ANTALYA (AA) - Kırgızistanlı 8 yaşındaki Akhmarcan Nursultanova, akciğer damarlarının anormal bağlanması sonucu gelişen nadir bir damar hastalığı nedeniyle Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen girişimsel tedaviyle sağlığına kavuştu.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 4 yıldır pulmoner arteriovenöz malformasyon hastalığıyla mücadele eden ve aynı hastalık nedeniyle kardeşini kaybeden Nursultanova, tedavi amacıyla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne getirildi.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fırat Kardelen ve ekibi tarafından gerçekleştirilen anjiyografik girişimde, akciğerde kısa devre oluşturan anormal damar yapıları özel tıkayıcı cihazlarla kapatıldı.
Başarılı operasyonun ardından oksijen düzeyi normale yaklaşan Nursultanova'nın sağlık durumunun iyi olduğu, ülkesine döndüğünde yaşıtları gibi koşup oynamayı ve ileride doktor olmayı hayal ettiği belirtildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Kardelen, hastalığın yaklaşık 10 yılda bir karşılaştıkları kadar nadir görülen doğumsal bir damar bozukluğu olduğunu ifade etti.
Hastalığın, akciğerlerde oksijenlenmesi gereken kanın anormal damar bağlantıları nedeniyle temizlenmeden yeniden dolaşıma katılmasına yol açtığını belirten Kardelen, bunun da kandaki oksijen seviyesini düşürdüğünü kaydetti.
Tanının tomografi ve radyolojik değerlendirmelerle konulduğunu aktaran Kardelen, 'Anjiyografi sırasında anormal damar yapısını özel tıkayıcı sistemlerle kapattık. Son derece başarılı bir işlem gerçekleştirdik.' ifadelerini kullandı.
Hastada 5 tıkayıcı cihaz kullanıldığını belirten Kardelen, tedavi sonrası takip sürecinin devam edeceğini bildirdi.
Hastalığın bazı vakalarda altta yatan farklı nedenlere bağlı gelişebildiğini ifade eden Kardelen, 'Hastamızda ise nedeni tam olarak bilinmeyen, kendiliğinden gelişen anormal damar çoğalması söz konusu. Tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu süreç multidisipliner bir ekiple yürütüldü.' değerlendirmesinde bulundu.
Çocuk Kardiyolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ekici de hastalığın erken tanı ve tedavisinin büyük önem taşıdığını, gecikmesi halinde kalıcı hasar ve engelliliğe neden olabileceğini vurguladı.
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Aycan ise tedavi sürecinde hastanın özel yöntemlerle yakından takip edildiğini kaydetti.