İSTANBUL (AA) - Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer'da beyinde biriken 'amiloid' adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve dünya genelinde kullanılmaya başlandığını belirtti.

Abdi İbrahim Otsuka'nın desteğiyle Türkiye Alzheimer Derneği öncülüğünde Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla İstanbul'da basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıya, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa ile hasta ve hasta yakınları katıldı.

Hastalığın tanı ve tedavisindeki güncel bilimsel gelişmeler ve yeni tedavilere erişimin ele alındığı toplantıda, Alzheimer'ın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar da paylaşıldı.

Toplantıda, Türkiye Alzheimer Derneği ve Abdi İbrahim Otsuka işbirliğiyle yürütülen 'Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum' kampanyasının odağında yer alan davranışsal belirtilere dikkat çekildi.

Kampanyayla Alzheimer'da görülebilen huysuzluk, huzursuzluk ve ajitasyon gibi davranışların göz ardı edilmemesiyle hasta yakınları ve bakım verenlerin bu davranışların hastalıkla ilişkili nedenleri olabileceği konusunda farkındalık kazanması amaçlanıyor.

Toplantıda konuşan Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şahinöz, beyinde biriken 'amiloid' adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve dünyada kullanılmaya başlandığını söyledi.

Bu ilaçların etkinliği ve güvenliğinin yüzlerce hastanın katıldığı kontrollü çalışmalar ve dört yıldan uzun süren takiplerle gösterildiğini aktaran Şahinöz, uzun süreli verilerin, ilacın etkisinin uzun vadeli olduğunu ve ortaya çıkabilecek yan etkilerin düzenli kontrollerle yönetilebildiğini gösterdiğini dile getirdi.

Şahinöz, ilaç uygulamasında bazen beyin içinde sıvı toplanması veya küçük kanamalar görülebildiğini ancak belirli hasta seçimi ve tedavi protokollerinin bu riskleri azaltabildiğini vurgulayarak, söz konusu ilaçların henüz Türkiye'de erişilebilir olmadığını söyledi.

- 'pTau-217' testinin Türkiye'de hizmete girmesi sevindirici bir gelişme'

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Bilgiç de son dönemde Türkiye'de çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan 'pTau-217' isimli testin uygulanmaya başlandığını, bu testlerin Türkiye'de hizmete girmesinin de sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Söz konusu testin Alzheimer ile ilişkili erken beyin değişikliklerini yansıtan bir biyobelirteç olduğunu belirten Bilgiç, uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye değerli bir katkı sağladığını aktardı.

Bilgiç, pTau-217'nin birçok farklı platformda ölçülebildiğine işaret ederek, bu konuda yalnızca doğrulanmış ve güvenilir platformların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Bilgiç, ölçümün hedef kitlesinin şimdilik zihinsel şikayet bildiren kişiler ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerektiğini, hiç şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde ise henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanmasının önerilmediğini anlattı.

Gelecek dönemde pTau-217'ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini dile getiren Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının oluşturulmasının önem taşıdığını ifade etti.

Bilgiç, bu testlerin klinikte yaygınlaşabilmesi için geri ödeme kapsamına alınması gerektiğini belirterek, hekimlere, laboratuvarlara ve karar vericilere bu ilk uygulama döneminde dikkatli, hedefe yönelik ve hasta odaklı yaklaşım çağrısında bulundu.

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Süslü de hastalarda görülen hırçınlık ve huzursuzluğun hem hasta hem de bakım verenler için yıpratıcı bir sorun olduğunu aktardı.

Bu durumun, günlük yaşamı, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri bozduğunu, bakım yükünü ve sağlık harcamalarını artırdığını ayrıca hastalığın seyrini de olumsuz etkilediğini ifade eden Süslü, sorun karşısında çaresiz olunmadığını ve tedavi edilebildiğini kaydetti.

Alzheimer hastalığında erken tanı uygun tedaviye ulaşmada önem taşıyor
Alzheimer hastalığında erken tanı uygun tedaviye ulaşmada önem taşıyor
İçeriği Görüntüle

- 'Hasta ve bakım verenlerin yaşam kalitesi birlikte ele alınmalı'

Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Basa da Alzheimer'ın yalnızca hastayı değil, ona bakım veren yakınlarını ve tüm toplumu etkileyen çok boyutlu bir sağlık sorunu olduğuna dikkati çekti.

Alzheimer denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak unutkanlığın ve hafıza kaybının geldiğini belirten Basa, şunları kaydetti:

'Hastalığın seyrinde huysuzluk, huzursuzluk ve ajitasyon gibi davranışsal belirtiler de görülebilir. Bu belirtiler bazen kişinin karakterinin değiştiği ya da bilinçli olarak böyle davrandığı şeklinde yorumlanabiliyor. 'Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum' kampanyasıyla tam da bu bakış açısında bir değişim yaratmayı amaçlıyoruz. İlk bakışta anlam verilemeyen bazı davranışların ardında hastalıkla ilişkili nedenler olabileceğinin bilinmesini, hasta yakınlarının ve bakım verenlerin bu belirtileri daha iyi gözlemleyerek hekimleriyle paylaşmalarını önemsiyoruz.'

Hasta ve bakım verenlerin yaşam kalitesinin birlikte ele alınması gerektiğine işaret eden Basa, bu alanda yenilikçi sağlık çözümlerinin yanı sıra sosyal etki yaratacak güçlü işbirlikleriyle farkındalığın artırılmasına katkı sağlamayı önemsediklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA