Açılır önünde cennet kapısı,

Tekbirle namaza girdiğin zaman;

Dünya dertlerinin biter hepisi,

Meskenet çemberin yardığın zaman…

Kabul edilirsin ulu dîvâna,

Hâlini arz edersin yüce Rahmân’a;

Gör nice ihsanlar verilir sana,

Huşûyla kıyamda durduğun zaman…

Olgun başak gibi durur hâllerin,

Hakk’ın kelâmını okur dillerin;

Gönül dergâhında açar güllerin,

Mânâsına fikir yorduğun zaman…

Rabbin azameti ikrâr olunur,

Kulluk makamının hazzı alınır;

İlâhî huzurda safâ bulunur,

Aşk ile rükûa vardığın zaman…

Mevlâ’ya vuslatın ânıdır secde,

Dilin tesbih eder, gelirsin vecde;

Rahmet dergâhından alırsın müjde,

Alnı seccadeye sürdüğün zaman…

Böyle yâd edersin kutlu mîrâcı,

Namazdı Rasûl’ün başının tâcı;

Kaadeyle bulursun derde ilâcı,

Gözyaşını duâya kattığın zaman…

Gel, Hakk’ı kılalım böyle bir namaz;

Bu namaz, kılanı darda bırakmaz;

Abdest âzâların nurlu, bembeyaz,

Tanırsın mahşerde gördüğün zaman.