SEVDÂ YOKUŞU!

Leylâsı içinde bir sevdâmız var;

Mecnûn diye çağırıyor çöl bizi.

Uğruna lezzete pür vedâmız var,

Deli diye kınar oldu el bizi.

Çile ateşinde nice kavrulduk;

Zaman geldi, hâlden hâle çevrildik.

Çelmeler takıldı, düştük, devrildik;

Harman gibi çok savurdu yel bizi.

Gonca nöbetiyle geçti zamanlar;

Şafağı gözleyen bu derdi anlar.

Dede oldu tüy bitmemiş civanlar,

Geçen yıllar, bak, eyledi kel bizi.

Kiminin izini sildi, götürdü;

Tarlayı ucundan böldü, götürdü.

Kimini kıyıdan yoldu, götürdü;

Oynatıp da alamadı sel bizi.

Kul Hakkı gayreti bırakma elden;

Rızaya tâlipsen, yakınma hâlden.

Vuslat türküsünü düşürme dilden;

Umut bağlarında bekler gül bizi.