam kese böceği zararlıları çok fazla. Çam kese böcekleriyle mücadele için kullandığımız avcı böceklerinin üretimini yapıyoruz. Geçen sene laboratuvarda üretilen 160 binden fazla avcı böceğin ormanlık alana salınımını gerçekleştirdik. Hedefimiz bunun üzerinde bir salım yapmak. Bunun yanı sıra kabuklu böceklerle de mücadelemiz devam etmekte, 2 farklı cinste avcı böceğinden yılda 6 bine yakın üretim yapıp doğaya bırakıyoruz.'</p><p>- Zararlı böceklerin tahribat yaptığı bölgelere müdahale</p><p>Öncelikle zarar görmüş ormanlık alanları ve hangi böcekler tarafından zarar verildiğini tespit ettiklerini anlatan İnci, doğru zamanda zararlı böceklerin biyolojik döngülerine göre uygun yerlere bıraktıklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çam kese zararlılarının ağacın gelişimini olumsuz etkilediğini, asıl tehlikeli olan kabuk böceklerinin ise ağaçları kuruttuğunu belirten İnci, 'Ürettiğimiz avcı böcekler sayesinde bu zararlı böcek popülasyonunu kontrol altına almaya çalışıyoruz. Geçen sene yoğun kuruma görülen Konyaaltı, Kemer, Kumluca ve Finike gibi ilçelerimizde salımlar gerçekleştirdik, bölgedeki çalışmalarımız devam ediyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Antalya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/laboratuvarda-yetistirilen-avci-bocekler-orman-zararlilariyla-mucadele-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/laboratuvarda-yetistirilen-avci-bocekler-orman-zararlilariyla-mucadele-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="54229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Boğazı'nın yunusları 30 yıldır takip altında]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- TÜDAV Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay: - 'Yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik afalina grubu var. Bunun yanında mevsimsel olarak gelip geçen bireyler de bulunuyor. Özellikle balık göçü dönemlerinde toplam sayı yaklaşık 200'e kadar çıkabiliyor' - 'Yunuslar deniz ekosisteminin sağlığını gösteren, besin zincirinin en üst basamağında yer alan gösterge türlerdir. Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir. Bu nedenle ekosistemin korunması açısından vazgeçilmez canlılardır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay, İstanbul Boğazı'nda yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik yunus grubunu ve mevsimsel göçlerle gelen diğer yunus türlerini yaklaşık 30 yıldır takip ettiklerini belirterek, 'Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir' dedi.<br></p><p>TÜDAV, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'ndeki yunusların beslenme, dinlenme ve göç rotalarını izlemek amacıyla gözlem ve sörvey çalışmaları yürütüyor.</p><p>Yaklaşık 6 bilim insanının her hafta R/V TÜDAV-Maru araştırma gemisiyle deniz seferi gerçekleştirdiği çalışmalar kapsamında yaklaşık 30 yılda 1500'den fazla sefer düzenlendi. Marmara Denizi ile İstanbul Boğazı'ndaki yerleşik afalina yunusları ve mevsimsel göç yapan tırtak ile mutur yunuslarının hareketleri, foto kimliklendirme ve akustik izleme yöntemleriyle takip edildi.</p><p>Çalışmalar, Karadeniz ile Akdeniz arasında biyolojik koridor görevi gören Türk Boğazlar Sistemi'nin ve her iki deniz ekosisteminin korunmasına da katkı sağlıyor.</p><p>- 'Yerleşik popülasyon yalnızca afalinalardan oluşuyor'</p><p>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan TÜDAV Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay, Boğaz'da afalina, tırtak ve mutur olmak üzere üç yunus türünün görüldüğünü, özellikle ilkbahar ve sonbaharda pelajik balık göçüyle birlikte yunus hareketliliğinin arttığını ancak yılın her döneminde yunus gözlemenin mümkün olduğunu söyledi.