Sağlık

Türk Gastroenteroloji Derneğinden kolon kanseri etkinliği

- TGD Üyesi Prof. Dr. Nurdan Tözün: - 'Gençlerde kanser öncül lezyonlarının hızla artması, çok ciddi bir sorun. İlerleyen yıllarda genç kalın bağırsak kanserleri, ülkemiz ve dünya için çok daha ciddi bir sorun olmaya aday'

İSTANBUL (AA) - Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, kolon (kolorektal) kanserinde erken tanının hayati önem taşıdığını belirtti.

Dernekten yapılan açıklamaya göre, martın tüm dünyada ve Türkiye'de 'Kolon Kanseri Farkındalık Ayı' olarak kabul edilmesi dolayısıyla TGD tarafından İstanbul'da basın toplantısı düzenlendi.

TGD üyesi hekimlerin geniş katılımıyla düzenlenen etkinliğin gündem maddeleri arasında, kolon kanserinin Türkiye'deki görülme sıklığı, gençlerde artışın nedenleri, görülme oranları, erken teşhisin önemi, tanı ve tedavideki son gelişmeler ile korunma yolları yer aldı.

Toplantıda, TGD Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, TGD Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Levent Erdem, TGD Üyesi Prof. Dr. Nurdan Tözün, TGD Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Erdem Akbal, TGD Üyesi Prof. Dr. Erdem Koçak, TGD İzmir Şube Başkanı Prof. Dr. Gözde Derviş Hakim, TGD Kocaeli Şube Başkanı Prof. Dr. Altay Çelebi, TGD Antalya Şube Başkanı Prof. Dr. Serdar Akça, TGD Diyarbakır Şube Başkanı Doç. Dr. Nazım Ekin ve TGD Çukurova Şube Başkanı Dr. Murat Öksüz tarafından kolon kanserinde önlenebilir riskler ve tedavi süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı.

- 'Türkiye'de toplumsal bilinç halen yeterli düzeyde değil'

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Çekin, kolorektalın tüm dünyada ve Türkiye'de en sık görülen, ölüm oranlarında en üst sıralarda yer alan kanserlerden biri olduğunu belirtti.

Hastalığın insidans ve mortalitesinin coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterdiğine değinen Çekin, kanserin tarama programları sayesinde önlenebilir bir tür olduğunu ve taramada en etkili yöntemin halen kolonoskopi tetkiki olduğunu aktararak, 'Türkiye'de kolorektal kanser tanısı geç evrelerde konuluyor. Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90'larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12'lere düşüyor. Bu nedenlerle asemptomatik bireylerde erken kanser taraması yapılması önemli.' ifadelerini kullandı.

Çekin, Türkiye'deki hastaların yaklaşık 3'te 2'sine üçüncü ve dördüncü gibi geç evrelerde tanı konulduğunu, kolorektal kanser tarama programlarının meme ve serviks kanseri taramaları kadar etkin olduğunu vurguladı.

Buna rağmen Türkiye'de toplumsal bilincin halen yeterli düzeyde olmadığını belirten Çekin, son yıllarda Sağlık Bakanlığının çalışmaları ve basın yoluyla farkındalığın artmasının olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.

- 'Kanser taramasına 45 yaşında başlanmalı'

Prof. Dr. Levent Erdem de söz konusu kanserde en büyük artışın 20-39 yaş grubunda yaşandığına, gençlerde artan obezite, fiziksel aktivite eksikliği, alkol, işlenmiş et tüketimi, sigara ve 'Batı tipi' beslenme alışkanlıklarının bu durumda etkili olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

'TGD bünyesinde yaptığımız çok merkezli çalışmada tarama yaşının 45'e çekilmesi gerektiğini 2017 yılında belirledik ve bu sonuç, ABD ve Avrupa'da yapılan çalışmalarla teyit edildi. Ülkemizde yaptığımız çok merkezli bir çalışmada, cinsiyet, sigara kullanımı, obezite ve aile hikayesine göre yeni bir risk puanlaması saptadık. Bu puanlamanın 50 yaştan genç asemptomatik kişilerin tarama kararında değeri bilimsel olarak kanıtlandı. Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, aile hikayesi ve BMI verilerine göre hesapladığımız skoru 4 ve üzeri çıkan olgularda, kolonoskopik tarama yapılmasını öneriyoruz. Özellikle kolorektal kanser taramasına 45 yaşında başlanmalı. 2022 yılında sunduğumuz çalışma sonuçları, 50 yaşından küçük olguların taranması için sistemimizin son derece yüksek oranda anlamlı olduğunu kanıtladı.'

Prof. Dr. Nurdan Tözün, dünyada tarama programlarının titizlikle uygulandığı ülkelerde ileri yaş kolon kanseri vakalarının azaldığını, ancak gençlerde bu oranın yükseldiğini vurguladı.

Tözün, asemptomatik hastaların hangi risk düzeyinde olursa olsun kolorektal kanser yönünden taranması gerektiğine değinerek, şunları kaydetti:

'Toplum, tarama testlerinin erken teşhise olanak sağladığı ve ölüm oranlarını azalttığı konusunda bilgilendirilmeli. Ailesinde kanser öyküsü olanlar başta olmak üzere tüm toplumun, semptomsuz dönemde teşvik edilmesi gerekiyor. Kendi verilerimizi değerlendirdiğimizde, kolorektal polip ve kanserin ülkemiz için önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu görüyoruz. Gençlerde kanser öncül lezyonlarının hızla artması, çok ciddi bir sorun. İlerleyen yıllarda genç kalın bağırsak kanserleri, ülkemiz ve dünya için çok daha ciddi bir sorun olmaya aday.'

Prof. Dr. Erdem Akbal, TGD Kolon Kanseri ve Kolorektal Polip Çalışma Grubu olarak, Türkiye genelinde 3 bin 820 olgunun katıldığı geniş kapsamlı bir araştırma yaptıklarını bildirdi.

Akbal, 24 ayrı merkezden gelen verileri paylaşarak, şu değerlendirmeleri yaptı:

'Araştırma kapsamında kolonoskopi yapılan vakaların demografik özelliklerinden alkol alışkanlıklarına kadar her detay incelendi. Kolonoskopik taraması yapılan olgularda polip sıklığı yüzde 27, kolon kanseri sıklığı ise yüzde 1,3 olarak saptandı. Türkiye verileri, çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Ülkemizde 50 yaştan düşük olguların kolonoskopi taramasında yaklaşık her 3 olgudan 1'inde polip veya kanser, her 5 olgudan 1'inde ise kanser öncüsü adenomatöz polip saptandı.'