ÇANAKKALE (AA) - ÇİĞDEM ALYANAK - Türkiye'nin en önemli dalış merkezleri arasında gösterilen Saros Körfezi, berrak suları, zengin deniz ekosistemi ve renkli su altı yaşamıyla fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.
Körfezin derinliklerinde yaşayan çok sayıda deniz canlısı ile doğal ve yapay resifler, yerli ve yabancı su altı fotoğrafçılarına eşsiz kareler sunarken bölgedeki Fatma Kadın Koyu dalış ve görüntüleme faaliyetlerine ev sahipliği yapıyor.
Deniz tavşanlarından mercanlara, sürü halindeki balıklardan batıklara kadar birçok canlı ve oluşuma ev sahipliği yapan Saros Körfezi, su altı görüntüleme tutkunlarının gözde rotaları arasında yer alıyor.
Su altı tutkunları, Saros'un eşsiz güzelliklerini en iyi şekilde görüntülemek adına fotoğraf atölyelerine katılarak, ışık kullanımı, kompozisyon ve su altı çekim teknikleri konusunda uygulamalı eğitim alıyor.
Saros Körfezi'ndeki Fatma Kadın Koyu'nda Dalabilirim Dalış ve Eğitim Merkezi işbirliğiyle makro sualtı fotoğraf atölyesi düzenleyen su altı fotoğraf eğitmeni Bülent Şelli, AA muhabirine, su altı fotoğraf atölye çalışmalarında, su altı fotoğrafa merak duyanların ve kendine hobi edinenlerin bu konudaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmek için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Atölye eğitimleri kapsamında su altı fotoğraf teknikleri, ışık kullanma becerileri gibi konularda önce dalış yapıp ardından çekilen fotoğrafları değerlendirdiklerini anlatan Şelli, bu sayede katılımcıların bu konudaki düzeyini artırmaya çalıştıklarını ifade etti.
Saros Körfezi'nin, Türkiye'de denizel biyoçeşitlilik adına çok önemli bir yer ve değerli bir ekosistem olduğuna dikkati çeken Şelli, 'Özel olarak geldiğimiz Fatma Kadın Koyu'nun muazzam bir alg yapısı var. Algler bu ekosistemin tabanıdır. Deniz çayırlarından (posidonia) başlayıp, kahverengi alglerle devam eden ve koralijenli habitata uzanan çok güçlü bir ekosistem var burada. Buraların koruma altına alınması lazım. Buraya sadece avcılık yasağı değil, dalgıçların bile daha kontrollü dalması lazım. Çok hassas bir ekosistem.' dedi.
Atölye katılımcılarıyla dalış gerçekleştirdikleri noktalarda çok fazla tür gördüklerini aktaran Şelli, balık türlerinin Ege'de bu kadar sıklıkla görülmediğini dile getirdi.
- 'Saros'un su altı zenginlikleri dünya çapında anlatılmalı'
Dalabilirim Dalış ve Eğitim Merkezi Dalış Eğitmeni Onur Acar da bölgenin su altı fotoğrafçılığı için Türkiye'nin nadide yerlerinden, Saros'un da Ege Denizi'nin bir kolu olarak kendi kendini temizleyen dünyadaki nadir körfezlerden olduğunu belirtti.
Acar, bölgedeki soğuk su akıntılarının makro canlılıkta çok büyük bir popülasyona sebep olduğunu, bunun da bölgenin su altı fotoğrafçıları tarafından tercih edilmesini sağladığını söyledi.
Bölgede dalış turizminin gelişmesine sebep olan unsurlardan birinin de son yıllarda 1. Dünya Savaşı batıklarının, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca dalış turizmine kazandırılması olduğunu ifade eden Acar, bütün batıkların tonoz ve şamandıra ile güvenlik altına alındığını, dalış teknelerinin de bu noktalara kolayca yanaşarak güvenli dalışlar yapabildiğini dile getirdi.
Saros'un su altı zenginliklerinin dünya çapında anlatılması için yapılan su altı çalışmalarının çoğaltılması gerektiğini belirten Acar, düzenlenen atölye çalışmasına katılan su altı fotoğrafçılarının eserlerinin Saros'un tanıtılmasına büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
- 'Saros makro çekimler için önemli bir kaynak'
Su altı fotoğrafçısı Volkan Onur da atölye kapsamında Saros'ta dalış yaptıkları iki noktanın özellikle makro çekimler için önemli bir kaynak olduğunu söyledi.
Onur, dalışlarda 5-6 çeşit deniz tavşanı, sünger türleri, hani balığı, horozbina görme imkanı bulduğunu anlattı.
Işıl Özcan da su altı fotoğrafçılığına iki yıldır ilgi duyduğunu belirterek, 'Daha önce profesyonel makineyle amatör çekimler yapmaya çalışıyordum. Su altına daldığımda o anları kayda alma isteği güçlü şekilde başlayınca bu hobiyle ilgilenmeye başladım. Çeşitli atölyelere katılıyorum. Çünkü bu öyle bir şey ki hem dalmak hem de pratik yapmak gerekiyor. Saros benim için yeni bir bölge. Burada hiç dalmamıştım. İstanbul'a yakın olması ve su altı canlılığı nedeniyle beni şaşırttı. Dalışlar verimli geçti, bundan sonraki dönem içinde geleceğim noktalardan biri olarak görüyorum.' diye konuştu.
Fırat Kartal da verimli bir dalış yaptıklarını, suyun soğuk olmasının kendileri için bir avantaj olduğunu anlatarak, 'Su soğuduğunda Saros'taki canlılık artıyor. Bolca ahtapot gördük, balık çeşitliliğimiz de zengindi. Keyifli bir atölye çalışması oldu bizim için. Türkiye'nin farklı noktalarında dalış yaptım. Canlılığın az olduğu veya çok olduğu bölgeler var. Saros bunların içinde başı çekecek noktalardan. Keyifli, eğlenceli, bol çeşitli bir dalış oldu.' ifadelerini kullandı.




