<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Memleketten Haber</title>
    <link>https://www.memlekettenhaber.com</link>
    <description>Memleketinizin Haberlerini Okuyun</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.memlekettenhaber.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 15 May 2026 20:46:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda iklim, sağlık ve enerji konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Anadolu Ajansı Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 'Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda uzmanlar, iklim krizinin enerji üretiminden halk sağlığına, kentleşmeden psikolojik etkilere kadar uzanan sonuçlarını değerlendirdi - İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu: - 'Eskiden biz sadece travmaları şiddete maruz kalan ya da bir fiziksel travma geçiren insanlar gibi görürdük ama şimdi seller, yangınlar, aşırı sıcaklıklar, küresel olaylar nedeniyle bütün hayatı değişen insanlar üzerinde de travma sonrası bozukluklar gelişiyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansı (AA) Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü Yeşilhat ve İstanbul Aydın Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 'Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda uzmanlar, iklim krizinin enerji, sağlık ve kentler üzerindeki etkilerini farklı boyutlarıyla ele aldı.<br></p><p>İstanbul Aydın Üniversitesi Turkuaz Salonu'nda gerçekleşen ve AA Yeşilhat muhabiri Biriz Özbakır'ın moderatörlüğünü yaptığı 'Değişen dünya: iklim krizinin enerji, sağlık ve kentlere etkisi' temalı panele, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Füsun Terzioğlu, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Aslan, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Yaşar ve Teknoloji Transfer Ofisi (TEKMER) Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Utku Bulut Şimşek katıldı.</p><p>- İklim değişikliği insan sağlığını olumsuz etkiliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Prof. Dr. Terzioğlu, paneldeki konuşmasında, iklim değişikliğinin insanı fiziksel, sosyal, psikolojik ve biyolojik açıdan etkileyen en önemli çevresel sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi.</p><p>İklim değişikliğinin sıcaklık artışı, hava kirliliği, polen yoğunluğu, sel ve orman yangınları gibi çevresel etkiler yoluyla alerjik ve kronik solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere insan sağlığını doğrudan olumsuz etkilediğini belirten Terzioğlu, hava kirliliğinin kronik ve yaygın bir zehirlenme etkisi oluşturduğunu, ısı artışının ise daha akut ve sistemleri çökerten bir etki yarattığını aktardı.</p><p>Terzioğlu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için sürdürülebilirlik politikalarını benimsemesi ve bireysel davranış değişiklikleriyle desteklenen ülke politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, 'Hava kirliliğiyle, ısı değişikliğiyle hiç ilişkilendirilmeyen üreme sağlığı sorunları da hem kadın hem erkek üzerinde çok büyük etki unsuru oluşturuyor.' dedi.</p><p>İklim değişikliğinin yeni psikolojik sorunlara da yol açtığına işaret eden Terzioğlu, sel, yangın gibi afetler nedeniyle insanların aidiyet ve güven duygusunu kaybederek derin psikolojik etkiler yaşadığını kaydetti. <br></p><p>Prof. Dr. Terzioğlu, 'Eskiden biz sadece travmaları şiddete maruz kalan ya da bir fiziksel travma geçiren insanlar gibi görürdük ama şimdi seller, yangınlar, aşırı sıcaklıklar, küresel olaylar nedeniyle bütün hayatı değişen insanlar üzerinde de travma sonrası bozukluklar gelişiyor. Orada yaşadığı yaşamsal krizlerle onların baş etme mekanizmasına ve bu süreçten çıkmasına nasıl destek olabileceğimiz konusunu ön plana çıkarıyor. O yüzden bir kavram daha girdi. Travma sonrası iyileşme.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Güneş enerjisinin potansiyeli inanılmaz avantaj sağlayacak'</p><p>Prof. Dr. Aslan ise iklim değişikliğinin enerji dönüşümünü doğrudan etkilediğini söyledi.</p><p>Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için net sıfır emisyon politikalarının, disiplinler arası çalışmaların ve uluslararası işbirliklerinin zorunlu olduğuna işaret eden Aslan, iklim değişikliğinin bazı alternatif enerji potansiyellerini artırabilse de, kuraklık, sıcaklık artışı ve rüzgar değişimlerinin enerji üretiminde riski artırdığını anlattı.</p><p>Aslan, Türkiye'nin kuzeybatı ve güneydoğu bölgelerinin yüksek rüzgar ve güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğuna dikkati çekerek, özellikle Van ve doğu bölgelerinde güneş enerjisinin, kıyı ve dağlık alanlarda ise rüzgar enerjisinin büyük avantaj sunduğunu ifade etti.</p><p>Kıyı bölgelerinde deniz, kara etkileşimi nedeniyle rüzgar enerjisinin özellikle yaz ve kış dönemlerinde çok olduğunun altını çizen Aslan, şunları kaydetti:</p><p>'Bu dönemlerde güneşlenme süresine bağlı olarak güneş enerjisinin potansiyeli inanılmaz avantaj sağlayacak. Dolayısıyla daha verimli çalışmalar yapılabilecek. Geri dönüşüm süreleri ve maliyetler açısından hem güneş hem de rüzgar enerjisi sistemleri biraz farklılık göstermekle beraber çok cazip. Keza biyokütle de öyle.'</p><p>- 'Cephesinde bitki gördüğümüz her bina yeşil bina değil'</p><p>Doç. Dr. Yaşar da tasarımın artık yalnızca fonksiyon ve estetik üreten bir araç olmaktan çıkarak iklim, sağlık ve enerji krizleri gibi sorunlara da yanıt veren bir köprü görevi gördüğünü söyledi.</p><p>Yeşil mimariyi, kullanıcı konforunu ve sağlığı odağında tutan, ekonomik, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirildiği bir tasarım yaklaşımı olarak tanımlayan Yaşar, şöyle devam etti:</p><p>'Çatısında güneş paneli gördüğümüz, cephesinde bitki gördüğümüz her bina yeşil bina değil. Hani öyle bir algı var. Bir binanın yeşil bina olabilmesi için yaşam döngüsü çerçevesinde ele alınması gerekir. İnsanlar gibi. Nasıl ki insan doğuyor, büyüyor, yaşıyor ve sonra ölüyorsa binalar da aynı şekilde. Bir tasarım aşaması var, inşa aşaması var, kullanım aşaması var ve ardından binalar da yok oluyor.'</p><p>Yaşar, son yıllarda yeşil mimarinin zaman zaman bir pazarlama etiketi olarak kullanıldığını, bu nedenle projelerin gerçekten yeşil bina olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Trafik kaynaklı hava kirliliğinin ve buna bağlı sıcaklık artışlarının iklim krizini derinleştirdiği, bu nedenle şehir içi düzenlemelerinin önemli olduğunu altını çizen Yaşar, ayrıca kentlerdeki yapı yoğunluğunu azaltmak için kırsal alanlara yatırım yapılarak nüfusun dengelenmesi gerektiği sözlerine ekledi.</p><p>- 'Şirketler sürdürülebilirlik alanında yaptığı faaliyetlerle de performanslarını değerlendiriyorlar'</p><p> Dr. Öğretim Üyesi Şimşek de güneş ve rüzgar enerjisi teknolojilerindeki hızlı gelişimin fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.</p><p>Elektrik enerjisiyle ve yeni depolama sistemleriyle çalışan çözümlerin geleceğin temiz teknolojilerinden birisi olarak öne çıktığını belirten Şimşek, 'Bu çözümlerin yanında batarya teknolojileri, yeşil hidrojen ve karbon yönetimi alanlarında da tüm ülkeler, ülkemiz dahil önemli yatırımlar yapıyorlar. Tabii ki bir de toplumların bu çevresel farklılığının artması da bir değişim oluşturuyor. Artık şirketler yalnızca ekonomik olarak cirolarıyla değil, sürdürülebilirlik alanında yaptığı faaliyetlerle de bu performanslarını değerlendiriyorlar.' diye konuştu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-saglik-ve-enerji-konusuldu.jpg" type="image/jpeg" length="14975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAP Türkiye 'otonom işletme' vizyonunu SAP Connect Day'de tanıttı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/sap-turkiye-otonom-isletme-vizyonunu-sap-connect-dayde-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/sap-turkiye-otonom-isletme-vizyonunu-sap-connect-dayde-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan: - 'Entegre araç gereç seti dediğimiz, süreci ve sürecin olgunluğunu değerlendiren, süreçteki sorunları tespit eden, çözüm üreten ajanlar da hayatımızın parçası haline gelecek']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - SAP Türkiye, şirketlerin yapay zeka çağında daha hızlı, çevik ve veriye dayalı karar almasını hedefleyen 'otonom işletme' vizyonunun tanıtımını SAP Connect Day etkinliğinde gerçekleştirdi.</p><p>SAP yöneticileri, müşteriler, iş ortakları ve farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla İstanbul'da düzenlenen etkinlikte yapay zeka destekli kurumsal dönüşüm, veri yönetimi, insan kaynakları ve müşteri deneyimi uygulamaları, farklı sektörlerdeki şirketlerden örneklerle ele alındı. Organizasyonda stratejiden uygulamaya, vizyondan somut iş sonuçlarına uzanan oturumlar düzenlenirken, canlı demolar ve gerçek müşteri hikayeleri de paylaşıldı.</p><p>'Yapay Zeka Çağında SAP ile Liderlik' başlıklı açılış oturumuna SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, SAP Güney Avrupa Çözüm Grubu Direktörü Tuna Atmaca, SAP Endüstri ve İnovasyon Danışmanı Çağatay Özak, Beymen Group Üst Yöneticisi (CEO) Elif Çapçı ve SAP Türkiye Endüstrilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Elif Ertan katıldı.</p><p>Oturumda, kısa süre önce SAP Sapphire 2026'da duyurulan otonom işletme yaklaşımının Türkiye'deki kurumlar açısından yeni bir döneme işaret ettiği vurgulanarak, SAP'nin yeni 'Üretken Kullanıcı Arayüzü' (Generative UI) deneyimi ile yapay zeka asistanı Joule'un çalışma modeli Türkiye'de ilk kez paylaşıldı.</p><p>SAP Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Yapay Zeka Başkanı Jesper Schleimann otonom işletme yaklaşımını küresel perspektiften katılımcılara aktarırken, SAP EMEA Success Plan Satış Bölge Başkanı Carmelo Riso da 'SAP Success Plan Services' başlıklı sunum gerçekleştirdi. İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin de veri, yapay zeka ve ekonomi ekseninde rekabetin yeni kodlarını değerlendirdi.</p><p>- Kurumsal süreçlerde uçtan uca otomasyon hedefi</p><p>SAP'nin otonom işletme vizyonu, yapay zekanın yalnızca destek aracı değil, iş süreçlerini uçtan uca yöneten aktif bir operasyon katmanı olarak kullanıldığı yeni nesil bir kurumsal yazılım yaklaşımını ifade ediyor. Bu modelde şirketler, farklı uygulamalar arasında manuel işlem yapmak yerine yapay zeka ajanlarıyla çalışan entegre sistemler üzerinden süreçlerini yönetebiliyor.</p><p>Vizyonun temelinde, yapay zeka ajanlarının geliştirildiği SAP Business AI Platformu, finans, tedarik zinciri ve insan kaynakları gibi alanlarda çalışan SAP Autonomous Suite ile kullanıcı deneyimini yeniden tasarlayan Joule Work arayüzü bulunuyor. SAP, bu yapı kapsamında 50'den fazla Joule asistanı ve 200'den fazla uzmanlaşmış yapay zeka ajanı geliştirdi.</p><p>Şirket, enerji, üretim ve varlık yönetimi gibi alanlara yönelik 'Industry AI' çözümleriyle yapay zeka destekli bakım, analiz ve operasyon yönetimi senaryolarını da devreye aldı.</p><p>İnsan kaynakları odaklı 'HR Connect' oturumlarında, yapay zeka destekli çalışan deneyimi, veri odaklı karar alma mekanizmaları ve dijital dönüşüm süreçleri ele alındı. SAP yöneticilerinin yanı sıra Coral Travel Group, Unico Sigorta, Astor Enerji, Yiğitoğlu Kimya, Gözen Digital Aviation, Limak Holding, Demirören Medya, OYAK Çimento, FLO Group ve Aydem Enerji'den temsilciler, şirketlerindeki dönüşüm projelerini anlattı.</p><p>Veri ve teknoloji odaklı 'Data & IT' oturumlarında da ERP modernizasyonu, yapay zeka ajanları, kurumsal hafıza yönetimi, veri analitiği ve bulut tabanlı karar mekanizmaları öne çıktı. Beylerbeyi İçecek, İÇDAŞ, SOCAR Türkiye ve Türkiye Petrolleri temsilcileri, veri yönetimi ve dijital dönüşüm projelerine ilişkin uygulama örneklerini paylaştı.</p><p>Perakende ve müşteri deneyimi odaklı 'CX' oturumlarında ise yapay zekanın müşteri deneyimindeki etkisi, veri odaklı operasyon yönetimi ve çok kanallı dönüşüm süreçleri ele alındı. Teknosa, ebebek, Greyder, Eren Perakende ve Asimetrik Ses Işık ve Görüntü Sistemleri temsilcileri, bulut dönüşümü, müşteri verisi yönetimi ve kişiselleştirme uygulamalarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Oturumda, yapay zeka destekli sistemlerin talep tahmini, stok optimizasyonu, mağaza yönetimi ve müşteri bağlılığı gibi alanlarda yeni bir operasyon modeli oluşturduğuna değinildi.</p><p>SAP Connect Day kapsamında, fuaye alanında canlı demolar ve gerçek kullanım senaryoları da sergilendi. Katılımcılar, SAP ve iş ortaklarının çözümlerini yakından inceleme ve uzmanlarla bire bir görüşme fırsatı buldu. Günün kapanışında komedyen ve yazar Kaan Sekban sahne aldı. Etkinliğe Detaysoft, Solvia, BTC, Nagarro, NTT DATA, Vektora ve VesaCons, farklı sponsorluk kategorilerinde destek verdi.</p><p>- 'Şirketlerin yapay zeka dönüşümünde teknoloji yatırımları yeterli değil'</p><p>SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, şirketlerin yapay zekada somut iş sonuçları üretmeye odaklandığını söyledi.</p><p>Yapay zekanın bireysel kullanımın ötesine geçerek şirketlerin iş süreçlerine doğrudan entegre olmaya başladığını belirten Candan, yeni dönemde kullanıcıların sistemlerle nasıl etkileşim kuracağı, insanlarla otonom sistemler arasındaki görev paylaşımının nasıl şekilleneceği ve şirketlerin otonom süreçlerini oluştururken kurumsal bilgi birikimi, operasyonel süreçler ve çalışan uzmanlığından nasıl yararlanacağının, en çok tartışılan başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.</p><p>Candan, kurumsal yapay zeka kullanımında güvenlik ve güvenilirliğin kritik önem taşıdığına dikkati çekerek, bireysel ile kurumsal yapay zeka arasındaki temel farkın 'doğru soruya doğru cevabı doğru zamanda üretme yetkinliği' olduğunu söyledi.</p><p>Şirketlerin yapay zeka dönüşümünde yalnızca teknoloji yatırımlarının yeterli olmadığını dile getiren Candan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Dönüşümün insan, süreç ve platformdan oluşan 3 boyutu var. Genellikle yapay zeka deyince sadece teknoloji anlaşılıyor, halbuki kurumsal kullanımda kurum kültürü, çalışma şekli ve süreçlerimize etkisinden söz ediyoruz. Entegre araç gereç seti dediğimiz, süreci ve sürecin olgunluğunu değerlendiren, süreçteki sorunları tespit eden, çözüm üreten ajanlar da hayatımızın parçası haline gelecek.'</p><p>- 'Veriye gereken önemi vermeyen şirketler rekabette geride kalacak'</p><p>EnerjiSA Enerji Bilgi Sistemleri ve İş Uygulamaları Direktörü Hilal Esen Sezer de enerji sektöründeki dönüşümün teknoloji yatırımlarını daha kritik hale getirdiğini belirterek, enerji şirketlerinin yapay zeka ve dijital çözümleri ne kadar etkin kullandıklarının rekabette belirleyici olacağını vurguladı.</p><p>SAP ile çalışmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Sezer, yapay zeka kullanımıyla veri merkezlerinde enerji ihtiyacının arttığını, enerji şirketlerinin bu yeni talebe yönelik yatırımlar planlaması gerektiğini kaydetti.