</p><p>İstanbul Boğazı'nda yerleşik popülasyonun yalnızca afalinalardan oluştuğunu, tırtak ve muturların ise mevsimsel olarak boğazı kullandığını bildiren Tonay, afalina ve tırtakların sırt yüzgeçlerindeki doğal çentik ve şekil farklılıklarının her birey için benzersiz olduğunu, bu sayede fotoğraflarla bireyleri tek tek tanımlayabildiklerini anlattı.</p><p>Tonay, 'Yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik afalina grubu var. Bunun yanında mevsimsel olarak gelip geçen bireyler de bulunuyor. Özellikle balık göçü dönemlerinde toplam sayı yaklaşık 200'e kadar çıkabiliyor.' dedi.</p><p>TÜBİTAK destekli CetaFin adlı yeni projelerinde İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi, TÜDAV, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi araştırmacılarının birlikte çalıştıklarını belirten Tonay, şu bilgileri verdi:</p><p>'Bu proje ile İstanbul ile Zonguldak ve Sinop'ta elde edilen fotoğraf katalogları karşılaştırılacak. Komşu ülkelerde oluşturulan kataloglarla da eşleştirme yapılarak yunusların farklı bölgeler arasında hareket edip etmediği araştırılacak. Yunuslar deniz ekosisteminin sağlığını gösteren, besin zincirinin en üst basamağında yer alan gösterge türlerdir. Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir. Bu nedenle ekosistemin korunması açısından vazgeçilmez canlılardır.'</p><p>1983 yılına kadar yunus avcılığı yapılan Karadeniz'de, 20. yüzyılda 3 ila 4 milyon yunusun öldürüldüğü yönünde tahminler bulunduğunu aktaran Tonay, avcılık yasağının ardından popülasyonlarda toparlanma görüldüğünü ancak tehditlerin devam ettiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tonay, dip uzatma ağlarında özellikle muturların hedef dışı av olarak yaşamını yitirdiğini, kirlilik ve aşırı avcılık nedeniyle besin kaynaklarının azalmasının da yunusları hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirdiğini ifade etti.</p><p>- 'Bazılarının ilk fotoğrafları 15 yıldan daha eskiye dayanıyor'</p><p>TÜDAV Deniz Memelileri Uzmanı Dr. Ayaka Amaha Öztürk, araştırmalarda tekneyle denize açıldıklarını, görülen her yunusun türünü, grup büyüklüğünü ve davranışlarını kayıt altına aldıklarını anlattı.</p><p>Son yıllarda özellikle sırt yüzgeçlerinin fotoğraflandığını belirten Öztürk, 'Yüzgeçlerden artık hayvanları tanıyabiliyoruz. Yaklaşık 40 bireyi düzenli olarak takip ediyoruz. Bazılarının ilk fotoğrafları 15 yıldan daha eskiye dayanıyor.' diye konuştu.</p><p>Boğaz'da 2009'dan bu yana hidrofonlarla akustik izleme çalışmaları yürüttüklerini belirten Öztürk, yunusların özellikle gece saatlerinde daha aktif olduğunu dile getirdi.</p><p>Öztürk, ilkbaharda Karadeniz yönüne gerçekleşen balık göçü sırasında özellikle Boğaz'ın Karadeniz girişinde ve Beykoz koyları çevresinde yunus yoğunluğunun arttığını kaydetti.</p><p>- 'Jet ski trafiği yunusları rahatsız ediyor'</p><p>İstanbul Boğazı'nın dünyadaki sayılı büyük metropoller arasında tekneden kısa sürede yunus gözlemi yapılabilen ender alanlardan biri olduğunu belirten Öztürk, yoğun deniz trafiğinin ise önemli baskılar oluşturduğunu söyledi.</p><p>Son dönemde jet ski kullanımındaki artışın yunuslar üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu dile getiren Öztürk, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Jet skilerin oluşturduğu yüksek ses ve hızlı hareketler yunusları rahatsız ediyor. Yunusların yoğun bulunduğu dönemlerde ve özellikle Karadeniz girişi ile Beykoz koyları gibi alanlarda bu faaliyetlerin sınırlandırılması koruma açısından önemli.'</p><p>Balıkçılık faaliyetlerinin de yunusların davranışlarını etkilediğinden bahseden Öztürk, uzun yıllardır yürüttükleri gözlemlerde popülasyonda büyük bir değişim tespit etmediklerini, yıllara göre görülen dalgalanmaların ise büyük ölçüde balık stoklarındaki değişimlerle ilişkili olduğunu sözlerine ekledi.</p><p>2030 yılına kadar devam etmesi planlanan yeni proje kapsamında, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Dede ise pasif akustik izleme çalışmalarını yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/istanbul-bogazinin-yunuslari-30-yildir-takip-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="48365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsung yapay zeka destekli yeni televizyon serisini İstanbul'da tanıttı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/samsung-yapay-zeka-destekli-yeni-televizyon-serisini-istanbulda-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/samsung-yapay-zeka-destekli-yeni-televizyon-serisini-istanbulda-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Samsung Electronics Türkiye Tüketici Elektroniği Kıdemli Başkan Yardımcısı Mert Gürsoy: - 'Temel stratejimiz, akıllı telefondan televizyona, beyaz eşyadan giyilebilir ürünlere, tabletlerden ekran teknolojilerine geniş ürün yelpazemizle günün her anında tüketicilerin yanında olan bir ekosistem oluşturmak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Samsung Electronics Türkiye, televizyon deneyimini yapay zeka, yeni nesil ekran teknolojileri ve bağlantılı yaşam odağında yeniden tanımlayan 2026 AI TV serisini İstanbul'da düzenlediği etkinlikte tanıttı.</p><p>Yeni seriyle Samsung, yapay zekayı yalnızca görüntü ve ses kalitesini iyileştiren bir teknoloji olarak değil, kullanıcıyı anlayan, içerik deneyimini kişiselleştiren ve televizyonu akıllı ev ekosisteminin merkezine taşıyan bir deneyim katmanı olarak konumlandırmayı hedefliyor.</p><p>Vision AI Companion, kullanıcıların televizyonla daha doğal etkileşim kurmasına, içerikleri daha kolay keşfetmesine ve kişiselleştirilmiş önerilere ulaşmasına olanak tanıyor. Yeni One UI Tizen platformuyla desteklenen deneyim, 7 yıla kadar yazılım güncelleme desteği ve Samsung Knox güvenlik altyapısıyla tamamlanıyor.</p><p>Serinin dikkati çeken yeniliklerinden Micro RGB, gelişmiş arka aydınlatma mimarisi, yüksek renk doğruluğu, gerçek siyah performansı ve yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojileriyle gelişmiş televizyon deneyiminde yeni bir seviye sunuyor. R95H ve R85H modellerinden oluşan seri, 55'ten 115 inçe uzanan ekran seçenekleriyle sinema, spor ve oyun deneyimini daha parlak, detaylı ve gerçekçi hale getiriyor. Yeni seri, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına göre geliştirilen yeni nesil ekran ve deneyim teknolojilerini de bir araya getiriyor.</p><p>Sinemaseverler için Micro RGB, VDE Precision Color sertifikasıyla onaylanan 'BT.2020' renk gamının yüzde 100'ünü kapsarken, Glare Free ekran yapısı ve AI Engine Pro görüntü işleme teknolojisiyle yüksek kontrast sunarak, sinematik görüntü deneyimi sağlıyor.<br></p><p>Spor tutkunları için AI Football Mode ve AI Sound Controller Pro, futbol topunu, maç temposunu, spiker sesini ve tribün atmosferini analiz ederek daha kişisel ve sürükleyici bir maç deneyimi yaşatıyor. AI Upscaling Pro ve AI Motion Enhancer Pro teknolojileri ise hızlı sahnelerde akıcılığı artırıyor.<br></p><p>Oyuncular için Samsung OLED serisi, Motion Xcelerator 165Hz yenileme hızı, NVIDIA G-SYNC uyumluluğu, AMD FreeSync Premium Pro desteği ve AI Gaming Optimizer özellikleriyle yüksek performanslı deneyim sunuyor.<br></p><p>Sanat ve tasarım odaklı kullanıcılar için The Frame Pro, Neo QLED görüntü teknolojisini Wireless One Connect çözümü, Pantone doğrulamalı renk performansı, Art Mode ve Glare Free teknolojisiyle bir araya getiriyor. Art Store'da yer alan 5 bini aşkın sanat eseri aracılığıyla televizyon, kapalıyken bile yaşam alanlarının estetik bir parçası haline geliyor. <br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeni yaşam tarzları için The Moving Style, 120Hz yenileme hızı, modern tasarımı, 3 saate varan pil ömrü ve taşınabilir yapısıyla ekran deneyimini evin farklı alanlarına taşıyor.