SÜKÛT!

Hamâsî duygular kaynar özümde,

Söylesem duyan yok, dile yazıktır;

Kelimeler öksüz kalır sözümde,

Bülbüller lâl olmuş, güle yazıktır.

Ahvâli târife yetmez ne desen;

Ne kelime yeter buna, ne desen.

Ne yâr anlar dertlerimi ne de sen,

Kaleme hükmetmez ele yazıktır.

Vuslat bekledikçe bulduğum firak,

Ömür tükeniyor menzilden ırak;

Yere düşmüş “rüzgâr bekleyen bayrak”,

Vaktinde esmeyen yele yazıktır.

Aklımı zorluyor girift bir soru,

Cevâbını bulmak zorların zoru;

Aslı’yı yakmazsa Kerem’in koru,

Beyhûde savrulan küle yazıktır.

Kul Hakkı’nın bağlarında hazan var,

Fitne verip aramızı bozan var;

İçinde bir kahır dolu ozan var,

Mızrabına küsmüş tele yazıktır.