</p><p>Eren Perakende Bilgi Teknolojileri Grup Başkanı Ahmet Hilmi Ersoy, perakende sektöründe rekabetin yalnızca mağaza sayısıyla değil, veriyi doğru okuyup yapay zeka destekli tahminler yapabilme kapasitesiyle şekillendiğini söyledi.</p><p>Mağaza ağının halen önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Ersoy, 'Şu anda gerçek değer, mağazanın dışında doğru ürünü, doğru zamanda ve doğru yerde bulundurabilmek için yapay zekanın da gücünü kullanarak bu tahminlemeleri yapabilmekten geliyor.' dedi.</p><p>SOCAR Türkiye Dijital Çözümler Grup Müdürü Nagihan Selvi, rafineri ve enerji sektöründe oluşan büyük veri hacminin doğru analiz edilmesinin verimlilik ve optimizasyon açısından kritik önem taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enerji ve rafineri operasyonlarında yoğun veri üretildiğine dikkati çeken Selvi, şirketlerin veri odaklı çalışmasının zorunluluk haline geldiğine değinerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'SOCAR Türkiye olarak veri mühendisliğine çok önem veriyoruz. Sahadan verileri toplayan, modelleyen, bunları anlamlı hale getiren ekiplerimiz var. Verimlilik ve optimizasyon ihtiyaçlarını da buna dayanarak yakalayabiliyoruz. Yapay zekanın da temeli veri. Veriye gereken önemi vermeyen şirketlerin rekabette geride kalacağını düşünüyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/sap-turkiye-otonom-isletme-vizyonunu-sap-connect-dayde-tanitti</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/sap-turkiye-otonom-isletme-vizyonunu-sap-connect-dayde-tanitti.jpg" type="image/jpeg" length="82748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boğaziçi Ventures ve KOCCA işbirliğiyle dijital oyun forumu düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/bogazici-ventures-ve-kocca-isbirligiyle-dijital-oyun-forumu-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/bogazici-ventures-ve-kocca-isbirligiyle-dijital-oyun-forumu-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Boğaziçi Ventures CEO'su Barış Özistek: - 'Hem Güney Kore'den Türkiye'ye girişim ve yatırımcı getiriyoruz hem de aynı şekilde, Türkiye'den Güney Kore'ye götürüyoruz. İki taraflı bir işbirliğinde köprü vazifesindeyiz' - KOCCA Türkiye Genel Müdürü Young-sung Hwang: - 'Türkiye ile Güney Kore arasındaki içerik sektörü işbirliklerini ve kültürel alışverişi önümüzdeki dönemlerde daha da genişleterek, içerik endüstrisinin gelişmesine birlikte katkı sağlamayı hedefliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Boğaziçi Ventures ev sahipliğinde Türkiye ile Güney Kore oyun ekosistemleri arasındaki köprülerin güçlendirilmesi amacıyla 2026 Türkiye-Kore Oyun Forumu gerçekleştirildi.</p><p>Güney Kore'nin yaratıcı içerik ve oyun sektörünü destekleyen resmi kurumu Kore Yaratıcı İçerik Ajansının (KOCCA) işbirliğiyle İstanbul'da düzenlenen etkinlikte, küresel oyun endüstrisinin geleceğini şekillendiren yapay zeka teknolojileri ve yeni nesil yatırım stratejileri masaya yatırıldı.</p><p>Forumda düzenlenen panellerde son dönemde küresel pazarda ivme yakalayan Türk mobil oyun sektörü ile yayıncılık ve teknoloji kültürüyle öne çıkan Güney Kore ekosistemi arasındaki köprülerin güçlendirilmesi hedeflenirken, ortak yatırım fırsatları ele alındı.</p><p>Etkinliğe, KOCCA Türkiye Genel Müdürü Young-sung Hwang, Boğaziçi Ventures Üst Yöneticisi (CEO) Barış Özistek, Gaming in Türkiye CEO'su Ozan Aydemir, ESA Esports CEO'su Lale Ergin, Gaming İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Devrim ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığı Proje Direktörü Ahmet Diler katıldı.</p><p>Öte yandan, etkinliğin Korece versiyonu KOCCA tarafından Güney Kore'de de yayınlanacak.</p><p>- 'İki taraflı bir işbirliğinde köprü vazifesindeyiz'</p><p>AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Ventures CEO'su Özistek, Türkiye'deki girişimlerin Asya ülkeleriyle gerçekleştirebileceği işbirliklerine odaklandıklarını ve Güney Kore'nin, bu noktada stratejik bir partner olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özistek, yeni yapay zeka fonu kapsamında Güney Kore'nin en önemli girişim hızlandırma merkeziyle ortaklık yaptıklarına değinerek, 'Hem Güney Kore'den Türkiye'ye girişim ve yatırımcı getiriyoruz hem de aynı şekilde, Türkiye'den Güney Kore'ye götürüyoruz. İki taraflı bir işbirliğinde köprü vazifesindeyiz.' dedi.</p><p>Dijital ekonominin yüzde 50'den fazlasının Asya pazarında gerçekleştiğini aktaran Özistek, iki coğrafya arasında yapay zeka, fintek, perakende teknolojileri ve oyun gibi alanlara odaklanan şirketler arasındaki ilişkilerin hızlandırılmasına katkıda bulunmak istediklerini dile getirdi.</p><p>Özistek, KOCCA'nın Türkiye'deki yaratıcı içeriklerle aktif bir şekilde ilgilendiğini belirterek, Türkiye'nin son yıllarda özellikle mobil oyun tarafında dünyadaki lider ekosistemlerden biri haline geldiğini ifade etti.</p><p>Türk ve Güney Koreli oyun şirketlerini buluşturmanın stratejik önemine değinen Özistek, şöyle devam etti:</p><p>'Türk oyun şirketlerini Güney Koreli paydaşlarıyla buluşturmak ve ortaklık kurmak, çok önemli. Bu, Türk oyunlarının Asya'da ya da Güney Kore oyunlarının Türkiye ve Orta Doğu gibi coğrafyalarda yayınlanması gibi çok seçenekli olabilir. Yaratıcı içerikten kastımız, sadece oyun değil. Bunun içerisinde K-pop, medya, film ve dizi işleri de var. Bunlar, hem Türkiye'nin hem de Güney Kore'nin çok güçlü olduğu alanlar. Bu işbirlikleri sayesinde, birçok kişinin ulaşmakta güçlük çektiği marka değerlerine şirketlerimiz ulaşabilir. Aynı zamanda, Güney Kore şirketleri de buradaki kaynaklara ulaşabilir.'</p><p>Özistek, Türkiye ve Güney Kore arasındaki tarihsel dostluğa ve 'kardeş ülke' bağına değinerek, iki ekosistemin birbirini destekleyerek küresel pazarda daha güçlü bir konuma gelebileceğini de anlattı.</p><p>- 'Bilgi paylaşımı artmalı'</p><p>Gaming in Türkiye CEO'su Aydemir de Türkiye'nin oyun sektöründeki güncel durumu ve Güney Kore ile geliştirilen stratejik işbirliklerine değinerek, Türkiye'nin dijitalleşen bir ülke haline geldiğini söyledi.</p><p>Türkiye'de nüfusun yaklaşık 45-50 milyonunun dijital oyun oynadığını, yaklaşık yüzde 90'ının internete bağlandığını ve 65 milyon kişinin sosyal medyada vakit geçirdiğini kaydeden Aydemir, Türkiye'de bu alanlarda oluşan pazar hacminin 1 milyar doların üzerine çıktığını ve bu hacmin büyük bir kısmının mobil kaynaklı olduğunu ifade etti.</p><p>Türkiye'nin aynı zamanda üreten bir ülke olduğuna işaret eden Aydemir, 1300'den fazla lokal oyun firmasının mobil, PC ve hibrit alanlarda çalışmalarını sürdürdüğünü ve ekosistemin güçlenmeye devam ettiğini vurguladı.</p><p>Yurt dışındaki oyun firmalarının Türkiye'ye yatırım yapmaya devam ettiğini belirten Aydemir, KOCCA ile gerçekleştirilen etkinliğin Türk geliştiriciler için yaratacağı fırsatlara dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Güney Kore hem teknoloji hem de üretim açısından oyun sektörünün merkezlerinden biri. Bence en güzel başlangıç, taraflar arasında bilgi paylaşımıyla olur. Sektörümüzde çok kaliteli ve büyük oyun firmaları var. Karşılıklı bilgi paylaşımı artarsa, ülkemizden globale açılacak firma sayısı da artacak. İki ülke arasında istihdam fırsatları da doğacak.'</p><p>- 'İşbirliğini genişletmeyi hedefliyoruz'</p><p>KOCCA Türkiye Genel Müdürü Hwang da yayıncılık, oyun, müzik, animasyon ve moda gibi sektörleri desteklemek amacıyla Güney Kore yasaları kapsamında kurulmuş, kamu yararına faaliyet gösteren ve kar amacı gütmeyen bir devlet kuruluşu olduklarını bildirdi.</p><p>Türkiye-Kore Oyun Forumu'nun, iki ülke oyun sektörlerinin mevcut durumu, geleceği ve ortak işbirliği fırsatlarının ele alındığı önemli bir platform olduğunu kaydeden Hwang, bu kapsamda Boğaziçi Ventures ve Gaming in Türkiye gibi Türkiye'nin önde gelen kuruluşlarıyla işbirliği gerçekleştirmekten memnuniyet duyduklarını vurguladı.</p><p>Çalışmaları kapsamında 2-4 Haziran'da '2026 Türkiye K-Content IP Biz Week' etkinliğini düzenleyeceklerini ifade eden Hwang, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Etkinliğe Güney Kore'den 16 içerik şirketi katılacak. Türkiye'den de çok sayıda içerik şirketinin yer almasını bekliyoruz. Bu organizasyonun, iki ülkenin içerik şirketleri için yeni işbirlikleri ve iş geliştirme fırsatları yaratacağına inanıyoruz. Türkiye ile Güney Kore arasındaki içerik sektörü işbirliklerini ve kültürel alışverişi önümüzdeki dönemlerde daha da genişleterek, içerik endüstrisinin gelişmesine birlikte katkı sağlamayı hedefliyoruz.'</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/bogazici-ventures-ve-kocca-isbirligiyle-dijital-oyun-forumu-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/bogazici-ventures-ve-kocca-isbirligiyle-dijital-oyun-forumu-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="11880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[COP31 Türkiye için denizlerde işbirliği ve sıfır karbon fırsatı sunuyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/cop31-turkiye-icin-denizlerde-isbirligi-ve-sifir-karbon-firsati-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/cop31-turkiye-icin-denizlerde-isbirligi-ve-sifir-karbon-firsati-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu: - 'Türkiye açısından bölgesel denizler konusunda somut aksiyonlar geliştirmek ve bunları uluslararası ölçekte ilerletmek için ciddi bir fırsat var. Akdeniz, Karadeniz ve çevre denizlerde iklim etkilerine karşı yeni işbirlikleri geliştirebiliriz' - 'Bu COP yapılacak ve bitecek ancak burada kazanılacak tecrübe, kurulacak altyapı ve geliştirilecek işbirlikleri sayesinde Türkiye sonraki COP süreçlerine de daha güçlü ve kalıcı katkı verebilir. Aynı zamanda ülkemizi sıfır karbon hedefine taşıma yolunda çok önemli bir eşik olabilir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, COP31'in Türkiye için bölgesel denizlerde iklim işbirliklerini güçlendirme ve sıfır karbon hedeflerine hız kazandırma açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin COP31 sürecindeki 9 tematik önceliğinden biri olan okyanus ve deniz ekosistemlerinin korunması kapsamında bölgesel denizlerde iklim krizine karşı işbirliklerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>Prof. Dr. Barış Salihoğlu, AA muhabirine, bu hedefin Türkiye için çok büyük fırsat olduğunu, bunun doğru değerlendirilmesi durumunda COP süreçlerine katkının kalıcı hale getirilebileceğini söyledi.</p><p>COP31 hazırlıklarını ODTÜ bünyesindeki ODTÜ İklim Merkezi'nde sürdürdüklerini kaydeden Salihoğlu, bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile çeşitli başlıklarda ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</p><p>Salihoğlu, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'COP31 hazırlıkları kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yapılan istişare toplantılarında, bölgesel denizler üzerine bir inisiyatif oluşturulmasını önerdik. Antalya'da, Akdeniz kıyısında yapılacak bir COP'ta denizlerin daha görünür olması son derece önemli. Daha önce COP gündemlerinde okyanus ve denizler sınırlı yer buldu. Son iki konferansta bu alan daha fazla öne çıktı. COP31'de ise 9 ana temadan biri doğrudan okyanuslar ve denizler olarak belirlendi. Bu, bizim için çok önemli. Türkiye açısından bölgesel denizler konusunda somut aksiyonlar geliştirmek ve bunları uluslararası ölçekte ilerletmek için ciddi fırsat var. Akdeniz, Karadeniz ve çevre denizlerde iklim etkilerine karşı yeni işbirlikleri geliştirebiliriz.'</p><p>- Üniversitelere düşen görevler</p><p>Salihoğlu, ODTÜ olarak yalnızca COP31'e değil, bundan sonraki COP süreçlerine de sürekli katkı sunacak bir yapı kurmayı hedeflediklerinden ve bu kapsamda çeşitli uluslararası ortaklıklar geliştirdiklerinden bahsetti.</p><p>COP toplantılarının artık yalnızca ülkelerin müzakere yürüttüğü platformlar olmaktan çıktığını ifade eden Salihoğlu, 'Artık burada üniversitelere de sivil toplum kuruluşlarına da özel sektöre de yer var. Her ne kadar eleştirilen yönleri olsa da COP'lar bugün iklim konusunda en önemli küresel organizasyon. Türkiye'de yapılacak olması üniversiteler açısından da yeni sorumluluklar doğuruyor. Üniversitenin görevi sadece bilgi üretmek değil, toplumla ve sanayiyle köprü kurmak, bilgi birikimini eyleme dönüştürmektir.' diye konuştu.</p><p>Salihoğlu, COP31'de yalnızca strateji ve hedeflerin değil, doğrudan uygulamaya dönük adımların öne çıkmasının beklendiğini, bakanlığın da bu yönde irade ortaya koyduğunu belirterek, 'Sadece fikirlerin konuşulduğu değil, uygulamaların hayata geçirildiği bir COP olması yönünde yaklaşım var. Bu çok kıymetli.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>ODTÜ'nün enerji, şehirler, tarım, gıda, ulaşım ve denizcilik gibi birçok başlıkta COP31 sürecine teknik katkı sunduğunu, geliştirdikleri İklim Elçileri Programı'nın da COP31'de yer almasının gündemde olduğunu bildiren Salihoğlu, gönüllü öğrencilerin konferansta aktif rol almasının planlandığını aktardı.</p><p>- ODTÜ'nün İklim Eylem Planı</p><p>Hazırladıkları İklim Eylem Planı'nı COP31'de tanıtmak istediklerini, bunun mevcut üniversite planları arasında en gelişmiş örneklerden biri olduğunu söyleyen Salihoğlu, plan kapsamında enerji kullanımı, atık yönetimi, kampüsün karbon salımları, binaların iyileştirilmesi, ulaşım sistemleri, su yönetimi ve gıda başlıklarının ele alındığı bilgisini paylaştı.</p><p>Salihoğlu, 'Tüm bu alanlarda sıfır karbona doğru ilerleyen bir kampüs modeli oluşturuyoruz. Öğrencisinden akademisyenine, çalışanından yöneticisine kadar herkesin katkı sunduğu, yüksek katılımlı bir eylem planı ve bu yönüyle çok güçlü. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak hazırlandı.' şeklinde konuştu.</p><p>Türkiye'nin iklim değişikliğinden ciddi şekilde etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını, COP31'in bu nedenle daha da kritik hale geldiğini vurgulayan Salihoğlu, toplumda iklim krizine ilişkin farkındalığın artırılması, somut politikaların geliştirilmesi ve uzun vadeli altyapının kurulması açısından konferansın tarihi önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Prof. Dr. Salihoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Bu COP yapılacak ve bitecek ancak burada kazanılacak tecrübe, kurulacak altyapı ve geliştirilecek işbirlikleri sayesinde Türkiye sonraki COP süreçlerine de daha güçlü ve kalıcı katkı verebilir. Aynı zamanda ülkemizi sıfır karbon hedefine taşıma yolunda çok önemli bir eşik olabilir. İklim müzakerelerinde en büyük sorun, kararların uygulamaya geçirilememesi. COP'larda çok sayıda karar alınıyor ancak uygulama düzeyi düşük kalabiliyor. Türkiye'de yapılacak COP31'in farkı, bu kararları sahaya yansıtabilmesi olmalı.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Mersin, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/cop31-turkiye-icin-denizlerde-isbirligi-ve-sifir-karbon-firsati-sunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/cop31-turkiye-icin-denizlerde-isbirligi-ve-sifir-karbon-firsati-sunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="77326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği'nde üretilen ilk Türk zırhlı aracı COBRA II, Romanya'da sergileniyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/avrupa-birliginde-uretilen-ilk-turk-zirhli-araci-cobra-ii-romanyada-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/avrupa-birliginde-uretilen-ilk-turk-zirhli-araci-cobra-ii-romanyada-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Otokar Genel Müdürü Aykut Özüner: - 'COBRA II'nin Avrupa Birliği sınırları içinde üretilen ilk Türk zırhlı aracı olmasından gurur duyuyoruz' - 'Kara araçlarında dost ve müttefik ülke Romanya'ya NATO standartlarında zırhlı araç üretim kabiliyeti kazandırmakla kalmıyor, Romanya'yı Avrupa'daki savunma tedarik süreçlerimizi yöneteceğimiz stratejik bir merkez olarak değerlendiriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Otokar, Romanya'da düzenlenen Karadeniz Savunma, Havacılık ve Güvenlik Fuarı (BSDA) 2026 savunma fuarında Romanya'da üretilen ilk COBRA II zırhlı aracını görücüye çıkardı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Koç Topluluğu bünyesinde yer alan Otokar, Avrupa'daki savunma sanayi varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Romanya'nın başkenti Bükreş'te düzenlenen BSDA 2026'ya üç araçla katılıyor.</p><p>Otokar'ın Romanya'da yürüttüğü 1059 adet zırhlı araç projesi kapsamında, Romanya'da yerel olarak üretilen ilk COBRA II ilk kez BSDA'da sergileniyor. Otokar, üç gün sürecek etkinlikte yüksek ateş gücü ve hareket kabiliyetiyle dünyada bilinen ve tanınan TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracını ziyaretçilerle buluşturuyor.</p><p>Otokar standında ayrıca Romanya'nın önde gelen savunma sanayi şirketi BlueSpace Technologies ile Türkiye'nin otonom sistemler alanındaki şirketlerinden Elektroland işbirliğiyle Romanya için geliştirilen yeni nesil insansız kara aracı da yer alıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Otokar Genel Müdürü Aykut Özüner, savunma sanayisinde teknoloji transferi ve yerel üretimle Türkiye'nin ilklerine imza atmaya devam ettiklerini belirterek, 'COBRA II'nin Avrupa Birliği sınırları içinde üretilen ilk Türk zırhlı aracı olmasından gurur duyuyoruz. Kara araçlarında dost ve müttefik ülke Romanya'ya NATO standartlarında zırhlı araç üretim kabiliyeti kazandırmakla kalmıyor, Romanya'yı Avrupa'daki savunma tedarik süreçlerimizi yöneteceğimiz stratejik bir merkez olarak değerlendiriyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Otokar, 2024 yılında Romanya Milli Savunma Bakanlığı'nın açtığı toplam 1059 araçlık ihaleyi kazanmıştı.</p><p>Yaklaşık 857 milyon avro (KDV hariç) değerindeki anlaşma kapsamında 270'ten fazla COBRA II Türkiye'de üretilerek Romanya ordusuna teslim edilmişti.</p><p>COBRA II araçları geçen aylarda Romanya'da göreve başlamıştı. Romanya'da yerel olarak üretilecek araçların ilki ise geçtiğimiz günlerde üretim bandından çıktı ve BSDA'da yerini aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Romanya'nın ve bölgenin her türlü kara sistemi gereksinimine yanıt vermeye hazırız'</p><p>Otokar, BSDA'da ayrıca paletli zırhlı muharebe aracı TULPAR'ı ve iki iş ortağıyla geliştirdiği insansız kara aracını sergiliyor.</p><p>Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi de şirketin Romanya ve bölgesinde paletli araçlarda güvenilir bir iş ortağı olmayı hedeflediğini belirterek, 'Romanya'nın ve bölgenin her türlü kara sistemi gereksinimine yanıt vermeye hazırız. Romanya Silahlı Kuvvetlerinin ve bölgenin zırhlı muharebe aracı ihtiyaçları için TULPAR zırhlı aracımızın en ideal çözüm olacağına inanıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bölgedeki insansız kara aracı ihtiyacına bir konsorsiyum ile çözüm sunduklarını belirten Vehbi, 'Otokar, Romanya'nın önde gelen savunma sanayi şirketlerinden BlueSpace Technologies ve Türkiye'nin otonom teknolojiler konusunda öncü şirketlerinden Elektroland ile güçlerini birleştirdiği bir konsorsiyum kurdu. Romanya Silahlı Kuvvetlerinin Çok Amaçlı İnsansız Kara Aracı (İKA) ihtiyacı çerçevesinde üç şirket yetkinlik ve kabiliyetlerini bir araya getirdi. Bu proje ile Romanya'nın savunma sanayi ekosistemini güçlendirmeyi ve insansız sistemler alanında kalıcı bir yerel kapasite oluşturmayı hedefliyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Otokar'ın dünya çapında 13 ülkede 20'den fazla kullanıcı tarafından tercih edilen COBRA II aracı, yüksek hareket kabiliyeti ve üstün koruma özellikleriyle öne çıkıyor.</p><p>Romanya ordusunun spesifik teknik ve taktik ihtiyaçları doğrultusunda özel olarak konfigüre edilen araç, personel taşıyıcıdan komuta kontrole kadar pek çok versiyona sahip bulunuyor.</p><p>Hareket kabiliyetinin yanı sıra yüksek balistik ve mayın korumasına sahip COBRA II, her türlü arazi koşulunda personel güvenliğini üst seviyede tutuyor.</p><p>28 tondan 45 tona kadar genişleyebilen modüler yapısıyla farklı görev profillerine kolayca adapte edilebilen TULPAR ise çeşitli konfigürasyonlarda ortak gövde ve alt sistem kullanımına imkan tanıyor.</p><p>Zorlu iklim ve arazi koşullarında kapsamlı testlerden geçen araç, yüksek balistik ve mayın koruma seviyesi sunuyor.</p><p>Romanya Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçları için geliştirilen İKA ise Otokar, BlueSpace Technologies ve Elektroland'ın güçlerini birleştirdiği bir konsorsiyum çatısı altında hayata geçirildi.</p><p>NATO sistemleriyle uyumlu modüler 6x6 platformu olan İKA, geniş görev yelpazesine uyum sağlayacak şekilde geliştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/avrupa-birliginde-uretilen-ilk-turk-zirhli-araci-cobra-ii-romanyada-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/avrupa-birliginde-uretilen-ilk-turk-zirhli-araci-cobra-ii-romanyada-sergileniyor.jpg" type="image/jpeg" length="26463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, AA Teknoloji Masası'na konuk oldu: (2)]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Geçen seneyi 750 milyon doların üzerinde bir ihracat rakamı ile kapattık. Bu sene onu 1 milyar doların üzerinde, yüzde 50'nin üzerinde bir büyüme ile kapatmak istiyoruz' - 'Dron saldırılarına karşı maliyet etkin bir hava savunma çözümü bulmaya çalıştık. CİRİT'in üzerinde yapılan en büyük değişiklik aslında yaklaşma sensörüyle üzerindeki harp başlığının entegrasyonunu artırarak lazer güdümlü bir füzeyi yerden havaya bir hava savunma füzesine dönüştürmek oldu' - 'CİDA füzesinin atışını yaptık, ilgili seri üretim çalışmaları başladı. Testleri daha zorlu koşullar altında devam edecek' - 'Önümüzdeki 5 yıl boyunca dünyanın en hızlı büyüyen savunma şirketlerinden bir tanesi ROKETSAN olacak. Ama asıl büyük veri ROKETSAN'ın uluslararası ve ulusal anlamda almış olduğu sipariş miktarları. Buna da baktığımız zaman neredeyse 2-3 katlık bir büyümeden bahsediyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, son 3-4 yıldır her yıl dolar bazında yüzde 50'nin üzerinde bir büyüme trendi yakaladıklarını belirterek, 'Geçen seneyi 750 milyon doların üzerinde bir ihracat rakamı ile kapattık. Bu sene onu 1 milyar doların üzerinde yüzde 50'nin üzerinde bir büyüme ile kapatmak istiyoruz.' dedi.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><p>ROKETSAN Genel Müdürü İkinci, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu SAHA 2026 fuar alanında düzenlenen AA Teknoloji Masası'nın konuğu oldu.</p><p>ROKETSAN'ın SAHA 2026'da öne çıkardığı ürünlerden birinin yeni nesil tanksavar füzesi CİDA olduğunu ifade eden İkinci, görüş ötesi hedeflere karşı geliştirilen sistemin özellikle helikopterler, zırhlı araçlar ve insansız kara araçları için uzun menzilli çözüm sunduğunu söyledi. İkinci, ürünün en önemli farkının operatöre gerçek zamanlı görüntü aktarımı sağlaması olduğunu dile getirdi.</p><p>'CİDA'nın temel felsefesi aslında görüş ötesinde üzerinde var olan arayıcı başlıktaki görüntüsünü operatöre transfer ederek yani görüşün ötesindeki hedefi de etki altına alabilecek uzun menzili bir tanksavar füzesinin ortaya çıkartılması.' diyen İkinci, 'Biz şu anda denemelerini yaptığımız zaman gördük ki aslında havadan karaya 55 kilometrenin üzerinde, işte yerden yere karadan karaya da 35 kilometrenin üzerindeki menzillere ulaşabiliyor. Bu menzil mesafesi aslında bizim hem helikopterlerimizi, ATAK helikopterimiz gibi platformlarımızı, hem diğer helikopterlerimizi, hem zırhlı araçlarımızı, hem de insansız kara araçlarımızı çok daha uzun mesafeye angaje olabilecekleri bir mühimmatı da beraberinde getiriyor.' yorumunu yaptı.</p><p>- CİRİT Anti-İHA füzesi, dron tehditlerine karşı maliyet etkin bir çözüm sağlıyor</p><p>İkinci, ROKETSAN'ın uzun yıllardır kullanılan CİRİT füzesini de yeni nesil tehditlere karşı yeniden konumlandırdığını anlattı. SAHA 2026'da tanıtılan CİRİT Anti-İHA çözümünün, özellikle düşük maliyetli dron saldırılarına karşı geliştirildiğini belirten İkinci, mevcut füzenin hava savunma görevine adapte edildiğini anlattı.</p><p>Murat İkinci, 'Son dönemde sayıları çok artan dron saldırılarına karşı maliyet etkin bir hava savunma çözümü bulmaya çalıştık. CİRİT'in üzerinde yapılan en büyük değişiklik aslında yaklaşma sensörüyle üzerindeki harp başlığının entegrasyonunu artırarak lazer güdümlü bir füzeyi yerden havaya bir hava savunma füzesine dönüştürmek oldu.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sistemin özellikle alçak irtifada hareket eden dron tehditlerine karşı etkili olduğunu vurgulayan İkinci, 'Bu ürünümüzün ihracatını da gerçekleştirdik. Türk Silahlı Kuvvetleri ile beraber uluslararası alanda da kullanımına çok ciddi bir talep var.' dedi.</p><p>Şirketin hedefleri ve yeni projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İkinci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yakın zamanda gerçekleştirilen açılışlarla Türk savunma sanayisinin önemli yatırımlarını halkla paylaştıklarını anımsattı.</p><p>İkinci, Avrupa'nın en büyük harp başlığı tesisini ve yeni AR-GE merkezini hayata geçirdiklerini belirterek, yeni üretim hatlarının altyapısını oluşturacak tesislerin de temellerini attıklarını kaydetti.</p><p>- 'İhracattan gelen bütün parayı üretim kabiliyetimize yatırmaya devam edeceğiz'</p><p>Kırıkkale'de özellikle yakıt üretimi anlamında kritik bir kabiliyet getiren büyük bir tesisin açılışını yaptıklarını hatırlatan İkinci, ROKETSAN'ın üretim kabiliyetlerini katbekat artıran yatırımları devreye aldıklarını vurguladı.</p><p>İkinci, şirket gelirlerinin doğrudan kapasite artırımına yönlendirildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:</p><p>'1 milyar dolara yakın bir yatırımın açılışını yapmakla beraber yeni 2 milyar dolarlık yatırımın da başlangıcını yaptık. Bu şu anlama geliyor: ROKETSAN kazanmış olduğu paraların hepsini aslında kendi üretim altyapılarının kapasitesini artırmak için harcıyor. Bunların hepsini kapasite artırılması için harcıyor ve onlara dönüştürüyor. Önümüzdeki dönem içerisinde bunlar peyderpey hayata geçtikçe, şu anda var olan üretim kapasitesi de hızla önümüzdeki dönem içerisinde artacak. Kimi tesisler 6 ay içerisinde devreye giriyor, kimisi 1 sene içerisinde devreye girecek. Ama bunların hepsi peyderpey ROKETSAN'ın bütün ürünler anlamındaki üretim kabiliyetine, kapasitesine çok ciddi katkı sağlayacak. Şu anda kapasiteyle ilgili, tamamen üretime odaklanmış bir kapasitemiz var. 3 vardiya çalışıyoruz. Ama bundan sonraki dönemde bu yeni devreye girecek olan hatlarımızla beraber şu anda bahsettiğimiz kapasitelerin katbekat üzerinde bir üretim yoğunluğuna kavuşmuş olacak ROKETSAN. Hem kendi Silahlı Kuvvetlerimiz için hem de şu anda dünyadaki talebi karşılayabilmek için bu yatırımlar çok kritik bir anlam ifade ediyor. Biz var gücümüzde her zaman yaptığımız gibi kazanmış olduğumuz bütün parayı, özellikle ihracattan gelen bütün parayı, kendi altyapılarımıza ve üretim kabiliyetimize yatırmaya devam edeceğiz.'</p><p>- CİDA füzesinin seri üretim çalışmaları başladı</p><p>Geliştirilen yeni ürünlerin teknolojik olgunluk düzeyine de değinen İkinci, bazı sistemlerin halihazırda sahada görev yaptığını belirtti.</p><p>NEŞTER'in sahada olduğunu, Mini Seyir Füzesi'nin de çok kısa zaman içerisinde görüleceğini bildiren İkinci, 'CİDA füzesinin atışını yaptık, ilgili seri üretim çalışmaları başladı. Testleri daha zorlu koşullar altında devam edecek. Bir kısım ürünümüzün zaten ihracatı gerçekleştirildi. Baktığımız zaman bizim ortaya koyduğumuz ürünler, bahsetmiş olduğum birçok AR-GE projesinin ete kemiğe bürünmüş halleri, belli bir derecenin üzerinde olgunluğa ulaşmış halleri. Bu ürünler şu anda hızlı bir şekilde hem Silahlı Kuvvetlerimize hem de ihracat anlamında diğer dost ve kardeş ülkelere mutlaka ürün olarak sergilenecek.' ifadelerini kullandı.</p><p>SAHA 2026 fuarındaki görüşme trafiğini ve uluslararası ilgiyi değerlendiren İkinci, fuar kapsamında milyonlarca dolarlık sözleşmelerin hayata geçirildiğini vurguladı.</p><p>Uluslararası heyetlerin yoğun ilgisine dikkati çeken İkinci, 'Uluslararası delegasyon anlamında çevremizde yaşamış olduğumuz çatışma ortamına, ulaşım zorluklarına rağmen, çok ciddi bir katılım ve çok ciddi bir ziyaretçi trafiği var. Özellikle bu konuda uluslararası ziyaretçilerin sayısı, ilgi alanları, işbirlikleri potansiyellerini dikkate aldığımızda, SAHA 2026 gerçekten çok büyük bir potansiyeli açığa çıkartan bir aktivite olarak bizim savunma ve havacılık sektörüne çok ciddi destek veriyor.' dedi.</p><p>İkinci şunlara vurgu yaptı:</p><p>'Uluslararası ilgi, 120'den fazla ülkenin katılımı, birçok yabancı firmanın burada olması, özellikle Ortadoğu'da yaşanan çatışma ortamına rağmen, buradaki ilgi seviyesinin bu seviyede olması bizim için aslında Türk savunma sanayisinin önümüzdeki dönem çok hızlı büyüyeceğine ve uluslararası anlamda çok ciddi işbirliklerinin altına imza atacağımız bir hale dönüşeceğinin en büyük emaresini veriyor. Sadece Doğu'dan, Ortadoğu'dan, Türk Cumhuriyetleri'nden değil, Avrupa'dan da birçok delegasyonu şu anda burada görüyoruz. Hem NATO kapsamında hem Avrupa Birliği kapsamında, Türkiye ile savunma alanındaki işbirliklerinin artırılması için çok büyük bir talep var, çok büyük bir istek var. Türkiye ve Türk savunma sanayisi bunu kullanarak önümüzdeki dönem içerisinde uluslararası işbirliklerine şu anda gelmiş olduğu 10 milyar dolarlık ihracat rekorunu aslında çok hızlı bir şekilde artıracak potansiyele ulaşacak. SAHA da bunun en net emarelerinden bir tanesi, hep beraber gördük.'</p><p>- Bu yıl 1 milyar dolardan fazla ihracat hedefleniyor</p><p>ROKETSAN'ın büyüme ve finansal hedefleri hakkında da bilgi veren İkinci, şirketin Türkiye'nin en hızlı büyüyen savunma şirketlerinden biri olduğunu, dünyada Baykar'dan sonra en hızlı büyüyen ikinci, küresel sıralamada ise 11. savunma şirketi konumunda bulunduğunu aktardı.</p><p>Son 3-4 yıldır her yıl dolar bazında yüzde 50'nin üzerinde bir büyüme trendi yakaladıklarına işaret eden İkinci, finansal hedeflere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Geçen seneyi 750 milyon doların üzerinde bir ihracat rakamı ile kapattık. Bu sene onu 1 milyar doların üzerinde yüzde 50'nin üzerinde bir büyüme ile kapatmak istiyoruz. 