</p><p>- Yeni nesil ses deneyimi</p><p>Samsung, 2026 AI TV serisini yeni nesil ses çözümleriyle de destekliyor. HW-Q990H modeli, 11.1.4 kanal mimarisi, Dolby Atmos desteği ve 756 watt ses gücüyle sinema kalitesinde üç boyutlu ses deneyimi sunuyor. Q-Symphony teknolojisi sayesinde Samsung televizyonlarla senkronize çalışan model, görüntü ve sesi yapay zeka destekli bütünsel bir ev eğlencesi deneyiminde buluşturuyor.</p><p>Daha güçlü entegre ses ekosistemi oluşturma hedefiyle 'Music Studio 5' ve 'Music Studio 7'den oluşan iki yeni Wi-Fi özellikli hoparlör de tanıtıldı. Ünlü tasarımcı Erwan Bouroullec'in, müziğin ve sanatın evrensel bir sembolünden ilham alan ve Samsung'un kendine özgü estetiğine dayanan 'zamansız nokta' konsepti, bu seride de paylaşılıyor. <br></p><p>Serinin sarmalayıcı modeli Music Studio 7 (LS70H), sol, ön, sağ ve üstten ses veren hoparlörleriyle sağladığı 3.1.1 kanallı uzamsal sesiyle doğal bir 3D deneyimi sunuyor. Ses ayarları Samsung Audio Lab tarafından yapılan Music Studio 5, net ve dengeli sesler için 4 inçlik woofer ve dahili dalga kılavuzu bulunan çift tweeter ile kullanıcılarla buluşuyor.</p><p>- 'Tüm ekosistemleri birbirine bağlayan bir yaşam deneyimi sunuyoruz'</p><p>İstanbul'un ev sahipliği yaptığı tanıtım etkinliğinde görüşlerini paylaşan Samsung Electronics Türkiye Tüketici Elektroniği Kıdemli Başkan Yardımcısı Mert Gürsoy, televizyon deneyiminin yapay zeka ile yepyeni bir döneme girdiğini belirterek, yapay zekayı tek bir cihazın özelliği olarak görmediklerini, bu teknolojiyle tüm ekosistemleri birbirine bağlayan bir yaşam deneyimi sunduklarını dile getirdi.<br></p><p>Değerli markalardan ve çip üreticilerinden biri olarak vizyonlarının, 'Samsung yapay zeka yaşam yolculuğu ekosistemi' olduğunu aktaran Gürsoy, şu değerlendirmelerde bulundu:<br></p><p>'Misyonumuz net, yapay zeka yolculuğunda kullanıcılara gerçek, güvenilir ve eğlenceli bir yol arkadaşı olabilmek. Temel stratejimiz, akıllı telefondan televizyona, beyaz eşyadan giyilebilir ürünlere, tabletlerden ekran teknolojilerine geniş ürün yelpazemizle günün her anında tüketicilerin yanında olan bir ekosistem oluşturmak ve bu ekosistemle tüm kullanıcılarımıza kesintisiz ve uçtan uca bir yapay zeka deneyimi yaşatmak. Yapay zeka inovasyonlarının öncü markası olarak, bu teknolojinin gücünü herkese ulaştırmaya ve hayatlarına değer katmaya devam edeceğiz.'<br></p><p>Samsung Electronics Türkiye Ses ve Görüntü Sistemleri Pazarlama Direktörü İbrahim Akdağ da 2026 Samsung AI TV serisini kullanıcıların farklı tutkularına göre tasarladıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Micro RGB ile renk, parlaklık ve detay seviyesinde yeni bir referans sunarken, OLED ile oyun performansını, The Frame ile sanat ve tasarım deneyimini, The Movingstyle ile de ekran özgürlüğünü ileri taşıyoruz. Vision AI Companion ise tüm bu ürün ailesinin ortak akıllı katmanı olarak televizyonla etkileşimi daha doğal, kişisel ve interaktif hale getiriyor. Amacımız, televizyonu evin merkezindeki pasif bir ekrandan çıkarıp gerçek bir eğlenceye ve yol arkadaşına dönüştürmek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/samsung-yapay-zeka-destekli-yeni-televizyon-serisini-istanbulda-tanitti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/samsung-yapay-zeka-destekli-yeni-televizyon-serisini-istanbulda-tanitti.jpg" type="image/jpeg" length="65151"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