2025'i 2 milyar doların üzerinde bir ciro ile kapattık. Bu sene 3 milyarın çok üzerinde bir ciro ile kapatacağımızı değerlendiriyoruz. Hatta çok daha üzerine çıkacağımızı değerlendiriyoruz. Üretim altyapılarının kapasitesi arttıkça, ürün ve üretimle ilgili kabiliyet arttıkça bu böyle çok katmanlı olarak yukarıya doğru taşınan bir süreç olacak. Bizim tahminimiz önümüzdeki 5 yıl boyunca dünyanın en hızlı büyüyen savunma şirketlerinden bir tanesi ROKETSAN olacak. Bunun için elimizden gelen her şeyi yapmaya gayret gösteriyoruz. Elde etmiş olduğumuz veriler de finansal veriler de bunu gösteriyor. Ama asıl büyük veri ROKETSAN'ın uluslararası ve ulusal anlamda almış olduğu sipariş miktarları. Buna da baktığımız zaman neredeyse 2-3 katlık bir büyümeden bahsediyoruz bu dönem içerisinde. Bu ROKETSAN'ın önümüzdeki dönem hızlı bir şekilde büyüyeceğinin en net göstergelerinden bir tanesidir diyebiliriz.'</p><p>Murat İkinci, elde ettikleri ulusal ve uluslararası sipariş miktarlarında da bu dönem içerisinde 2-3 katlık bir büyüme yaşandığını, bunun şirketin hızlı ivmelenmesinin en net göstergelerinden biri olduğunu söyledi.</p><p>İkinci, Anadolu Ajansı ve Teknoloji Masası'na, sektörün ulusal ve uluslararası alanda tanınırlığına verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.</p><p>(Bitti)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-2</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-2.jpg" type="image/jpeg" length="96021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, AA Teknoloji Masası'na konuk oldu: (1)]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Silah sistemlerimizin kabiliyetini artırmak için yapay zekayı kullanıyoruz. Bundan sonraki komuta kontrol sistemlerini ve harekat sistemlerini mümkün olduğunca otonom bir yapıya sokmak istiyoruz çünkü artık o kadar hızlı cereyan eden bir savaş ortamı var' - 'Dronlarımızda kullanılan mühimmatlarımızın birçoğu ROKETSAN'da üretiliyor. ROKETSAN'ın yapmış olduğu yatırımların maliyet etkin, kabiliyetli ve yüksek miktarda kolay üretilebilir ve hızlı bir şekilde savaş alanına sürülebilir teknolojilere yoğunlaştığını söylemek doğru olacaktır' - 'Silahlı Kuvvetlerimiz istenmeyen hasar konusunda çok hassas, dolayısıyla NEŞTER de bu fikirden çıkmış olan bir ürün. NEŞTER'in temel felsefesi aslında hiçbir patlayıcı kullanmadan sadece size tehdit olan mekanizmayı bertaraf etmeye dayanan bir teknolojiye sahip' - 'Mini Seyir Füzesi çok hızlı ve maliyet etkin bir şekilde üretilebilecek ve SİHA'larımızdan, uçaklarımızdan atılıp 250 kilometre menzile kadar etki sağlayabilecek olan akıllı mühimmatlar. Burada kullanacağımız malzemeler çok kolay bulunabilecek']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, silah sistemlerinin kabiliyetini artırmak için yapay zekayı kullandıklarını belirterek, 'Bundan sonraki komuta kontrol sistemlerini ve harekat sistemlerini mümkün olduğunca otonom bir yapıya sokmak istiyoruz çünkü artık o kadar hızlı cereyan eden bir savaş ortamı var.' dedi.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><p>ROKETSAN Genel Müdürü İkinci, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu SAHA 2026 fuar alanında düzenlenen AA Teknoloji Masası'nın konuğu oldu.</p><p>SAHA'nın 1700'den fazla savunma ve havacılık konusundaki firmayı bir araya getiren Avrupa'nın en büyük kümelenmesi olduğunu belirten İkinci, 'Fuara baktığımızda bu yıl itibarıyla aslında 120 farklı ülkeden katılımın gerçekleştirildiği, uluslararası 300'e yakın firmanın ürünlerini sergilediği, 400 bin metrekare kapalı alanda Türk savunma ve havacılık endüstrisinin kabiliyetlerini, ürünlerini, teknolojilerini sergileme fırsatı bulduğu devasa bir organizasyonu hayata geçirmiş bulunmaktayız.' şeklinde konuştu.</p><p>SAHA'nın bu yıl yeni rekorlara imza attığına dikkati çeken İkinci, '2024'te yapılan fuarda 6 milyar dolar civarında bir sözleşme hacmine ulaşmış bir SAHA fuarı varken, şu anda bu yıl 8 milyar dolar civarında yeni sözleşmenin imzalandığı, uluslararası ve ulusal iş birliklerinin hayata geçirildiği bir platform olduk.' dedi.</p><p>- 'Son dönemde dünyada yaşanan çatışmalarda çok farklı savunma ve saldırı mekanizmaları hayata geçirildi'</p><p>Son dönemde dünyada yaşanan çatışmalarda çok farklı savunma ve saldırı mekanizmalarının hayata geçirildiğini belirten İkinci, 'Ukrayna-Rusya savaşında dronların daha çok ön plana çıktığı bir çatışma ortamı varken, İsrail-İran arasındaki çatışmada da uzun menzilli füzeler, hava savunma füzeleri, yine çok uzun menzilli olan saldırı dronları ve tek yönlü dolanan mühimmatların çok ciddi şekilde sahada kullanıldığını görüyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>İkinci, son dönemde 3 alanın özellikle ön plana çıktığını belirterek, bunların uzun menzilli hareket kabiliyeti yüksek hipersonik füzeler, hava savunma füzeleri ve insansız hava araçları ve kamikaze dronlar olduğunu söyledi.</p><p>Savaşlarda sürdürülebilirliğin ve maliyet etkin çözümlerin ön plana çıktığını belirten İkinci, ROKETSAN'ın Türkiye'deki balistik ve seyir füzeleri anlamındaki en önemli üretim merkezi olduğunun altını çizdi.</p><p>İkinci, 'Dronlarımızda kullanılan mühimmatlarımızın da birçoğu ROKETSAN'da üretiliyor. Bunların hepsi bir araya getirildiğinde aslında ROKETSAN'ın yapmış olduğu yatırımların maliyet etkin, kabiliyetli ve yüksek miktarda kolay üretilebilir ve hızlı bir şekilde savaş alanına sürülebilir teknolojilere yoğunlaştığını söylemek doğru olacaktır.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Silah sistemlerimizin kabiliyetini artırmak için yapay zekayı kullanıyoruz'</p><p>İkinci, çığır açıcı teknolojileri kendi teknolojilerine entegre edenlerin başarılı olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Yapay zeka teknolojisini 3 alanda değerlendiriyoruz. İlki bizim kendi füzelerimize, hava savunma füzelerimize, seyir füzelerimize ve diğer bütün aslında akıllı mühimmatlarımızın içinde kendilerince karar verebilecek, doğru hedefi, angajmanı, doğru şartlar altında yapabilecek yapay zeka modüllerini, yapay zeka algoritmalarını entegre etmeye çalışıyoruz. Silah sistemlerimizin kabiliyetini artırmak için yapay zekayı kullanıyoruz. Bundan sonraki komuta kontrol sistemlerini ve harekat sistemlerini mümkün olduğunca otonom bir yapıya sokmak istiyoruz çünkü artık o kadar hızlı cereyan eden bir savaş ortamı var. Bu ortam içerisinde insanın karar vermesini kolaylaştıracak yapay zeka algoritmaları, bununla ilgili bilgisayar sistemlerinin bu işin yükünün çok büyük bir kısmını alması gerekiyor. Bu özellikle hava savunma gibi saniyelerin çok değerli olduğu alanlarda önemli bir avantaj sağlıyor. Son olarak kendi üretimlerimizde ROKETSAN'ı bir fabrika, üretim merkezi veya sanayi merkezi olarak düşündüğünüzde, üretimlerimizin artırılması, optimize edilmesi, üretim altyapılarının daha etkin bir şekilde kullanılabilmesi için yapay zeka mekanizmalarını işin içerisine dahil ediyoruz.'</p><p>Kuantum teknolojilerini sistemlerine dahil ettiklerini anlatan İkinci, Tayfun Blok-4'te olduğu gibi hipersonik teknolojisine de çok ciddi yatırımları olduğunu belirtti.</p><p>İkinci, ROKETSAN'ın Türkiye'nin en büyük 3. AR-GE kuruluşu olduğuna dikkati çekerek bu alanda yaptıkları yatırımla dünyanın sayılı savunma şirketlerinden biri olduklarının altını çizdi.</p><p>Özellikle navigasyon, sensör, yapay zeka ve hibrit arayıcı başlık teknolojilerinde yürütülen çalışmaların farklı füze ailelerine entegre edildiğini belirten İkinci, şunları söyledi:</p><p>'AR-GE projelerimizin birçoğu aslında temel teknolojilere dayanıyor. Mesela navigasyon teknolojilerinde temel teknoloji olarak biz daha çok etkinliğimizi nasıl artırırız? GPS bağımsız navigasyonu nasıl yapabiliriz? Yeryüzü referanslı navigasyonu nasıl daha iyi bir hale getirebiliriz? Bunun çalışmasını bütün füzelerimiz için, bütün sistemlerimiz için yapıyoruz. Bu temel teknolojilerden bir tanesi. Bu projelerin hepsinin içerisinde malzeme teknolojilerinden tutun, işte yapay zeka algoritmalarının entegre edilmesi, yeni tip hibrit arayıcı başlık çalışmalarının yapılması, sensörlerin geliştirilmesi. Bunları dikkate aldığımızda onlarca çalışma hayata geçirilmeye gayret gösteriliyor. Kimisi çok hızlı sonuca ulaşıyor, kimisi biraz daha vakit alıyor.'</p><p>İkinci, bazı projelerin doğrudan son kullanıcı tarafından görülen ürünlere dönüşürken, bazı çalışmaların ise mevcut sistemlerin performansını artıran altyapı teknolojileri olarak görev yaptığını şu sözlerle anlattı:</p><p>'AR-GE çalışmalarımızın içerisindeki birçoğu, görünmez yeni teknolojiler olarak sistemlerimizin içerisine yeni bloklara ekstra özellikler katmak üzere de devamlı bir şekilde bizim kabiliyetlerimizi artırıyor. Bu açıdan baktığımızda tüm AR-GE faaliyetlerinin illa yüzde 100 bir sonuca ulaşması şart değil. Ama bunlar mutlaka ve mutlaka bizim yapmış olduğumuz platformlara katkı sağlıyor diyebiliriz.'</p><p>- NEŞTER, patlayıcı kullanmadan tehdit unsurunu ortadan kaldıracak</p><p>İkinci, ROKETSAN'ın SAHA 2026'da öne çıkan ürünlerinden biri olan NEŞTER'e ilişkin bilgiler verdi. Patlayıcı harp başlığı taşımayan sistemin, yalnızca tehdit unsurunu etkisiz hale getirmeye yönelik geliştirildiğini belirten İkinci, ürünün özellikle hassas operasyon ihtiyaçlarından doğduğunu anlattı. İkinci, şöyle konuştu:</p><p>'Silahlı Kuvvetlerimiz istenmeyen hasar konusunda çok hassas, dolayısıyla NEŞTER de bu fikirden çıkmış olan bir ürün. NEŞTER'in temel felsefesi aslında hiçbir patlayıcı kullanmadan sadece size tehdit olan mekanizmayı bertaraf etmeye dayanan bir teknolojiye sahip. Bizim MAM-L'nin aslında üzerinde patlayıcısı kaldırılmış, onun yerine işte daha farklı bir mekanizma entegre edilmiş bir ürün.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fuarda ilk kez tanıttıkları ürünlerden birinin de Mini Seyir Füzesi olduğuna işaret eden İkinci, ROKETSAN'ın mevcut SOM, ATMACA ve ÇAKIR ürün ailesinin 'en küçük kardeşi' olarak tanımlanan sistemin, yüksek adetli ve düşük maliyetli üretim yaklaşımıyla geliştirildiği belirtildi.</p><p>İkinci, sistemin özellikle SİHA'ların uzun menzilli vurucu gücünü artıracağını ifade ederek, şöyle devam etti:</p><p>'Mini Seyir Füzesi çok hızlı ve maliyet etkin bir şekilde üretilebilecek ve SİHA'larımızdan, uçaklarımızdan atılıp 250 kilometre menzile kadar etki sağlayabilecek olan akıllı mühimmatlar. Burada kullanacağımız malzemeler çok kolay bulunabilecek. Çok rahat işlenebilecek. İşte CNC yerine böyle kalıpla çıkarılabilecek. Plastikten metale, saca kadar birçok kullanımı çok rahat olan malzemeden oluşturulmuş bir seyir füzesi ürünü olarak bizim önümüze geliyor.'</p><p>Buna rağmen sistemin gelişmiş seyir füzelerinde bulunan kritik kabiliyetlerden taviz vermediğini vurgulayan İkinci, 'GPS'den bağımsız navigasyon üniteleri, arayıcı başlıkları işte patlayıcının etkin kullanılması, manevra yetenekleri, sensörleri bir aile olarak baktığınızda yeteneklerinden herhangi bir şekilde eksilmeyen ama maliyetinde çok ciddi bir şekilde fayda sağladığımız bir ürünü ortaya çıkarmaya gayret gösterdik.' diye konuştu.</p><p>(Sürecek)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/roketsan-genel-muduru-murat-ikinci-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-1.jpg" type="image/jpeg" length="41432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Honor 600 serisi Türkiye'de satışa sunuldu]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/honor-600-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/honor-600-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Honor, yapay zeka özelliklerini daha geniş kullanıcı kitlesine ulaştırmayı hedefleyen yeni akıllı telefon ailesi Honor 600 serisini Türkiye'de satışa sundu.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Honor 600 Lite, Honor 600 ve Honor 600 Pro modellerinden oluşan seri, erişilebilir fiyatlarıyla yapay zekayı üst segment cihazlara özgü bir özellik olmaktan çıkararak günlük kullanımın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Honor 600 serisinin Türkiye lansmanı, şirketin stratejik teknoloji ortağı olduğu Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı işbirliğiyle Beşiktaş Basketbol sahasında gerçekleştirildi. Lansmana Honor Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Hüseyin Kaan Karaca, Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı oyuncuları ve Beşiktaş JK Basketbol Medya ve İletişim Sorumlusu Ahmet Melik Subaşı katıldı.<br></p><p>- 'Kartal Gözü Yakalama' teknolojisi net kareler sunuyor<br></p><p><p>Honor 600 serisiyle mobil hayatta yapay zeka doğrudan kullanıcı deneyiminin merkezine yerleşiyor. Seride yer alan 'AI Fotoğraf Asistanı', 'AI Görselden Videoya 2.0' ve 'AI Buton' gibi özellikler sayesinde kullanıcılar tek dokunuşla fotoğraf düzenleyebiliyor, görselleri videoya dönüştürebiliyor ve cihaz ayarlarını doğal dil komutlarıyla yönetebiliyor.</p><p>'AI Ayarlar Asistanı' ve 'AI Ekran Önerileri' kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek cihaz kullanımını kişiselleştirirken, Honor Connect ve Google Gemini entegrasyonu ile cihazlar arası akıllı bağlantı ve üretkenlik deneyimi daha geniş bir kitleye ulaşıyor. </p><p>Honor 600 serisi, 600 ve 600 Pro modelinden itibaren 200 MP ana kamera, 50 MP telefoto ve 50 MP selfie kamerasıyla mobil fotoğrafçılık özellikleri sunuyor. Yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojileri sayesinde düşük ışık performansı artırılırken, portre ve hareketli sahnelerde detay kaybı minimize ediliyor. Kartal Gözü Yakalama teknolojisi, özellikle spor ve aksiyon anlarında daha net kareler elde edilmesini sağlıyor.<br></p><p>Honor 600 ve 600 Pro, 8000 nit tepe parlaklık sunan ekranıyla açık hava kullanımında yüksek görünürlük sağlarken, 120 Hz yenileme hızı ve geniş renk gamı desteğiyle görsel deneyim destekleniyor. Göz konforu tarafında ise 3840 Hz PWM karartma, düşük ışık modu ve yapay zeka destekli ekran optimizasyonları uzun süreli kullanımda deneyim sunuyor.</p><p>Honor 600 serisi, 6400 ve 6520 mAh batarya kapasitesiyle sunuluyor. 80W kablolu hızlı şarj, 27W ters şarj desteği ve yüksek batarya kapasitesi, cihazların gün boyu kesintisiz kullanım imkanı sunmasına olanak tanıyor.</p><p>Gelişmiş soğutma sistemi (5 bin 219 milimetrekare buhar odası ve 12 bin milimetrekare grafit katman), yoğun kullanım senaryolarında performansın sürdürülebilir olmasını sağlıyor. Honor 600, Snapdragon 7 Gen 4 platformuyla, Honor 600 Pro ise Snapdragon 8 Elite platformuyla sunuluyor.</p><p>Honor 600 serisi, IP68, IP69 ve IP69K seviyesinde su ve toz dayanıklılığı sunarken, SGS 5 yıldız düşme ve çarpma direnci sertifikasıyla dikkati çekiyor. Turuncu, altın beyazı ve siyah renk seçenekleriyle mat metal çerçeve ile ince tasarım dili, cihazın görünümünü güçlendiriyor.<br></p><p>- İndirim kampanyası yapılıyor<br></p><p>Honor 600 serisi, 6 yıl sistem güncelleme desteğiyle teknoloji meraklılarına uzun süreli kullanım sunmayı hedefliyor. Tüm dünyada tüketicilerin erişilebilir fiyatlarla yüksek teknoloji ve yapay zekaya ulaşmasını amaçlayan Honor, Türkiye'de yeni modellerini özel bir kampanyayla satışa çıkarıyor.</p><p>Kampanya kapsamında Honor 600 modeli 15 Mayıs'a kadar 39 bin 999 lira yerine 29 bin 999 liralık fiyatla tüketicilere sunulacak. Honor 600 Pro modeli de aynı kampanya kapsamında 15 Mayıs'a kadar 64 bin 999 liradan kullanıcılarla buluşurken, Honor 600 Lite modeli 12 Mayıs itibarıyla serideki yerini alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/honor-600-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/honor-600-serisi-turkiyede-satisa-sunuldu.jpg" type="image/jpeg" length="81811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin, Antalya'daki 'Robot Yarışması'nda konuştu:]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/milli-egitim-bakani-tekin-antalyadaki-robot-yarismasinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/milli-egitim-bakani-tekin-antalyadaki-robot-yarismasinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Şu an itibarıyla Türkiye'deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41'i mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu sene 100 ortaöğretim öğrencimizin 43'ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Şu an itibarıyla Türkiye'deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41'i mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu sene 100 ortaöğretim öğrencimizin 43'ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli.' dedi.</p><p>Tekin, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün koordinesinde, TÜBİTAK ve TİKA işbirliği, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü yürütücülüğünde 'Yeşil Vatan, Mavi Gelecek' temasıyla Antalya Spor Salonu'nda düzenlenen '18'inci Uluslararası MEB Robot Yarışması' programında, Bakanlığın üzerinde durduğu en hassas konulardan birinin Türkiye'de mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi olduğunu söyledi.</p><p>Mesleki ve teknik eğitimin iki perspektifle çok önemli olduğunu belirten Tekin, bu eğitimin, Türkiye'nin demokratikleşme sürecindeki önemli kırılma anlarından 28 Şubat'ın Türkiye'nin demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları perspektifi üzerinde yarattığı tahribatı ortadan kaldırmak açısından çok önem taşıdığını dile getirdi. Tekin, bu nedenle mesleki ve teknik eğitimi geliştirecek, güçlendirecek her adımın, Türkiye'de demokraside açılan bu yaraları onaracak adımlar olduğunu vurguladı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İkinci olarak, gençlerin yeteneklerinin gelişmesinin, o ülkenin ekonomik anlamda geliştiğini gösterdiğini anlatan Tekin, bu açıdan da öğrencilerin yeteneklerinin geliştirilmesi için yoğun çaba içerisinde olduklarını kaydetti.<br></p><p>Tekin, 2010'dan itibaren Türkiye'de bu iki perspektifle çok önemli adımlar atıldığını belirterek, meslek liselerinin önündeki katsayı engelinin, meslek lisesi öğrencilerinin gelecek endişesine sebebiyet veren antidemokratik adımların ortadan kaldırıldığını söyledi.</p><p>Mesleki ve teknik eğitimin çağın gerektirdiği becerilere göre yeniden dizayn edilmesi için bu konuyu masaya yatırdıklarını anlatan Tekin, birçok okulda, birçok ilde işlevsiz hale gelen alanların kapatılarak, yerine çağın ihtiyaçlarına göre yeni alanların getirildiğini ifade etti.</p><p>Tekin, 2014'teki proje okul formatıyla mesleki ve teknik eğitimi sektör temsilcilerine açtıklarını dile getirerek, 'Mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızda müfredatı belirlemeyi, paydaş olarak seçtiğimiz iş dünyasının temsilcisi meslek örgütlerinin temsilcileriyle yapmaya başladık.' diye konuştu.</p><p>- 'Staj programlarına ilişkin çok ciddi adım attık'</p><p>Bakan Tekin, çocukların teorik eğitim alırken pratik eğitimlerini yapacağı staj programlarına ilişkin çok ciddi adım attıklarının altını çizdi.</p><p>Önce atölye laboratuvarlarını organize ettiklerini, bu sayede çocukların steril ortamda atölye ve laboratuvar çalışmaları gerçekleştirdiğini söyleyen Tekin, iş yerleriyle yapılan protokoller çerçevesinde çocuklara asgari ücretin yüzde 30 ve yüzde 50 nispetinde cep harçlığı uygulamasını başlattıklarını belirtti.<br></p><p>Protokol imzalanan işletmelerde aranan temel kriterin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün tedbirlerin alınması olduğunu vurgulayan Tekin, 'Mesleki ve teknik eğitim konusunda yeniden 28 Şubat'tan önceki duruma gelmeye başladık. Şu an itibarıyla Türkiye'deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41'i mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu sene 100 ortaöğretim öğrencimizin 43'ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli.' dedi.</p><p>Bakan Tekin, 2024'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nin yayımlandığını hatırlatarak, sahada karşılaşılan yeni sorunların çözümünü politika belgesine eklediklerini söyledi.</p><p>Şu an dünyada temel problemlerden birinin, çocukların insani hasletlerine yapılan vurgunun azlığı olduğunu aktaran Tekin, iyi insan olmayı, barışı, insan haklarını, adaleti, merhameti önceleyen çocuklar yetiştirmek amacıyla 2024 politika belgesinde bu konuya ayrıca yer verdiklerini dile getirdi.</p><p>Bakanlığın en yoğun katılımla yaptığı etkinliklerden birinin bu robot yarışması olduğunu belirten Tekin, '18'incisini düzenliyoruz ve bu yıl 23 ülkeden aramızda yarışmacı arkadaşlarımız, gençlerimiz var. 81 ilimizden on binlerce arkadaşımız bu yarışmaya katılmak için buralardalar. Hepsine teşekkür ediyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Yeşil Vatan Mavi Gelecek' teması çok önemli'</p><p>MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz ise Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda gençlerin ortaya koyduğu her çalışmanın, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve heyecanını yansıttığını söyledi.</p><p>Antalya Valisi Hulusi Şahin de Türkiye'nin geleceği için 'Yeşil Vatan, Mavi Gelecek' temasının çok önemli olduğunu vurgulayarak, 'Dijital ve bilişim çağındayız, kartlar yeniden dağılıyor ve yeni dağıtılan kartlarda elimizde çok güzel kozlar var. O kozların en önemlisi de işte bu salonu dolduran genç, çalışkan, özel nüfusumuzdur.' diye konuştu.<br></p><p>Daha sonra Bakan Tekin ve protokol üyeleri, saha içi yarışma pistleri ve alanda kurulan stantları gezdi. Programda öğrenciler, Bakan Tekin ile sohbet ederek, hatıra fotoğrafı çektirdi.</p><p>Programa, TÜBİTAK, TİKA ve Türkiye Maarif Vakfı temsilcileri, yurt içi ve dışından öğrenciler ile eğitimciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Antalya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/milli-egitim-bakani-tekin-antalyadaki-robot-yarismasinda-konustu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/milli-egitim-bakani-tekin-antalyadaki-robot-yarismasinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="86929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da 1. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-1-uluslararasi-sosyal-bilimler-kongresi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-1-uluslararasi-sosyal-bilimler-kongresi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - Malatya İnönü Üniversitesinde düzenlenen 1. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi'nde, yapay zekanın sosyal bilimlerdeki yansımaları ele alındı.<br></p><p>Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde 'yapay zeka' temasıyla düzenlenen kongrenin açılışında konuşan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversitede her enstitünün yılda en az bir defa sempozyum ya da kongre düzenlemesini bir hedef olarak ortaya koyduklarını söyledi.</p><p>Yetiştiği toplumun derdiyle dertlenen bir anlayışla üniversiteyi yönetmeye çalıştıklarını anlatan Akpolat, yapay zeka çağını ıskalamamak adına bilimsel faaliyetler yapmaya gayret ettiklerini söyledi.</p><p>Akpolat, '21. yüzyıl ve dijital çağ derken artık yapay zeka çağıyla karşı karşıyayız. Eskiden bilgiye sahip olmak değerliyken bugün ise asıl güç bilgiyi doğru okumak, anlamlandırmak ve stratejik biçimde kullanmaktan geçiyor. Veri en değerli maden haline geldi. Bu anlamda 'veri madenciliği' tabiri popüler olarak kullanılmakta. Yapay zeka da bu veri madenciliğinin en önemli aracı haline gelmiş durumda.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır ise yapay zekanın insan davranışlarını analiz eden, ekonomik karar süreçlerini etkileyen ve etik sınırları yeniden tartışmaya açan bir güç olduğunu belirtti.</p><p>Ağır, sempozyumun yapay zekanın sosyal bilimlerdeki yansımalarını çok boyutlu perspektifle ele almayı planladığını sözlerine ekledi.</p><p>Moderatörlüğünü Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek'in yaptığı panelde, Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Türkoğlu, 'Yapay Zeka, Düne Bugüne Yarına', Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vatan Karakaya 'Niceliksel Doğa Felsefe Anlayışının Matematiksel Algoritma Yoluyla Yapay Zekaya Dönüşümü', Prof. Dr. Ahmet Kızılay ise 'Yapay Zekayı Anlamak ve Kullanmak: Yapay Zekanın Gündelik Yaşama Etkisi' konularını işledi.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Malatya, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/malatyada-1-uluslararasi-sosyal-bilimler-kongresi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/malatyada-1-uluslararasi-sosyal-bilimler-kongresi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="44319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huawei Watch Fit 5 serisini Tayland'da tanıttı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/huawei-watch-fit-5-serisini-taylandda-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/huawei-watch-fit-5-serisini-taylandda-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Huawei, erişilebilir sağlık anlayışını merkeze alan yeni akıllı saat serisi 'Huawei Watch Fit 5'i Tayland'da gerçekleştirilen küresel etkinlikte tanıttı.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, standart ve Pro modellerinden oluşan seri, hafif tasarımı, 'Panda' mini egzersizleri, gelişmiş sağlık takibi ve profesyonel spor modlarıyla dikkati çekiyor. <br></p><p>Seri, gün boyu hareketli yaşam temposuna uyum sağlayan akıllı bir deneyim vadediyor. Kare tasarım dilini geliştiren Watch Fit 5, kayış hariç 27 gram ağırlığı ve 9,5 milimetre inceliğiyle kullanıma sunuluyor. 1,82 inçlik AMOLED ekran, 2500 nit tepe parlaklığı ve 1,8 milimetrelik ince çerçevesiyle doğrudan güneş ışığında da görünürlük sağlayan seride, yüzde 100 geri dönüştürülmüş alüminyum kasa ve naylon kayışlı versiyonların yanı sıra floroelastomer kayışlı siyah, beyaz ve mor renk seçenekleri bulunuyor.<br></p><p>Serinin üst modeli Watch Fit 5 Pro turuncu, beyaz ve siyah renkleriyle satışa çıkıyor. Titanyum alaşım gövde, 2.5D safir cam ve havacılık sınıfı nanoseramik kaplama, beyaz modelde cihazın sertliğini yüzde 130 artırıyor. Pro modelin 1,92 inçlik ekranı, 1Hz-60Hz LTPO paneliyle 3000 nit parlaklığa ulaşıyor.<br></p><p>- Performans yüzde 50 oranında artırıldı</p><p>Yeni serinin donanım ve yazılım mimarisinde çeşitli geliştirmeler yapıldı. Yeni nesil çip sayesinde genel performans yüzde 50 oranında artırılırken, dahili depolama alanı 64 GB eMMC seviyesine yükseltildi. Standart modelin ekran parlaklığı 2500 nite ulaştı ve inceltilen çerçeveler sayesinde ekran-gövde oranı artırıldı. Batarya kapasitesi de 471 mAh değerine çıkarıldı. Sisteme entegre edilen yeni ses kayıt işlevi de serinin günlük yeteneklerini genişletiyor.<br></p><p>Ölçüm doğruluğunu artıran PPG 6.0 sensör modülüne ve TruSleep 5.0 sistemine geçiş yapılan modelde, cihaza entegre edilen yeni 32G yüksek hassasiyetli sensör, düşme algılama ve acil durum araması özelliklerini kullanıma sunuyor. Ayrıca kadın sağlığı yönetimi, yeni araştırma özellikleriyle destekleniyor. Gelişmiş bisiklet modları, artırılan golf haritası kapasitesi ve mini antrenman içerikleriyle spor takibinde kapsamlı bir ekosistem sağlanıyor.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Seride, Mini-Workout uygulaması, ekipman gerektirmeyen 30 farklı esneme ve hareket seansını animasyonlu bir 'Panda' eşliğinde sunuyor. Masa başında geçirilen uzun saatlerin yarattığı stresi ve duruş bozukluklarını azaltmayı hedefleyen bu özellik, akıllı saat kadranındaki pandanın kullanıcının hareket seviyesine göre duygu değiştirmesiyle motivasyon sağlıyor.<br></p><p>Yeni nesil TruSense Sistemi ile donatılan seri, geliştirilmiş 6 LED ve 6 PD'li modül ile kalp atış hızı, SpO2 ve uyku solunum farkındalığı sunuyor. Yeni vücut sıcaklığı sensörü sayesinde kadın kullanıcılar için ovülasyon takibi yapılabiliyor.</p><p>Watch Fit 5 Pro, tek kanallı EKG analizi, atriyal fibrilasyon riski tespiti ve arteriyel sertlik ölçümü gibi klinik düzeyde kardiyovasküler koruma özellikleri barındırıyor. Ayrıca tüm seride yer alan yeni 32G aralıklı IMU sensörü ile yüksek etkili düşüşler algılanarak otomatik acil durum araması gerçekleştirilebiliyor.</p><p>- Profesyonel spor modları destekleniyor</p><p>Yüzden fazla spor modunu destekleyen cihazlar, spesifik branşlarda veri sunuyor. Bisiklet modunda sanal güç ve kadans ölçümü, telefonu bisiklet bilgisayarına dönüştürme ve rota navigasyonu sunulurken, patika koşusunda Sunflower konumlandırma sistemi, ara nokta mesafeleri ve rakım eğilim grafiği sağlanıyor. Pro modeline özel golf modunda dünya çapında 17 binden fazla golf sahasının vektörel haritası, rüzgar ve eğim verileriyle canlı skor kartı bulunuyor. Yine Pro modeline özel olarak vurgun uyarısı dahil 40 metre serbest dalış desteği veriliyor. Raket sporlarında ise üçüncü taraf uygulamalarla entegre analizler yapılabiliyor. Cihaza entegre edilen NFC teknolojisi sayesinde kullanıcılar akıllı saatleriyle temassız ödeme de yapabiliyor.<br></p><p>İşletim sisteminden bağımsız çalışan Huawei Sağlık uygulaması üzerinden oluşturulabilen özel gruplar sayesinde kullanıcılar atılan adım, kat edilen mesafe ve yakılan kalori gibi verilerini arkadaşlarıyla paylaşabiliyor. Uygulama içi anlık sıralama ve derecelendirme listeleri ise rutin egzersizlere entegre ediliyor.<br></p><p>Watch Fit 5, hafif kullanımda 10 güne, tipik kullanımda 7 güne varan pil ömrü sunuyor. Watch Fit 5 Pro ise 60 dakikada tam doluma ulaşan kablosuz hızlı şarj desteğiyle öne çıkıyor. Cihazlar, iOS ve Android işletim sistemleriyle uyumlu çalışıyor.</p><p>Watch Fit 5 serisi, Huawei Online Mağaza üzerinden satışa açıldı. Başlangıç fiyatı 7 bin 999 lira olan Watch Fit 5 için ön satış döneminde 99 lira ödeyen kullanıcılara 500 lira indirim ve FreeBuds SE 2 kablosuz kulaklık hediye ediliyor. Başlangıç fiyatı 11 bin 499 lira olan Watch Fit 5 Pro için ise ön satış döneminde 99 lira ödeyen kullanıcılara 1000 lira indirim ve FreeBuds SE 3 kablosuz kulaklık hediye ediliyor.</p><p>Tayland'da gerçekleştirilen lansmanda ayrıca maraton sporcusu Eliud Kipchoge ile geliştirilen Watch GT Runner 2 Racing Legend Edition, Watch Ultimate Design Spring Edition ve MatePad Pro Max modelleri de tanıtıldı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/huawei-watch-fit-5-serisini-taylandda-tanitti</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/huawei-watch-fit-5-serisini-taylandda-tanitti.jpg" type="image/jpeg" length="35310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güney Koreli yatırımcılar Türk teknoloji şirketlerini bölgesel pazarlara açılan fırsat olarak görüyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/guney-koreli-yatirimcilar-turk-teknoloji-sirketlerini-bolgesel-pazarlara-acilan-firsat-olarak-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/guney-koreli-yatirimcilar-turk-teknoloji-sirketlerini-bolgesel-pazarlara-acilan-firsat-olarak-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Boğaziçi Ventures CEO'su Barış Özistek: - '(Güney Koreli firmalar) Türkiye'nin geniş bir coğrafyaya etkili olması, oyun, FinTek, savunma gibi dikeylerde çok başarılı şirketler çıkarmasını yakından takip edip pozisyon almak istiyorlar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - MEHMET SELÇUK GÜÇLÜ - Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemi, özellikle oyun ve yapay zeka alanındaki küresel başarıları Güney Koreli yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor.</p><p>Son dönemde Asya pazarına yönelik stratejik açılımlar hız kazanırken, Güney Kore ile Türkiye arasındaki yatırım hattı yeni bir ivme yakaladı. Türk girişimlerinin kıt kaynaklarla yüksek karlılık üretme becerisi, küresel pazarlarda rekabet avantajı sağlayan en temel unsur olarak öne çıkıyor. Bu dinamizm, sadece sermaye akışını değil, aynı zamanda Türkiye'nin bölgedeki teknoloji merkez üssü konumunu da pekiştiriyor.</p><p>Boğaziçi Ventures, bu vizyon çerçevesinde Güney Kore pazarında aktif rol alarak Türk girişimlerini Asya'nın dev teknoloji vitrinlerine taşıyor. 'Korea IT Show' etkinliğinde Türkiye'yi temsil eden tek yatırım grubu olan şirket, bölgedeki yatırımcı ilgisini somut işbirliklerine dönüştürmeyi hedefliyor.</p><p>Özellikle uygulama katmanı yapay zeka çözümleri ve oyun dikeylerinde yaşanan bu hareketlilik, Türk teknoloji ihracatının geleceği için önemli bir eşiği temsil ediyor.</p><p>Boğaziçi Ventures Üst Yöneticisi (CEO) Barış Özistek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye girişimcilik ekosisteminin global teknoloji rekabetindeki konumunu ve Güney Koreli yatırımcıların Türkiye'ye artan ilgisini değerlendirdi.</p><p>Türkiye girişim ekosisteminin bazı açılardan çok güçlü olduğunu vurgulayan Özistek, tüketicilere yönelik yapay zeka mobil uygulamaları ve kurumlara yönelik yazılım çözümleri ile dijital oyun gibi alanlarda özellikle Avrupa ve Amerika'da geniş müşteri kitlelerine ulaşan şirketlerin sayısının her geçen gün arttığını dile getirdi.</p><p>Özistek, 'Halen Asya'ya açılmakta ve ölçeklenmekte zorlanıyoruz.' değerlendirmesinde bulunarak, buna rağmen katıldıkları Kore IT Show'un güzel bir örnek olduğunu söyledi.</p><p>Boğaziçi Ventures olarak hem fuara katılıp stant açtıklarını aktaran Özistek, yanlarında 3 girişim götürdüklerini kaydetti.</p><p>Dijital dünyada küresel pazarın birçok sektörde yüzde 50'den fazlasını Asya'nın oluşturduğuna dikkati çeken Özistek, bu anlamda rekabette geri kalındığını fakat, teknolojileri ticarileştirmekte, farklı coğrafyalardaki kullanıcılar için uyumlu hale getirip satma konusunda çok başarılı yeteneklere ve şirketlere sahip olunduğunu söyledi.</p><p>Özistek, Güney Koreli yatırımcıların Türkiye'ye bakış açısının oldukça pozitif olduğunu belirterek, son 6 ayda Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile düzenlenen etkinliklerde yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını ifade etti.</p><p>İki ülke arasındaki yüzyıllara dayanan dostluğun ve kültürel benzerliklerin etkisine değinen Özistek, konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>'Güney Kore aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesine açılan kapı olarak Türkiye'yi görüyor ki bu çok doğru bir nokta. Tüm bu bölgede çalışkanlık, disiplin ve yetkinlikler anlamında Güney Kore'ye en yakın ekosistem biziz. Güney Koreli firmalar iş ortaklığı yapıp bölgeye açılmaları için Türk şirketlerini potansiyel fırsat olarak görüyorlar. Türkiye'nin geniş bir coğrafyaya etkili olması, oyun, FinTek, savunma gibi dikeylerde çok başarılı şirketler çıkarmasını yakından takip edip pozisyon almak istiyorlar.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özistek, Asya'da iş yapma kültürünün farklılığına işaret ederek, 'Her detayın analiz edildiği, planlama yapılarak ilerlendiği bir ortamda iş yapmayı ve ilişki kurmayı öğrenmeliyiz.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Güney Kore'nin sahip olmadığı kasları Türkiye'de yakalama peşindeler'</p><p>Yatırımcıların Türkiye'de Güney Kore ekosisteminden farklı yetkinlikler aradığını dile getiren Özistek, 'Örneğin oyun sektöründe Güney Kore 'casual' oyunlarda çok başarılı değil, Türkiye ise çok başarılı. Bu direkt ilgilerini çekiyor. Savunma, endüstriyel teknolojiler, yapay zeka uygulamaları gibi alanlarda da benzer sebepler ilgiyi yaratıyor. Aslında Güney Kore'nin sahip olmadığı kasları Türkiye'de yakalama peşindeler diyebiliriz.' diye konuştu.</p><p>Özistek, uygulama katmanı yapay zeka işlerinin hızla büyüdüğünü ve somut çıktılar ürettiğine işaret ederek, portföylerindeki şirketlerde yapay zeka dönüşümünü hızlı yapanların en hızlı büyüyenler olduğunu ve yapay zeka tabanlı mobil uygulama alanında da Türk şirketlerinin global liderliğe oturduğunun altını çizdi. Özistek, ayrıca Codeway ve HubX gibi çok başarılı şirketlerin de globalde açık ara lider olduklarını hatta birbirleriyle yarıştıkları bilgisini de paylaştı.<br></p><p>Fon kıtlığı konusunun ekosistemi geliştiren bir 'darboğaz' yarattığını belirten Özistek, 'Kıt kaynaklarla iş yapan girişimler hızlı bir şekilde karlı operasyon yaparak büyümenin yolunu buluyorlar. Ürünleri hızlı ticarileştirip karlı ölçekleyebiliyorlar. Global yatırımcıların ilgisini çeken bir üstünlüğümüz oluştu.' dedi.</p><p>Boğaziçi Ventures olarak 'BV Growth 2-Uygulama Katmanı Yapay Zeka' fonu ile Türkiye ve Güney Kore merkezli şirketlere yatırım yaptıklarını hatırlatan Özistek, fonun ilk yatırımını eğitim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Lucida'ya gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/guney-koreli-yatirimcilar-turk-teknoloji-sirketlerini-bolgesel-pazarlara-acilan-firsat-olarak-goruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/guney-koreli-yatirimcilar-turk-teknoloji-sirketlerini-bolgesel-pazarlara-acilan-firsat-olarak-goruyor.jpg" type="image/jpeg" length="13203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Plastikler denizde kimyasal taşıyan mobil kirleticilere dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/plastikler-denizde-kimyasal-tasiyan-mobil-kirleticilere-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/plastikler-denizde-kimyasal-tasiyan-mobil-kirleticilere-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan: - 'Sınırlı su değişiminin uzun vadeli birikim risklerini artırdığı yarı kapalı Karadeniz sisteminde, plastiklerin tehlikeli kimyasalların taşınmasına ve kalıcılığına katkıda bulunduğunu ortaya koyduk. Karadeniz'de plastikler yalnızca deniz çöpü değil, aynı zamanda zararlı kimyasalları taşıyabilen ve çevrede tutabilen hareketli kirletici yüzeylerdir' - 'Çalışmanın çarpıcı bulgularından biri, plastik katkı kimyasallarının yani üretim kaynaklı kimyasalların birçok örnekte, kalıcı organik kirleticilere nazaran daha yüksek olmasıydı. Özellikle eldiven, maske ve tekstil fiber yapılı plastiklerin yüksek kimyasal yük taşıdığını gördük']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan, sınırlı su değişiminin uzun vadeli birikim risklerini artırdığını belirterek 'Yarı kapalı Karadeniz sisteminde, plastiklerin tehlikeli kimyasalların taşınmasına ve kalıcılığına katkıda bulunduğunu ortaya koyduk.' dedi.<br></p><p>Karadeniz'de yaygın olarak bulunan farklı plastik türlerinin deniz ortamında bir yıl kaldıktan sonra kirleticilerle etkileşimini inceleyen bilim insanları, plastiklerin denizde fiziksel atık olmaktan öte, zararlı kimyasalları taşıyan ve ekosisteme yayan mobil kirleticiler olduğunu tespit etti.</p><p>Prof. Dr. Aytan ve ekibi ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden araştırmacılar, Karadeniz'deki plastiklerin zararlı kimyasallar için bir taşıyıcı görevi görüp görmediğini ve bunun deniz ekosistemine etkilerini araştırdı.</p><p>Araştırma kapsamında Karadeniz'de yaygın olarak bulunan farklı plastik türlerinin bir yıl deniz ortamında kaldıktan sonra hangi kimyasalları taşıdığı incelendi. Özellikle plastiğe esneklik, dayanıklılık, renk gibi özellikler kazandırmak için üretim sırasında eklenen PCB, pestisit, PAH gibi plastik katkı kimyasallarının ve doğada kolay parçalanmayan ve canlılarda birikebilen zararlı kimyasallar olan kalıcı organik kirleticilerin plastikler üzerinde nasıl biriktiğine bakıldı.</p><p>Alışveriş poşetleri, şişe ve bardak gibi tek kullanımlık ürünler, Kovid-19 salgınıyla birlikte kullanımı artan maske ve eldiven gibi ürünler ile balıkçılık faaliyetlerinde kullanılan ağlar olmak üzere üç farklı kategorideki plastikler incelendi. Bu plastiklerin kirleticileri biriktirme kapasiteleri değerlendirildi.</p><p>Örnekler, ticari balıkların sindirim sisteminde mikroplastiklerin sıkça raporlandığı önemli bir balıkçılık alanı olan Güneydoğu Karadeniz'in Rize kıyılarından alındı.</p><p>- 'Deniz suyunda tespit edemediğimiz kimyasalları plastiklerin üzerinde tespit edebiliyoruz'</p><p>Prof. Dr. Aytan, AA muhabirine, denizlerdeki plastik kirliliğinin, planktonlardan en üst düzey canlılara kadar besin zinciri boyunca taşınarak canlıların beslenme, büyüme, üreme ve bağışıklık sistemlerini olumsuz etkileyen yaygın ve zincirleme bir ekosistem sorunu yarattığını dile getirdi.</p><p>Özel konumu, hidrografik yapısı ve artan insan baskıları nedeniyle Karadeniz'de plastik kirliliğinin giderek arttığına dikkati çeken Aytan, 'Plastiklerin dağılımını hem deniz ortamında hem de canlılarda ortaya koyuyor olsak da kirleticilerle olan ilişkisi henüz ortaya konmamıştı. Bu Türk denizlerinde ve Karadeniz'de bir ilk.' dedi.</p><p>Yaptıkları çalışmanın insan sağlığı açısından en önemli yönünün, su ürünleri aracılığıyla gerçekleşen maruziyet olduğunu dile getiren Aytan, plastiklerle taşınan ve biyobirikim özelliği gösteren kimyasalların denizel besin zincirine girerek deniz ürünleri yoluyla insan sofrasına kadar ulaştığını ve besin zinciri boyunca artan konsantrasyonlarla insana kadar taşındığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Deniz canlılarının plastikle çok yakın etkileşim halinde olduğuna değinen Aytan, şöyle devam etti:</p><p>'Biz deniz suyunda tespit edemediğimiz kimyasalları bile plastiklerin üzerinde tespit edebiliyoruz. Bu da plastiklerin ne kadar öngörülemez ve yönetilemez kompleks kirleticiler olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Sınırlı su değişiminin uzun vadeli birikim risklerini artırdığı yarı kapalı Karadeniz sisteminde, plastiklerin, tehlikeli kimyasalların taşınmasına ve kalıcılığına katkıda bulunduğunu ortaya koyduk. Karadeniz'de plastikler yalnızca deniz çöpü değil, aynı zamanda zararlı kimyasalları taşıyabilen ve çevrede tutabilen hareketli kirletici yüzeylerdir.'</p><p>- 'Eldiven, maske ve tekstil fiber yapılı plastiklerin yüksek kimyasal yük taşıdığını gördük'</p><p>Prof. Dr. Aytan, bu tespitten yola çıkarak plastik kirliliğinin kaynağında önlenmesi ve atık yönetiminin güçlendirilmesinin deniz ekosistemleri ve insan sağlığı açısından acil bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.</p><p>Farklı polimer türlerinin kirletici tutma kapasitesinin değiştiğini ifade eden Aytan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Çalışmanın çarpıcı bulgularından biri, plastik katkı kimyasallarının yani üretim kaynaklı kimyasalların birçok örnekte, kalıcı organik kirleticilere nazaran daha yüksek olmasıydı. Özellikle eldiven, maske ve tekstil fiber yapılı plastiklerin yüksek kimyasal yük taşıdığını gördük. Bu kimyasallar suyu sevmeyen yani hidrofobik kimyasallar. Plastiklerin de yüzeyi deniz ortamına girdikleri andan itibaren aşınmaya, pürüzlenmeye ve üzerlerinde bir biyofilm oluşmaya başlıyor. Bu da bu tip kirleticilerin plastik yüzeyine tutunmasını kolaylaştırıyor. Plastik zaten denizel ortama girdiği anda içerdiği katkı kimyasallarını sızdırmaya, salmaya başlarken, çeşitli insan aktiviteleri sonucu denizel ortama ulaşan kalıcı organik kirleticiler de üzerinde birikmeye başlıyor.'</p><p>- 'Tüketim alışkanlıklarımız deniz sağlığını da onun fonksiyonunu da etkiliyor'</p><p>Plastiklerin deniz ortamında en alt besin seviyesinden başlayarak en üst taksonomik seviyeye kadar katlanarak domino etkisiyle tehdit oluşturduğunu anlatan Aytan, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Günlük hayatta çok da düşünmeden kullandığınız bir plastik şişe hem ekosistem sağlığına hem de insan sağlığına büyük bir tehdit yaratabiliyor. Tüketim alışkanlıklarımız doğrudan deniz sağlığını da onun fonksiyonunu da etkiliyor. Özellikle Karadeniz gibi yarı kapalı denizlerde plastik kirliliği birikerek ekosistem baskısını ve besin zinciri risklerini artıracaktır. Bu yüzden kirliliğin kaynağında önlenmesi ve atık yönetiminin güçlendirilmesi gerekiyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/plastikler-denizde-kimyasal-tasiyan-mobil-kirleticilere-donusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/plastikler-denizde-kimyasal-tasiyan-mobil-kirleticilere-donusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="72484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5. İstanbul Uluslararası Su Forumu sona erdi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/5-istanbul-uluslararasi-su-forumu-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/5-istanbul-uluslararasi-su-forumu-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Forumda 2 gün boyunca su krizi, iklim değişikliği ve su yönetimi konuları çok boyutlu ele alınırken, bölgesel ve küresel su sorunları tartışıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Su Enstitüsü'nce (SUEN) düzenlenen, bölgesel ve küresel su sorunlarının tartışıldığı 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF) sona erdi.</p><p>'Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme' temasıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen İUSF kapsamında '11. Dünya Su Forumu Özel Oturumu: İstanbul'dan Riyad'a' paneli yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Panelde konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, suyun verimli kullanılması gerektiğine dikkati çekti.</p><p>Gizligider, 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu'ndan çıkan önerilerin 11. Dünya Su Forumu'nun tüm süreçlerine katkı sağlayacağını belirterek, 'Bu bağlamda 11. Dünya Su Forumu kapsamında belirlenen 6 ana temadan biri olan 'insanlar ve ekosistemler için su' alt temasının koordinasyonunu üstlenmiş olmaktan ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Suudi Arabistan Sudan Sorumlu Bakan Yardımcısı Dr. Abdulaziz bin Muhareb Al-Shibani de daha iyi bir gelecek için aksiyon aldıklarına işaret ederek, 'Bu proseslerin bir işbirliği sonucu şekillenmesi bizim için önemli. Ayrıca su yönetimi ve diplomasi özellikle çok önemlidir.' dedi.</p><p>Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon ise İstanbul'un su forumu açısından çok önemli bir yer olduğuna dikkati çekerek, 'Bugün sadece buraya bakmıyoruz. Aynı zamanda 2027 yılında Riyad'da düzenlenecek olan foruma da bakıyoruz ve buradaki müşterek sorumluluğumuzu da ele alıyoruz. Bu forum daha iyi bir gelecek için tasarlanan aynı aksiyonlarla yoluna devam edecektir.' diye konuştu.</p><p>- Su yönetiminde döngüsel yaklaşımlar ele alındı</p><p>Forum kapsamında son gün ayrıca, 'Orta Doğu'da Mavi Barış Diyalogdan Yatırıma: Sınıraşan Su İş Birliğinde İklim Dayanıklı Finansmanın Önünün Açılması, 'Suyun Geleceği: 20. Dünya Su Kongresine Doğru' ve 'İSKİ Büyük Şehirlerde Su Yönetiminde İyi Uygulamalar' başlıklı özel oturumlar düzenlendi.</p><p>Gün boyu gerçekleştirilen panellerde su dirençliliği için kapasitenin güçlendirilmesi, afet risk yönetimi için entegre çerçeveler, su, sanitasyon ve hijyen hizmetlerinin iklim zorluklarına uyumu ile atık sudan kaynağa su yönetiminde döngüsel yaklaşımlar ele alındı.</p><p>- Bölgesel ve küresel su sorunları tartışıldı</p><p>Kovid-19 salgını nedeniyle verilen aranın ardından 2024'te Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığındaki Ulusal Su Kurulu'nda alınan kararla yeniden hayata geçirilen forum, SUEN, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından planlandı.</p><p>Bakan Yumaklı'nın açılış konuşmasıyla dün başlayan forumda, dünyanın dört bir yanından 9 bakan ve 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, karar alıcılar, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcileri bir araya geldi.</p><p>Sona eren forumda 2 gün boyunca su krizi, iklim değişikliği ve su yönetimi konuları çok boyutlu ele alınırken, bölgesel ve küresel su sorunları tartışıldı.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/5-istanbul-uluslararasi-su-forumu-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/5-istanbul-uluslararasi-su-forumu-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" length="94700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da '18'inci Uluslararası MEB Robot Yarışması' düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/antalyada-18inci-uluslararasi-meb-robot-yarismasi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/antalyada-18inci-uluslararasi-meb-robot-yarismasi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Mesut Güner: - 'Türkiye'nin sizlere ihtiyacı var. Milli teknoloji hamlesinin sizler önemli adım taşlarısınız. O yüzden gelecek sizlersiniz. Bilime, teknolojiye, yerli ve milli üretime katkı sağlayacak sizlersiniz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, gençlere yönelik, 'Türkiye'nin sizlere ihtiyacı var. Milli teknoloji hamlesinin sizler önemli adım taşlarısınız. O yüzden gelecek sizlersiniz. Bilime, teknolojiye, yerli ve milli üretime katkı sağlayacak sizlersiniz.' dedi.</p><p>Güner, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 'Yeşil Vatan, Mavi Gelecek' temasıyla Antalya Spor Salonu'nda düzenlenen '18'inci Uluslararası MEB Robot Yarışması'nın açılışında, temanın gençlere çok güçlü sorumluluk yüklediğini söyledi.</p><p>Gençlerin doğayı koruyan, kaynakları verimli kullanan ve gelecek tasarlayan nesiller olduğunu belirten Güner, gençlerin sadece teknoloji üretmediğini aynı zamanda dünyanın geleceğini de şekillendirdiğini dile getirdi.</p><p>Bu yılki etkinliğin 16 kategoride gerçekleştirildiğini vurgulayan Güner, şöyle konuştu:</p><p>'Başarının yolu sabır ve azimden geçer. Bu yarışmada kazanmak sadece dereceye girmek değil. Biz burada birlikte çalışmayı öğreniyoruz ve kendimizi geliştiriyoruz. Türkiye'nin sizlere ihtiyacı var. Milli teknoloji hamlesinin sizler önemli adım taşlarısınız. O yüzden gelecek sizlersiniz. Bilime, teknolojiye, yerli ve milli üretime katkı sağlayacak sizlersiniz. Teknolojiyi geliştirecek, savunma sanayisini ileriye taşıyacak, çevre sorunlarına çözüm üretecek ve daha nice katkılar sunacak yine sizler olacaksınız. TÜBİTAK olarak her zaman yanınızdayız. Unutmayın ki gelecek hazırlananların olacaktır. Sizler bugün burada bu geleceğe hazırlanan en güçlü adaylarsınız.'</p><p>MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz ise Robot Yarışması'nın 2007'den bu yana 'Başka nasıl olur?' sorusunun peşinden giden gençleri bir araya getirdiğini söyledi.</p><p>Burada sadece robotların değil fikir, dikkat ve emeğin yarıştığını belirten Kaygusuz, 81 ilden, 23 ülkeden, yaklaşık 18 bin yarışmacının başvuruda bulunduğunu, 5 bini aşkın robotun yer aldığı bu tablonun uzun soluklu bir emeğin, disiplinin ve birikimin yansıması olduğunu dile getirdi.</p><p>Gençlerin düşünen, sorgulayan, çözüm arayan bir kuşağın temsilcileri olarak bu programda yer aldığına işaret eden Kaygusuz, 'Türkiye Yüzyılı, işini ciddiyetle yapan, emeğine sahip çıkan sizin gibi gençlerin omuzlarında yükselecek. Milli Teknoloji Hamlesi sizin azminiz ve kararlılığınızla gerçek karşılığını bulacaktır. Bugün ortaya koyduğunuz irade ise TEKNOFEST kuşağının yalnızca izleyen değil yön veren bir nesil olacağını açıkça göstermektedir.' diye konuştu.</p><p>- 'Yeşil Vatan, Mavi Gelecek' diye önemli bir mottomuz var'</p><p>Antalya Valisi Hulusi Şahin de gençlerin aydınlık ve büyük Türkiye'nin geleceği olduğunu kaydetti.</p><p>Gençlerin yaptığı çalışmanın parlak bir fikri bünyesinde barındırdığını ifade eden Şahin, bu fikri dikkatlice tasarlamanın en az fikrin parlaklığı kadar önemli olduğunu, gençlerin onu da başardığını dile getirdi.</p><p>Verdikleri emek ve fikirlerden dolayı öğrencileri, öğretmenleri ve velileri tebrik eden Şahin, 'Her biriniz bu önemli platformda var olarak zaten birer şampiyonsunuz. 'Yeşil Vatan, Mavi Gelecek' diye önemli bir mottomuz var. COP31 adında dünyanın en büyük uluslararası etkinliği, BM İklim Değişikliği Konferansı'nın 31'incisi Antalya'da kasım ayında yapılacak. Burada Türkiye ev sahibi olarak 'Yeşil vatan ne demek, ortak geleceğimiz için neler yapıyoruz, biz Türkler bu cennet coğrafyayı siz gençlere ve yeni nesillere nasıl daha iyi bırakıyoruz?' bunu anlatmak için fırsat bulacağız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Şahin, yapay zeka ve robot teknolojilerinin dünyayı daha iyi geleceğe taşımak için çok büyük fırsatlar barındırdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmaların ardından Güner, Kaygusuz ve Şahin, yarışmanın kura çekimini gerçekleştirdi.</p><p>Daha sonra protokol üyeleri katılımcılarla yarışmanın açılış kurdelesini keserek, projelerin yer aldığı stantları gezdi.</p><p>Mesleki ve teknik eğitimin niteliğinin artırılması, toplumda bu alanda farkındalık oluşturulması amacıyla düzenlenen yarışma, 8 Mayıs'a kadar sürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Antalya</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/antalyada-18inci-uluslararasi-meb-robot-yarismasi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/antalyada-18inci-uluslararasi-meb-robot-yarismasi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="69295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yağmurun nehirlerden Akdeniz'e taşıdığı kirlilik ekosistem için yeni riskler oluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/yagmurun-nehirlerden-akdenize-tasidigi-kirlilik-ekosistem-icin-yeni-riskler-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/yagmurun-nehirlerden-akdenize-tasidigi-kirlilik-ekosistem-icin-yeni-riskler-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü uzmanları, Akdeniz araştırma seferinde bu yıl yoğun yağışlarla nehirlerden denize taşınan karasal kaynaklı kirliliğin Doğu Akdeniz'de arttığını tespit etti - Enstitü'de Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Mantıkcı: - 'Özellikle Mersin Körfezi başta olmak üzere bazı bölgelerde ekosistem direnci zayıflıyor. 2021 ve 2024'te Marmara'da görülen müsilaj olayları bunun önemli bir göstergesi. Benzer bir süreç Mersin Körfezi için de risk oluşturuyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Mantıkcı, Akdeniz'in bazı bölgelerinde ekosistem direncinin zayıfladığını, Marmara'da 2021 ve 2024'te görülen müsilaj benzeri bir sürecin Mersin Körfezi için risk oluşturduğunu belirtti.</p><p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, şubat ayında Akdeniz'de Hatay'ın Samandağ ilçesi ile Muğla'nın Dalaman ilçesi arasında bilimsel araştırma seferi gerçekleştirdi. Sefer kapsamında 87 ayrı istasyonda su kolonu ve deniz tabanından örneklemeler yapılarak fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametreler incelendi.</p><p>Seferde, yoğun yağışlarla nehirlerden denize taşınan karasal kaynaklı kirliliğin Doğu Akdeniz'de arttığı, bunun yaz aylarında alg çoğalmasına neden olabileceği tespit edildi.</p><p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, AA muhabirine, enstitü olarak Akdeniz'de izleme çalışmalarını ilk başlatan kurumlardan biri olduklarını, uzun yıllardır farklı projeler yürüttüklerini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla birlikte yaptıkları seferlerle Akdeniz'i düzenli olarak izlediklerini söyledi.</p><p>Akdeniz'deki değişimi çarpıcı olarak nitelendiren Salihoğlu, özellikle İskenderun Körfezi, Mersin Körfezi ve Fethiye Körfezi gibi bölgelerin iklim değişikliği ve kirlilik baskısına karşı en hassas alanlar arasında yer aldığını vurguladı.</p><p>- 'Değişim yalnızca yüzeyle sınırlı kalmıyor'</p><p>Bu bölgelerde hem kirlilik hem de iklim değişikliği baskısının yoğun hissedildiğini ifade eden Salihoğlu, 'Akdeniz genelinde ortalama 1,5 derece sıcaklık artışı görülürken, Mersin ve İskenderun körfezlerinde bu artış yer yer 2 ila 2,5 dereceye kadar çıkabiliyor. Çift yönlü baskı altında kalan bu alanların düzenli izlenmesi ve doğru yönetilmesi kritik önem taşıyor.' dedi.</p><p>Denizlerdeki değişimin yalnızca yüzeyle sınırlı kalmadığını dile getiren Salihoğlu, sıcaklık artışının derin su katmanlarına da ulaştığını, yüzeye göre daha sınırlı olsa da bu durumun önemli bir iklim sinyali niteliği taşıdığını kaydetti.</p><p>Derin su oluşum süreçlerinde de farklılıklar gözlendiğini bildiren Salihoğlu, 'Soğumanın azalması, Akdeniz'deki derin su oluşum mekanizmasını etkiliyor. Okyanuslardaki büyük ölçekli dolaşım sistemlerine benzer şekilde Akdeniz'de de bu yapının değiştiğini gözlemliyoruz. Şu aşamada net sonuçlar için erken olsa da önümüzdeki yıllarda daha belirgin etkiler görmemiz muhtemel.' diye konuştu.</p><p>- 'Besin tuzu miktarı 2 kat, yer yer 3 ila 5 kat arttı'</p><p>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Mantıkcı, yaklaşık iki hafta süren sefer boyunca Samandağ'dan Dalaman'a kadar tüm Doğu Akdeniz kıyılarında incelemelerde bulunduklarını anlattı.</p><p>Bu yılki yağışların nehir debilerindeki artışla birlikte denize taşınan tatlı su ve besin maddesi yükünü ciddi şekilde yükselttiğine değinen Mantıkcı, bazı bölgelerde karasal kaynaklı kirleticilerin neden olduğu besin tuzu miktarının 2 kat, yer yer 3 ila 5 kat arttığına dikkati çekti.</p><p>Mantıkcı, 'Karada tarımsal üretimde kullanılan azot ve fosfor içerikli gübreler, yağışlarla birlikte nehirler aracılığıyla denize taşınıyor. Bu maddeler normal koşullarda üretimi destekleyebilirken, belirli bir eşiğin aşılması durumunda ötrofikasyon dediğimiz, alglerin aşırı çoğalmasına yol açan süreci tetikliyor.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Seferlerde deniz suyu sıcaklıklarının da önceki yıllara göre daha yüksek ölçüldüğüne işaret eden Mantıkcı, artan sıcaklıkların Süveyş Kanalı üzerinden gelen istilacı türlerin yayılımını kolaylaştırdığını dile getirdi.</p><p>- 'Dip sularda oksijen tüketimi artabilir'</p><p>Özellikle yaz aylarına ilişkin risklerden bahseden Mantıkcı, şunları söyledi:</p><p>'Nehirlerle taşınan yüksek besin tuzu yükü yaz döneminde üretimi artıracak. Buna bağlı olarak fitoplankton artışı bekliyoruz. Bu sürecin devamında özellikle dip sularda oksijen tüketimi artabilir. Mersin, İskenderun ve Fethiye körfezleri gibi iç bölgelerde oksijen seviyelerinde düşüş ve kritik eşiklere yaklaşma riski bulunuyor. Özellikle Mersin Körfezi başta olmak üzere bazı bölgelerde ekosistem direnci zayıflıyor. 2021 ve 2024'te Marmara'da görülen müsilaj olayları bunun önemli bir göstergesi. Benzer bir süreç Mersin Körfezi için de risk oluşturuyor.'</p><p>Mantıkcı, Akdeniz'in yarı kapalı bir havza olduğunu, Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlantik'ten gelen su kütlelerinin sistemi etkilediğini, küresel iklim olaylarının Akdeniz üzerinde belirleyici rol oynadığını anlattı.</p><p>Beklenen güçlü El Nino etkisinin de bölgeyi dolaylı olarak etkileyebileceği uyarısında bulunan Mantıkcı, yaz aylarında daha sıcak ve kurak koşulların deniz ekosistemini baskılayabileceğini kaydetti.</p><p>Mustafa Mantıkcı, 'Kıyı kentlerinde ileri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Tarımda doğru gübreleme, kıyı yapılaşmasının kontrolü, sürdürülebilir balıkçılık ve gemi kaynaklı kirliliğin önlenmesi, ekosistem direnci açısından kritik öneme sahip.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Mersin, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/yagmurun-nehirlerden-akdenize-tasidigi-kirlilik-ekosistem-icin-yeni-riskler-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/yagmurun-nehirlerden-akdenize-tasidigi-kirlilik-ekosistem-icin-yeni-riskler-olusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="24107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri'nden AKYA projesinde güç birliği]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İmzalanan sözleşme doğrultusunda AKYA torpidosunun yüksek güç ve enerji yoğunluklu lityum tabanlı batarya sistemlerinin seri üretimi Altınay Savunma tarafından gerçekleştirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ağır sınıf torpido AKYA projesi kapsamında, ROKETSAN ve Altınay Savunma Teknolojileri arasında 'Lityum Tabanlı Batarya Tedarik Sözleşmesi' imzalandı.</p><p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p><p>Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026'da Türk savunma sanayisi şirketleri anlaşmalar imzalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Altınay Savunma Teknolojilerinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin denizlerdeki caydırıcı gücünü artıran AKYA ağır sınıf torpido projesinde yerlilik oranını ve sistem performansını maksimize edecek bir tedarik sözleşmesi hayata geçirildi.</p><p>ROKETSAN ile Altınay Savunma Teknolojileri arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda AKYA torpidosunun yüksek güç ve enerji yoğunluklu lityum tabanlı batarya sistemlerinin seri üretimi Altınay Savunma tarafından gerçekleştirilecek.</p><p>Denizaltı platformlarında görev yapan ağır sınıf torpidoların zorlu harekat koşullarındaki ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan batarya sistemi, ROKETSAN'ın yüksek kalite ve performans standartlarını karşılamak üzere Altınay Savunma mühendisliğiyle geliştirildi. Bu stratejik alt sistem, yüksek güç yoğunluğu ile torpidonun sürat ve manevra kabiliyetini destekliyor. Gelişmiş enerji yönetimi sayesinde görev süresini optimize ediyor ve zorlu deniz koşullarında güvenilir performans sunarak sistem seviyesinde yüksek verimlilik sağlıyor.</p><p>- 'AKYA projemiz, Türk donanmasının Mavi Vatan'daki vurucu gücü konumunda'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Halid Bulut, vakıf şirketleri ile özel sektör arasındaki sinerjinin önem taşıdığını belirtti.</p><p>ROKETSAN olarak kahraman Türk ordusunun envanterine kazandırdıkları sistemlerde yerlilik ve millilik oranını en üst seviyeye taşımanın temel öncelikleri olduğunu aktaran Bulut, 'AKYA projemiz, Türk donanmasının Mavi Vatan'daki vurucu gücü konumunda. Bu kritik projede, Altınay Savunma gibi değerli ekosistem paydaşlarımızın mühendislik yetkinliklerini sistemlerimize entegre etmekten memnuniyet duyuyoruz. İmzalanan sözleşmenin ülkemize ve savunma sanayimize hayırlı olmasını diliyorum.' ifadesini kullandı.</p><p>Altınay Savunma Genel Müdürü Burak Mercan ise Türk savunma sanayisinin göz bebeği olan vakıf şirketleriyle uyum içinde çalışmanın ve onların yürüttüğü stratejik projelere katma değer sağlamanın şirketlerinin en önemli misyonlarından biri olduğunu aktararak, 'Teknoloji üreten global bir marka olma vizyonumuz doğrultusunda, Altınay'ın köklü mühendislik gücünü AKYA gibi deniz kuvvetlerimiz için hayati bir projeye sunmaktan, ROKETSAN'ın güvenilir bir çözüm ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Geliştirdiğimiz lityum tabanlı batarya sistemlerinin AKYA'nın sahadaki başarısına doğrudan katkı sunacağına inancımız tamdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/roketsan-ve-altinay-savunma-teknolojilerinden-akya-projesinde-guc-birligi.jpg" type="image/jpeg" length="53647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerli uydu yönelim simülatörü SACSTOR, SAHA 2026'da tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/yerli-uydu-yonelim-simulatoru-sacstor-saha-2026da-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/yerli-uydu-yonelim-simulatoru-sacstor-saha-2026da-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- SPACROL Kurucusu Mustafa Atakan Afşar: - 'Uzay ekosistemine katkı sağlamak istiyoruz ve en temel hedefimiz ulaşılabilir uzay' - 'SACSTOR aynı zamanda roket ve İHA gibi karmaşık elektromekanik sistemlerin ağırlık merkezinin hassas bir şekilde belirlenmesi için de kullanılabilecek bir cihaz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - TÜBİTAK BİGG yatırımı ile ODTÜ Teknokent'te kurulan akademik girişim firması SPACROL, Türkiye'de uydu test cihazları alanında yerlileştirilmiş uydu yönelim simülatörü SACSTOR'u SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda tanıttı.</p><p>Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı başladı.</p><p>Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortaklığında gerçekleştirilen etkinlik, 9 Mayıs'a kadar ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi'nde ağırlayacak.</p><p>Uydu, roket ve İHA gibi karmaşık sistemler için yüksek hassasiyetli ağırlık merkezi belirleme işlemlerinde de etkin şekilde kullanıma uygun olan SACSTOR, 3 eksen etrafındaki dönüş kabiliyeti ile 'Küp Uyduların' entegre edilmesine olanak sağlıyor.</p><p>SPACROL, geliştirdiği SACSTOR ürünü ile Türkiye'nin bu alandaki dışa bağımlılığı sona erdirmeyi hedeflerken, firmanın ulaşılabilir uzay ekosistemi için 'eyleyici' ve 'sensör teknolojileri' alanındaki AR-GE çalışmaları da TÜBİTAK destekleriyle devam ediyor. Şirket ayrıca kontrol yazılımı geliştirme ve elektro mekanik sistem geliştirme alanında AR-GE çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>- SPACROL'dan uydular için yerli simülasyon ve test altyapısı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>SPACROL Kurucusu Mustafa Atakan Afşar, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, TÜBİTAK BİGG ortaklığıyla kurulan SPACROL'un elektromekanik tasarımı, akışkanlar mekaniği tasarımı ve kontrol sistemleri alanlarında uzmanlaşmış bir ekibe sahip olduğunu ve genellikle elektromekanik sistemler üzerine çalışmalar yürüttüklerini söyledi.</p><p>Afşar, fuarda tanıtımını gerçekleştirdikleri SACSTOR ürünlerinin de temel olarak uyduların uzaydaki yönelim hareketlerini yer kürede simüle etmeye yarayan bir cihaz olduğunu anlattı.</p><p>Geliştirdikleri cihaz sayesinde uyduların, yeryüzünde de uzay şartlarına benzer bir şekilde havada asılı kalabildiğini vurgulayan Afşar, 'Tabi ürünümüzün kullanım amacını sadece uydularla sınırlamak doğru olmaz. SACSTOR aynı zamanda roket ve İHA gibi karmaşık elektromekanik sistemlerin ağırlık merkezinin hassas bir şekilde belirlenmesi için de kullanılabilecek bir cihaz.' şeklinde konuştu.</p><p>Afşar, cihaz üzerinde bulunan dengeleme mekanizma sistemleri sayesinde 3U ve 6U boyutunda uyduları da sisteme doğrudan entegre dip test etme imkanı sunduklarını dile getirdi.</p><p>Temel hedeflerinin Türkiye'nin 'ulaşılabilir uzay ekosistemine' katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Afşar, ürünlerinin bunu sağlayan bir altyapı sunduğunu kaydetti.</p><p>Özellikle yeni girişimlerin bazı testleri yapmakta zorlandığına dikkati çeken Afşar, 'Dolayısıyla yönelim sistemlerini Dünya'da test ettikten sonra uzaya göndermek firmaların AR-GE harcamalarına katkı sağlayacaktır. Bu anlamda ürünümüzün maliyet etkin bir ürün olduğunu söyleyebiliriz.' diye konuştu.</p><p>Afşar, havacılık ve uzay mühendisliği alanlarında Türkiye'nin yetişmiş insan kaynağına olan ihtiyacına da değinerek, özellikle son zamanlarda söz konusu bölümlerin artmasının bunun en temel göstergesi olduğunu aktardı.</p><p>Akademik alanda da bu çalışmalara yardımcı olmak istediklerini vurgulayan Afşar, hem özel sektör tarafı hem de akademik tarafta etkin bir şekilde çalışmalarının devam ettiğini anlattı.</p><p>- Uzay ekosisteminde yerlileşme ve kritik teknoloji hedefi</p><p>Afşar, Türkiye'de uzay ekosistemine katkı sağlamak hedefiyle yola çıktıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'SACSTOR aslında çok niş bir ürün ve Türkiye'de bu alanda yapılmış ilk ürün. Üzerinde farklı teknolojiler barındırıyor. Benzer şekilde geliştirmiş olduğumuz 'Küresel Hava Yatağı' da yine farklı ülkeler tarafından geliştirilmiş bir teknoloji. Bu kapsamda aslında Türkiye'de SACSTOR ilk yerlileşmiş ürün oldu ve bunun gururu içerisindeyiz. Biraz önce de bahsettiğim gibi uzay ekosistemine katkı sağlamak istiyoruz ve en temel hedefimiz ulaşılabilir uzay.</p><p>Bununla ilgili Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay aslında bir küp uydu yol haritası hazırladı. Uzay alanı zorlu bir sektör, özellikle Türkiye'de. Çok fazla rakibiniz yok ama sektörün de bazı açıkları mevcut. Aslında bir altyapı geliştirdik biz şirketimiz için. Bizim en temel hedefimiz bundan sonra sensör ve eyleyici gibi kritik teknolojiler de geliştirerek bunları da Türkiye'ye kazandırmak. Bununla ilgili TÜBİTAK destekli projelerimiz de devam ediyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Istanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/yerli-uydu-yonelim-simulatoru-sacstor-saha-2026da-tanitildi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/yerli-uydu-yonelim-simulatoru-sacstor-saha-2026da-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" length="96881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Liseli Nisagül, beton dayanıklılığını kabak lifiyle artırdığı projesiyle 3 ödül aldı]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/liseli-nisagul-beton-dayanikliligini-kabak-lifiyle-artirdigi-projesiyle-3-odul-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/liseli-nisagul-beton-dayanikliligini-kabak-lifiyle-artirdigi-projesiyle-3-odul-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Çukurova Üniversitesi laboratuvarlarında yaptığı çalışmada kabak lifini karıştırıp betonun dayanıklılığını artıran lise öğrencisi Nisagül Sevenol: - 'Projeyi birçok yerde tanıtmayı, yaymayı amaçlıyorum. Can kayıplarını önlemek istiyorum']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - YAKUP SAĞLAM - Adana'da 16 yaşındaki lise öğrencisi Nisagül Sevenol, kabak liflerini kullanarak hazırladığı karışımla beton dayanıklılığını artırdığı projesiyle ulusal ve uluslararası yarışmalarda 3 ödül aldı.</p><p>Bahtiyar Vahabzade Sosyal Bilimler Lisesi 11. sınıf öğrencisi Sevenol, 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkılan binalardan etkilenerek kabak lifini kullanıp alternatif, dayanıklı bir beton üretmek için proje hazırladı.</p><p>Kimya öğretmeni Ayşe Ongun Yüce danışmanlığında yürüttüğü proje kapsamında Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) laboratuvarlarında yaklaşık bir yıl çalışma yapan Sevenol, kabak lifinin beton tabakasının dayanıklılığını yüzde 25'e kadar artırabildiğini fark etti.</p><p>Sevenol, yüzde 97 oranındaki betona yüzde 3 kabak lifi ilave edip dayanıklılığı artırılmış beton üretti.</p><p>Projesiyle geçen yıl Tüm Mucitler İcat, İnovasyon ve Araştırma Derneğince düzenlenen '1 Fikir 1 Akdeniz' ve '1 Fikir 1 Türkiye' yarışmalarında çevre ve enerji kategorisinde birinci olan Sevenol, aynı yarışmanın uluslararası versiyonu olan '1 Fikir 1 Dünya'da da üçüncülük elde etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Patent almak için çalışmalara başlayan Sevenol, projesini inşaatlarda kullanmaya hazır hale getirmeyi hedefliyor.</p><p>- 'Can kayıplarını önlemek istiyorum'</p><p>Nisagül Sevenol, AA muhabirine, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan binalardan etkilenerek geliştirdiği projesiyle ödül almanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.</p><p>Türkiye'nin birçok yerinde yetişen ve maliyeti düşük olan kabak lifi sayesinde betonun dayanımını yüzde 20-25 aralığında artırdığını vurgulayan Sevenol, şöyle devam etti:</p><p>'Projeyi birçok yerde tanıtmayı, yaymayı amaçlıyorum. Can kayıplarını önlemek istiyorum. Aynı zamanda projeyi şirketleştirmek bizim için çok önemli nokta, ne kadar çok yere yayarsak uluslararası anlamda o kadar insan kazanmış oluyoruz.'</p><p>Sevenol, projenin dünya çapında 900 projeyi geride bırakarak 54 ülkenin katıldığı '1 Fikir 1 Dünya' yarışmasında önemli bir başarı elde ettiğini dile getirdi.</p><p>Kimya öğretmeni Ayşe Ongun Yüce de kabak lifini kullanarak betonun ısı ve yalıtım kalitesini artıran öğrencisinin başarısıyla gurur duyduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Adana, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/liseli-nisagul-beton-dayanikliligini-kabak-lifiyle-artirdigi-projesiyle-3-odul-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/liseli-nisagul-beton-dayanikliligini-kabak-lifiyle-artirdigi-projesiyle-3-odul-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="84990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremzede öğrenciler, geri dönüşüm malzemeleriyle insansız kara aracı geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.memlekettenhaber.com/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.memlekettenhaber.com/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Hataylı lise öğrencilerinin konteyner sacı, bisiklet zinciri ve oyuncak araba parçaları kullanarak tasarladığı mayın tarama ve imha aracı, Hataybot Robot Yarışması'nda ilk 5'e girdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HATAY (AA) - MEHMET BAYRAK - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerden etkilenen Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan 4 lise öğrencisi, geri dönüşüm malzemeleriyle insansız kara aracı prototipi yaptı.</p><p>Reyhanlı Taipei Dostluk Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi 4 arkadaş, geri dönüşüm malzemeleriyle insansız kara aracı tasarladı.</p><p>Okul dışı zamanlarında bir araya gelen öğrenciler, yaklaşık 3 ay süren çalışma sonunda 'ŞAHUBERR.MG1' adını verdikleri insansız kara aracının prototipini geliştirdi.</p><p>Öğrencilerin konteyner sacı, bisiklet zinciri, araba aküsünün yanı sıra oyuncak araba parçaları kullanarak tasarladığı araç, komut sistemiyle hareket ediyor, bulunduğu yerden anlık görüntü aktarımı sağlıyor.</p><p>Üzerinde mayın tarama ve imha sistemi de bulunan insansız kara aracıyla Hataybot Robot Yarışması'nda ilk 5'e girmeye hak kazanan öğrenciler, katılacakları TEKNOFEST 2026'da da başarılı olmak istiyor.</p><p>- Öğrenciler projelerini geliştirmek için çalışıyor</p><p>Öğrencilerden Mehmet Ali Gençer, AA muhabirine, projeyi operasyonlarda görev alan asker ve polislere destek olmak için yaptıklarını söyledi.</p><p>Prototipini tasarladıkları insansız kara aracı sayesinde arazideki mayınların risk alınmadan temizlenebileceğini belirten Gençer, araca geçici olarak ekledikleri ateşleme sistemini kalıcı hale getirmek için çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.</p><p>Öğrencilerden Muhammet Mustafa Şanverdi de amaçlarının operasyon bölgelerindeki mayınların tespitini yaparak, imha etmek olduğunu dile getirdi.</p><p>Tankın üretiminde geri dönüşüm malzemeleri kullandıklarını anlatan Şanverdi, şöyle konuştu:</p><p>'Deprem bölgesinde olduğumuz için konteyner saclarını kullanarak tankın dış kaportasını yaptık. Bisiklet dişlileri ve zincirini kullandık, akülü araba aküsü kullanarak motor gücünü sağladık. Eski oyuncaklarımızın lazerlerini kullanarak da lazerli tespit etme yeri yaptık.'</p><p>Şanverdi, ateşleme sistemini geliştirerek, kamera sistemini de daha iyi hale getirmeye çalıştıkları araçlarıyla katılacakları TEKNOFEST 2026'dan dereceyle dönmek istediklerini belirtti.</p><p>Kimya öğretmeni Döne Şahin ise alanı olmamasına rağmen öğrencilerine destek olmaya çalıştığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öğrencilerinin tasarlama sürecindeki heyecanlarına ortak olduğunu anlatan Şahin, şunları kaydetti:</p><p>'Öğrencilerime okulu aksatmadıkları sürece destek olmak istedim. Önceliğimiz her zaman okul ve dersleri oldu. Birbirlerinin evinde kalarak, hepsi bir arada, bazen gecenin geç saatlerine kadar çalışarak cihazı tamamladılar, el ele verdiler başardılar. Bu çocukların donanım ve yazılım dersleri yok, meslek lisesi öğrencisi değiller, Anadolu lisesi öğrencilerinden böyle bir proje çıkması çok güzel bir şey.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Hatay, Bilim</category>
      <guid>https://www.memlekettenhaber.com/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://memlekettenhabercom.teimg.com/crop/1280x720/memlekettenhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="66267"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
